İftiraların hedefindeki vatansever: Baltacı Mehmet Paşa
Bir avuç haddini bilmez, Pruth Zaferi nin Başkomutanı
Baltacı Mehmet Paşa ve kurmayları hakkında, Rüşvetçi ve ahlâksız davranışları
bulunduğu gibi adi suçlamalarla karalama kampanyalarını yürütmektedir.
Pruth da Kazanılan zaferi gölgelemek için iftiralarla genç nesile ecdat yanlış tanıtılmaya
çalışılmıştır. Şanlı tarihimizi kötülemeyi şiar edinen bu kesim, Pruth
Zaferi nde de ecdada saygısızlıkta sınır tanımadıklarını bir kez gösteriyorlar.
Ucuz ve adi romanlara konu olabilecek türden iftiraların hedefindeki Baltacı
Mehmet Paşa, dinine, vatanına bağlı önemli bir şahsiyettir. Baltacı Mehmet
Paşa nın başkomutan olarak katıldığı Pruth Seferi nin yıldönümü sebebiyle
hazırladığımız bu sayfada, seferin amacını, gelişimini ve sonuçlarını gerçek
tarih ışığında anlatmaya çalıştık.
Pruth Seferi ve genç nesilden Saklanan Gerçekler
Bazı tarih kitaplarında(!), Rus Çarı Birinci Petro nun
metresi (bilahare Çariçe oldu) Katerina nın, Baltacı Mehmet Paşa nın çadırına
bizzat geldiği, getirdiği rüşvetin yanında işveli tutumuyla Baltacı yı sulha
razı ettiği yazılıp çizildi. Hatta iftiraları daha da ileri götürerek Osmanlı
ordusu başındakilerin rüşvet alarak Petro yu ve yanındakileri serbest bıraktığı
söylendi.
Bu tür iftiralar, edep, ahlâk ve vatanperverliğin
numunesi olan Osmanlı paşalarını gözden düşürmek isteyen veya onları da
kendileri gibi zanneden romancıların kaleminden çıkmış, uydurma hikâyelerden
öteye gidemez.
Katerina ile
Baltacı nın buluşmaları, tarih kitaplarına değil, masal veya romanlara yakışır!
Zira, sulh esasları, ordu reisü l-küttabı Ömer Efendi ile Petro nun şansölyesi
Baron Şafirov arasında tespit olunmuş, Katerina, ne Baltacı Mehmet Paşa ile ne
de başka bir Türk le yüzyüze gelmemiştir!..
PRUTH Seferi, Deli ünvanıyla anılan Rus Çarı Birinci
Petro nun yürüttüğü kuzeyden Baltık Denizi ne, güneyden de Karadeniz e hâkim
olabilme siyasetinin neticesidir.
Birinci Petro, İsveç kralının Lehistan da savaşmasından
faydalanarak, 1702 yılında ilk defa Fin Körfezi ne çıkarak bugün Petersburg
(Leningrad) şehrinin bulunduğu kıyıyı işgal etti. Lehistan seferini bitirdikten
sonra, Rusya ya savaş ilan eden İsveç Kralı, Demirbaş lakaplı, XII. Şarl,
1709 da Poltava Savaşı nda yenilince, geri dönüş yolu kesilmiş olduğundan,
maiyetiyle beraber, Osmanlı topraklarına en yakın olan Bender Kalesi ne sığındı.
XII. Şarl ı takip eden Petro nun ordusu da Osmanlı sınırını geçti.
Rus tecavüzüne karşılık vermek ve İsveç Kralı nın
İstanbul a gönderdiği yardım çağrısı, Rusların emellerine set çekmeye kararlı
olan Osmanlı ya bir sefer için iyi bir bahane oldu.
Vezîr-i Âzam Baltacı Mehmet Paşa nın Serdâr-ı ekrem
(Başkumandan) tayin edildiği bu sefer 9 Nisan 1711 de başladı. Osmanlı
ordusunun mevcudu 100 bin kişiden oluşuyordu. Öte yandan Osmanlı donanması da
üç yüz altmış gemiyle Karadeniz e açılarak, Azak Denizi ndeki Rus donanmasını
imha ve Azak Kalesi ni zaptetmek vazifesiyle denizden sefere katıldı. Osmanlı
ordusu, Pruth adındaki Kıpçak boyunun adını taşıyan Pruth Nehri kıyısında Rus
ordusuyla karşılaştı. Çar Deli Petro kumandasındaki Rus ordusunun mevcudu, altmış
bin kadardı.
Kazanılan zafer unutturulmaya çalışılıyor
Osmanlı ordusunun öncüleriyle, Rus öncü kuvvetleri, Prut
Nehri karşı kıyısında nehir geçiş hazırlıkları içindeyken karşılaştılar.
