Bir yanda sorgulayan bir nesil, diğer yanda sorgulamadan yaşanmaya çalışılan bir din! Bu açmazı yeniden ortaya çıkaran, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’yla yapılan röportaj bir manifesto niteliğindedir. Kendini, hayatını gözden geçirmek, öz denetim ve muhasebe yapmak isteyen herkes için ipuçları veren bu röportaj, “Kur’an-ı Kerim ile aramız açıldı” diyen herkesi, yeniden Kur’an-ı Kerim’in bize verdiği öğütlere kulak vermeye de davet ediyor.

Zihniyetle ilgili davet: “Her şeyin altüst olduğu, fırsat eşitliğinin olmadığı, işgaller altında umutların tükendiği, siyasal katılımın olmadığı toplumda sadece din anlatarak insanları mutlu edemeyiz. İslam dünyası acilen bilgi, çalışma, üretme, temizlik, sosyal barış, sosyal adalet, insan hakları, kadın hakları, çevre, özgürlükler, ötekinin hakkı gibi temel konularda zihnini durultmak ve bu konularda mesafe almak zorunda. İslamiyet’te ibadet sadece kıldığımız namaz değildir. İnsanlığa, dünyanın imarına, sulha, barışa hizmet eden her davranış ibadettir.”

Ekonomiyle ilgili davet: “İslam düşüncesi maalesef bu yüzyılda kapitalizmin ve serbest piyasa ekonomisinin payandası haline geldi. İslam’ın ana kaynaklarının verdiği mesaj sosyal adalet ve hakkaniyet eksenindedir. Ama ne hikmetse İslami düşüncede bu sosyal adalet fikri, fakirin ve mağdurun yanında olma fikri zayıflayıp, giderek güçlünün, zenginin yanında olan bir dini söylem gelişti.”

Sosyal hayatla ilgili davet: “Bugün birçok dini cemaat birer ekonomik sektöre dönüştü. Türkiye’de dini gruplar kamusal alana sirayet etmeye başladığı, kapalı ve kayıt dışı olup kendilerine göre dini eğitim vermeye başlarsa sorun büyür. Dini cemaat ve tarikatlar siyaset, kamusal alan, yaygın din eğitimi ve ticaretten elini çekip kendi asli ve sivil hizmet alanlarına çekilmezse, kayıt dışılıktan çıkıp şeffaf ve denetlenebilir olmazsa yeni maceralar yaşamamız kaçınılmaz görünüyor.”

Ve yol ayrımı: “Din anlayışımız sığlaştı. Dindarlığı dar bir alana hapsettik. Bireyi ve birey bilincini, birey sorumluluğunu yok ettik. Bireyin olmadığı, sadece menkıbe, gözyaşı, ötekileştirme ve öfkenin yer aldığı bir din anlatımı İslamofobi’yi mahallemize indirecektir.” Müslümanlar şeklen dindarlaştıkça, dünyevileşmesi de artığına göre; “güven toplumu”nun inşası adına: Ey iman edenler; iman ediniz! Çünkü İslam dünyada yaşansın diye gönderildi, ahirette değil…