“İstanbul’un siluetini bozuyor” tartışmasıyla gündeme gelen Zeytinburnu’nda bulunan “OnaltıDokuz” kulelerinin, daha önce gökdelenlerin uygulama imar planları ile yapı ruhsatını iptal eden İstanbul 4. İdare Mahkemesi, şimdi de tarihi siluete etki eden katların yıkılmasına karar verdi. İstanbul’da bu yapıya benzer başka yapılarda bulunmaktadır. İstanbul 4.İdare Mahkemesinin kararı emsal teşkil etmeli ve buna benzer binaların da yıkılması gerekmektedir. Levent semtinde, Mecidiyeköy’de, Anadolu yakası Ataşehir’de ve buna benzer pek çok yerde bu yüksek binalara rastlayabilirsiniz. Sahibine rant sağlamaktan başka bir işe yaramayan yüksek binalar medeniyet şehri İstanbul’umuza yakışmamaktadır. İstanbul’un daha fazla turiste hizmet edebilmesi için, İstanbul Valimizin başlatmış olduğu ve turizm alanında katkı sağlayacağına inandığım www.howtoistanbul.com internet sitesi hizmete girmiştir. Kurulan bu sitenin turizm alanında çok büyük katkı sağlayacağı muhakkaktır. Peki, gelecek olan turistlerin silueti bozuk, yüksek binaların hâkim olduğu, otopark sorununun çileye dönüştüğü, trafiğin bir türlü çözülemediği bir İstanbul bulmaları ne kadar doğrudur. İnsanların bitmez tükenmez kazanma hırsına medeniyet şehri İstanbul’umuz kurban edilmiştir. Eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay sosyal paylaşım sitesi Twitter’da çok tartışılacak açıklamalarda bulundu.  ‘’Tarihi görüntüyü bozan yapılara kaç kez itiraz edip belediyeleri uyarmıştım. Nihayet bir karar çıktı! Zeytinburnu gökdelenlerinin tarihi yarımadaya zarar verdiğini 2011’de belediyelere yazdım, devam ettiler. İşte, mahkeme yıkım kararı verdi! İstanbul’da şehrin tarihi görünümünü bozan yapılar, Zeytinburnu’ndakilerden ibaret değil; hepsine itiraz ettim, ama onların gücü beni aştı! Bu itirazlarımı kaç kez kamuoyuyla paylaştım” Milletin yüzde elli oyuyla iktidar olan bir partinin bakanı diyor ki, “Hepsine itiraz ettim, ama onların gücü beni aştı!”Size oy veren yüzde ellinin üzerinde nasıl bir güç olabilir ki, sizin bu kararlarınızı yok sayabilir ve sizin gücünüz bu yaptırıma yetmez. Sayın Bakanın bu itirafından 11 yıldır bu ülkede hukukun üstünlüğünün tesis edilemediğini mi anlamamız gerekmektedir Belediyeleri uyarmanıza rağmen bildiklerini okumak, bir bakanı dikkate almamak demek millete değil, rantiyeciye  hizmet vermek değil midir İstanbul 4.İdare Mahkemesinin almış olduğu yıkım kararını belediye uygulayabilecek mi Bunu yakından takip edip, göreceğiz. Umarım hukuk kazanır.

“Yapılan bina veya binalar mevzuata aykırıydı, neden o halde bu binaların yapılmasına izin verildi ” diye soru sorabilirsiniz. İnanıyorum ki, ilgili belediye başkanı ve yetkililerinin bir cevabı vardır. Tabi varsa! İstanbul’umuzun siluetini bozan binalarının yanı sıra ilçelerinde düzensiz ve gelişi güzel bir yapılaşma hızla devam etmektedir. Bununla alakalı yazılar yazmama ve uyarmama rağmen, ilçe belediyeleri üç maymunu oynamaya devam etmektedir. Çarpık gecekonduların yerine, çarpık modern apartmanlar hızla yapılmaya devam etmektedir. Gecekondular hızla apartmanlara dönüşmekte fakat alt yapı aynı oranda bu değişimden nasibini alamamaktadır. Parklar yapılarak, ilçeye makyaj yapılmaktadır. Hızla büyüyen İstanbul’un savaşlarda ve olağanüstü afetlerde toplanacak alanları ya AVM oldu, ya da gökdelen. Yine olağanüstü zamanlarda kullanılacak ana arterler ve caddeler otoparksızlıktan araçlar tarafından işgal altına alınmıştır. Bu caddeler üzerinde yapılan binaların altında, otopark yoktur. 

İlçe belediyeleri bölge otoparkı yapacağım diye kat başına yüzde yirmi beş ücret almaktadır. Bu müteahhidin de işine gelmektedir. Otopark yapacağı yere ya daire yapmaktadır ya da dükkân. Bina sayısının hızla artması beraberinde göç olgusunu getirmektedir. İstanbul’un sorunlarını çözme de, bu göçle paralel gitmediğinden, çözüldüğü düşünülen birçok sorunun aslında yerinde saymaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Örneğin; Marmaray bugün yeter gibi gözükse de, bu nüfus artışı hızına yeterli gelmeyecektir. Metrobüs bu bağlamda en iyi örnektir. Her saat tıklım tıklım doludur. Yeni yollar yeni hatlar sorunu hafifletse de çözümü sağlamayacaktır. Kanal İstanbul ve üçüncü havaalanı yeni göçleri beraberinde getirecektir. Siz şehir içi kalabalığı bu yerlere kaydırabilirseniz, sorunu çözersiniz. Yeni göçler yeni sorunlar demektir.

Sen rantiyecilerden ne çektin be İstanbul. Hâlâ güzelsin ve hâlâ heybetinle dünyanın incisisin.