Okuduğunuz gazeteleriniz, ar ve hayâ duygularınız rencide olmadan bırakmayacak derecede çıplak/müstehcen olursa;

Sinemalarınız ve tiyatrolarınız edeb ve haya duygularını tahrip edecek derecede fahiş ve çirkin bir neşriyatın içerisinde olursa;

Televizyon ekranını açtığınızda ailenizden ve çocuklarınızdan utanacağınız sahnelerin sergilendiği bir ekranı seyrediyorsanız;

Çocuklarınıza soymanın, adam öldürmenin, hırsızlık yapmanın en ince teferruatına kadar öğreten oyunlar ve diziler oralardan sergileniyorsa;

Maneviyatı tahrip eden her türlü kötülükler birer kültürmüş gibi, birer medeniyetmiş gibi veriliyorsa;

Dizilerde, filmlerde, oturumlarda, konuşmalarda içki ve sigara görüntüleri sergileniyor ve teşvik ediliyorsa;

Kadın bedenleri sokaklarda sergileniyor, arz-ı endam ediliyor vitrinleniyor ve pazarlanıyorsa;

Ülkede, kadın satışı önemli bir gelir kapısı yapılıyorsa;

Genç kız ve kadınların evlerinden kaçmaları için özentiler ön plânda tutuluyorsa;

Nefse tapınmanın neticesi kadına kadınlık/ analık onurunu yıkıcı bir vaziyet alan evi dışında çalışması (zaruret hâli müstesna) gerektiğine inanıyor, inandırılıyor ve çalıştırılıyorsa;

Kadın-erkek evini birlikte terk ederek çocuklar yıkıcı cereyanlara terkediliyorsa;

Lüks hayat teranesiyle verilmedik taviz bırakılmıyorsa;

İnsanlar kötülük cereyanlarına karşı "bana ne" zihniyetine sarılıyorsa;

Zengin olayım da nereden gelirse gelsin anlayışı topluma  hâkim olmuşsa;

Bütün bunların cereyan ettiği ortamlarda "aman kötülükler olmasın" demek, samimiyetsizlik olur. Zaten bu, mümkün de değildir.

Sarhoş ettiğin adam, dışarıda nara atacak.

Bozduğun nesil, dışarıda kötülük arayacaktır. Ve kendine, ülkesine, hatta insanlığa kötülük yapacaktır.

Usullerini öğrettiğiniz soygunun, adam öldürmenin, fuhşiyatın en ince noktalarına kadar tâlim ve telkin ettiğiniz insan, dışarıda bütün bunların icrası için fırsat arayacaktır.

İnsanın gönlüne inancı koymadığınız taktirde, onun gönlüne helalı-haramı koymadığınız taktirde, onun elinden müsbet icraat alamazsınız. Çünkü çocuk, müsbet özelliklerle kemale ermediğinde her an her türlü kötülüğü yapabilir. Polis, savcı, hâkim de onun üstesinden gelemez hep görülüyor ki, bunlar da anarşistlerin üstesinden gelemiyorlar.

Ey ehl-i insaf! Gelin Müslüman olun kurtulun.

Ey Müslümanlar! Müslümanca yaşayın kurtulun.

Kurtuluş İslâm da...