Osmanlı öncü kuvvetleri, karşı kıyıda bir köprü başı ele geçirdi. Emniyetle
nehrin karşı tarafına geçti. Bu sırada, düşman öncülerinin geri çekilme
hareketini sezen Baltacı Mehmet Paşa, kuvvetli bir süvari kolunu ileri
göndererek Ruslara ağır kayıplar verdirdi.
Diğer taraftan Kırım Hanı Devlet Giray da, 20 Temmuz günü
Rus nakliye kollarını basarak epeyce kayıp verdirdi. Ayrıca çeşitli eşya ile
dolu 600 arabayı da ele geçirdi. Bu suretle, Rus ordusu ağırlıklarını tamamen
kaybetti. Öğleden sonra Rus askerine verilen istirahatten faydalanan Devlet
Giray, Tatar birlikleriyle Yaş yolunu kesince, Rus ordusu çok kötü duruma
düşürüldü.
Kuzey, yani geri dönüş hattı, Kırım atlıları; sağ kanat
da Çerkez Mehmet ve Salih paşaların emrindeki sipahiler tarafından tutulunca,
Ruslar tamamen sıkıştırılmış bulunuyordu. Ruslar, ilk gün, topçu desteği
olmadan açıktan yapılan yürüyüşü, yeniçerilerin gayretsizliği sebebiyle
durdurmaya muvaffak oldular. Fakat bu çarpışmalar sonunda, Petro nun hareket
imkânları da tamamen önlendi.
Bütün ikmal yolları kesilen Rus Çarı Petro, kurmaylarını
toplayarak yapabilecekleri hakkında bir değerlendirme yaptı. Rus ordusunun bu
çemberden çıkamayacağı anlaşılınca Osmanlı ya Mareşal Şeremitiyev imzasıyla
barış teklifi gönderildi. Serdâr-ı ekrem Baltacı Mehmet Paşa, 21 Temmuz da,
Şeremitiyev den ikinci mektubu aldıktan sonra, bu konuyu görüşmek için Kırım
Hanı ve ordu yönetimini toplayıp, barış yapılıp yapılmamasını görüştü.
Kırım Hanı, anlaşmaya karşı olmasına rağmen, Eğer
istediğimiz kaleleri bize teslim eder ve tekliflerimize razı olursa, sulh
yapmak kazançtır. Ayrıca yeniçeriler arasında savaşa karşı bir isteksizlik
sezilmesi ve maazallah fena bir durumda savaşın bozgunla neticelenme ihtimali
vardır görüşü ağır bastığı için barışa karar verildi.
Ertesi gün davet edilen Pyotr Şafirov ile görüşmelere
başlandı ve 22 Temmuz 1711 de Prut Antlaşması imzalandı.
Gerçek bu iken bazı tarih kitaplarında(!), Rus Çarı
Birinci Petro nun metresi (bilahare Çariçe oldu) Katerina nın, Baltacı nın
çadırına bizzat geldiği, getirdiği rüşvetin yanında işvelir tutumuyla Baltacı
Mehmet Paşa yı sulha razı ettiği yazılıp çizildi.
Hatta iftiraları daha da ileri götürerek Osmanlı ordusu
başındakilerin rüşvet alarak Petro yu ve yanındakileri serbest bıraktığı
söylendi.
Pakçemüezzin Baltacı Mehmet Paşa kimdir
Aslen Çorum un Osmancık Kazası ndan olan Baltacı Mehmet
Paşa, genç yaşta ilim merakıyla Trablus, Tunus ve Cezayir e kadar gitti. Daha
sonra İstanbul a dönerek akrabalarından Hacı Sefer Ağa vasıtasıyla saraya
girdi. Burada önce baltacı olan daha sonra da güzel sesi ve hafızlığı sebebiyle
müezzin olup Mehmet Halife namını kazandı. Ardından katipliğe geçen Baltacı
Mehmet Paşa, 1703 Aralık ayında mirahurluğa (Sarayda at işlerine bakan memurun ünvanıdır) tayin edildi. 1704 yılının
Kasım ayında Kaptan-ı Derya, 21 Aralık 1704 te de birinci kez sadrazam
oldu. 3 Mayıs 1706 ta azledilip Sakız
Adası na sürgüne gönderilen Baltacı Mehmet Paşa, daha sonra Erzurum valiliğine
ve Sakız muhafızlığına getirildi. 1709 yılının Ocak ayında Halep valiliğine
atanan Baltacı Mehmet Paşa, 18 Ağustos 1710 da tekrar sadrazam oldu. Serdar-ı
Ekrem sıfatıyla Rus seferine çıktı. Pruth Savaşı sonrasında 22 Temmuz 1711 de
yapılan antlaşmadan Sultan III. Ahmet in memnun olmasına rağmen Rus Çarı
Birinci Petro nun şartlara uymaması Baltacı Mehmet Paşa aleyhine yürütülen bir
kampayayı da başlatmış oldu. Pruth Seferi nden dönüşünde azledilerek (20 Kasım
1711) Aralık 1711 de Midilli ye, daha sonra Temmuz 1712 de Limni Adası na
sürgüne gönderildi. 1712 yılının Temmuz ayında Limni Adası nda vefat eden
Baltacı Mehmet Paşa nın, Ortaköy de yaptırdığı cami hâlâ ayaktadır.
