İnsanları yücelten, büyüten yaptıkları işin nevi değil, karakterleridir, ahlaklarıdır, çevrelerine olan saygılarıdır, kişilikleridir Vahşi kapitalizm ve çağdaş zihniyet, insanların çevreleriyle kurduğu ilişkiyi arızalı bir zemine oturttu. İnsanlar, artık birbirleriyle iletişim kurarken, bencilliklerinin doruğunda bir tarz seçiyorlar. Karşısındaki insana kendisini kabul ettirmek, saygı görmek için enaniyetlerini ortaya koyuyorlar. Son dönemde insanlar konuşmuyorlar, kelimenin tam anlamıyla tartışıyorlar, münakaşa ediyorlar. Birbirinin sabrını zorluyorlar

Birkaç haftadır sadece ilgi ve merak hassasiyetiyle Show TV ekranlarında yayınlanan Şarkı Söylemek Lazım adlı programı seyrediyoruz. Açıkça diyebiliriz ki, "İnsanlar nasıl anlaşamaz ya da insanlar birbirinin damarına nasıl basmalı ve ortalığı germeli" diye düşünenler için özel tasarlanmış bir program Tam anlamıyla arıza Programın formatı  çok açık Karga sesli ünlülere, şöhretli bir sanatçı koçu eşlik ederek sahnede bir şarkı icra ediliyor Jüri üyeleri de bu performansları değerlendiriyor Sırtından para kazanılacak seyirciler de bu saçmalığa SMS göndererek katkıda bulunuyor Program jürisinin ana kötü adamı, gazeteci Oray Eğin Sataşmadığı yarışmacı, yerin dibine sokmadığı şarkıcı yok Hatta hızını alamıyor Türk müziğine damgasını vurmuş isimlere de saldırıyor Jüri masasında birlikte oturduğu İnci Çayırlı ya demediğini bırakmıyor Yarışmacı veya şarkıcılardan birisi kendisine laf yetiştirmeye kalkıştığında da, kullandığı ve kendisini korumaya aldığı ilginç bir argümanı var: "Ben gazeteciyim Ben doktora yapan bir gazeteciyim Sizin genç kuşakların fikirlerine tahammülünüz yok" Falan, filan Programın yapımcısı bu vatandaşı özel olarak buraya oturtmuş olabilir Kendisine, "Sen kötü adam olacaksın. Herkesi yerin dibine batıracaksın Bildiğin, bilmediğin her konuda konuşacaksın" diye özel olarak görevlendirmiş de olabilir Ama, bütün bunları "gazetecilik kisvesi"ne sığınarak yapmaya kalkışırsa, o zaman durum değişir!... "Ben doktora yapan bir gazeteciyim" Bize ne arkadaş!...

Bu titr, karşındaki insanlara ileri geri konuşma hakkını vermez Ortalığı germek ve gerginlik üretmek için başka bir limana sığınmalısın İnsanların zihninde, "Tüm gazeteciler arızalıdır Sinirli tiplerdir Her konuda ahkam keserler" gibi bir zeminin doğmasına yol  açamazsın Hiç kimse sana, "Sen önce Türkçe konuşmasını öğren gel" diyor mu Geçtiğimiz hafta yayınlanan bölümde yılların sanatçısı İnci Çayırlı, kızdı, bozuldu ve "Ben jüri üyeliğini bırakıyorum. Ben devlet sanatçısıyım" gibi bir şeyler söyledi. Kesin ve net bir ifadeyle söyleyelim Sanatçılık ünvanını verecek olan devlet veya başka kurumlar olamaz Sanatçıları, sanatçı yapan halktır Hiçbir şey üretmeden devletin kanatları altına sığınan, uyduruk sıfatlarla karşımıza çıkan tipleri kabul etmiyoruz. Oray Eğin in her konuda ahkam kesmesine kızıyoruz ama, devlet sanatçılığı ile ilgili değerlendirmelerini doğru buluyoruz. Son sözümüz, diğer jüri üyelerinden rol çaldığı için Eğin e kızarak, "Ben saksı değilim Ben bu ülkenin en önemli sanatçılarından biriyim" çıkışı yapan Erol Büyükburç a Madem, Türkiye nin en büyük sanatçılarından birisiniz, bu formatta bir programda "reyting saksısı" olmayı niye kabul ediyorsunuz