İftiralara cevap
Pruth Seferi esnasında her iki tarafın tuttuğu kayıtlarda
bulunuyor. Bu kayıtların ışığında gözler önüne serilen gerçek şöyledir: Pruth
Savaşı nda gevşek davranan yeniçeriler Baltacı Mehmet Paşa ve kurmaylarını
rahatsız ettiği için antlaşma imzalandı.
Bu konuda Mustafa Müftüo lu Vatan İçin Ölümsüzlüğe
Koşanlar isimli kitabında şu görüşlere yer veriyor: Katerina ile Baltacı nın
buluşmaları, tarih kitaplarına değil, masal veya romanlara yakışır! Zira, sulh
esasları, ordu reisü l-küttabı Ömer Efendi ile Petro nun şansölyesi Baron
Şafirov arasında tespit olunmuş, Katerina, ne Baltacı Mehmet Paşa ile ne de
başka bir Türk le yüzyüze gelmemiştir!..
Baltacı Mehmet Paşa nın Ruslardan rüşvet almadığı, getirilen
hediyelerin rüşvet değil, fidye olduğu o devirde mağlup tarafın galip tarafa böyle hediye vermesinin
umumî ve alenî bir âdet olduğu, üstelik bu fidye ye Baltacı nın el sürmediği,
nitekim Katerina nın yüzüğünün bir müddet sonra sadâret kethüdası Osman Ağa nın
bu zat, Pruth Seferi ne katılanlardandır terekesinden çıktığı, Pruth Savaşı
mevzuunda Doğu da ve Batı da yayınlanan eserlerde yer almış, Baltacı Mehmet
Paşa nın zengin olmayıp fakir öldüğü sarahatle kaydolunmuştur!
Bu tür iftiralar, edep, ahlâk ve vatanperverliğin
numunesi olan bazı Osmanlı paşalarını gözden düşürmek isteyen veya onları da
kendileri gibi zanneden romancıların kaleminden çıkmış, uydurma hikâyelerden
öteye gidemez.
KRONOLOJİ
3 NİSAN Karabük
Demir-Çelik Fabrikası nın Açılışı (1937).
4 NİSAN NATO nun
Kuruluşu (1949).
4 NİSAN Milliyetçi
Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş`in Ölümü (1997).
6 NİSAN Türkiye nin 6. Cumhurbaşkanlığı na
Emekli Oramiral Fahri Korutürk ün Seçilişi (1973).
7 NİSAN Sultan
I. Abdülhamit in Vefatı ve III. Selim in Tahta Çıkması (1789).
8 NİSAN Avrupa Devletlerinin, Bağımsız Yunan
Devletinin Onaylanmasını Osmanlı Devleti`nden İstemeleri (1830).
8 NİSAN Şer iye
Mahkemeleri nin Lağvedilmesi (1924).
9 NİSAN Mimar
Sinan ın Vefatı (1588).
9 NİSAN Pruth
Seferi nin Başlaması (1711).
10 NİSAN Emniyet
Teşkilatının Kuruluşu (1845).
10 NİSAN Mareşal Fevzi Çakmak ın Vefatı (1950).
12 NİSAN İlk
Uzay Mekiği Colombia nın Fırlatılışı (1981).
12 NİSAN Ateşkes Antlaşması nın YürürlüğeGirmesi ve Körfez Savaşı nın Resmen
Sona Ermesi
(1991).
13 NİSAN 31
Mart Vak ası (1909)
15 NİSAN Türk
Tarih Kurumu nun Kuruluşu (1931).
17 NİSAN Fatih
Sultan Mehmet in İstanbul Adalarını Fethi (1453).
17 NİSAN Türkiye nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ın Vefatı (1993).
18 NİSAN Körfez de İran-ABD Çatışması (1988).
19 NİSAN Hindistan da Kongre Partisi nin, Ülkenin,
Hindistan ve Pakistan Olarak İki Ayrı Devlete Bölünmesini Kabul Edişi (1947).
20 NİSAN 1924
Anayasası Kabul Edildi (1924).
23 NİSAN Türkiye
Büyük Millet Meclisi nin Açılışı (1920).
25 NİSAN Anayasa Mahkemesi Kuruldu (1962).
28 NİSAN Hilal-i
Ahmer Adının Kızılay a Çevrilişi (1915).
30 NİSAN Adolf Hitler in İntihar Edişi (1945).