Bismillahirrahmanirrahim

DOĞU Akdeniz’de acı, kan, gözyaşıyla anılan bir bölge. Gazze şeridi, Batı Şeria gibi az bir bölüm Filistinlilerin elindeyken; Kudüs’le birlikte büyük bölümü İsrail’in kontrolünde. Müslümanlar; Miraç şehri ilk kıblelerinde özgürce ibadet etme hakkından mahrumlar!

Bölge gerçekte Filistinlilere ait kutsal topraklar! Kur’an, Kudüs için, “Etrafını mübarek kıldık” (İsra, 1) buyurur. Siyonistler 1897’de Teodor Herzl başkanlığında yaptıkları “Yahudi Kongresi”nde bölgede İsrail devletinin kurulmasını planladılar. Sinsi tuzaklarla bölgeden toprak satın almaya giriştiler. Bölgede birbirine zıt iki toplum oluştu. Büyük çatışmalar başladı.

Dünyaya sömürgeciliği öğreten İngiltere Siyonistlere yardımcı oldu. ABD de onları destekledi. Çatışmaları bahane ederek konuyu BM’ye götürdüler. BM 1947’de bölgede 2 ayrı toplum oluşmasına karar verdi. 1948’de de İsrail’i kurdular.

Filistinliler 70 senedir barışa hasret. Bölge devamlı sıcak çatışmaların merkezi! İsrail; ABD ve Batılı ülkelerden cesaret alarak Filistinlilere yapmadığını bırakmıyor.

Siyonistler hedefe ulaşmak için her yolu mubah görüyorlar. Saldırıların sonu gelmiyor. Köyleri yakıp yıkıyor; bebekleri parçalıyor; camileri, hastaneleri bombalıyorlar. Nazarlarında insanın hiçbir değeri yok.

Şeyh Ahmet Yasin, Salah Şahede, Abdülaziz Rantisi, Ahmet Cabir gibi nice Filistin’in dev liderlerini şehit ettiler. Hele 22 sene önce şehit edilen Yahya Ayaş. Hamas’ın sembol ismiydi. Teknolojiye hâkimdi. Siyonist katillerin korkulu rüyasıydı. Cep telefonuna konulan düzenekle şehit edildi. Allah hepsinin derecelerini artırsın!

DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE

DÜNYANIN gözleri önünde Filistin bölgesi kan ve katliamın içine itildi. Mücahit Filistinliler küresel güçlerden destek alan Siyonistlerle mücadeleyi göğüsledi. En gelişmiş silahlara karşı sapan taşlarıyla direndiler. 

O ne direnişti Yarabbi! Asrın olayı, Adil Avaz’ın İntifada (Şanlı Direniş) parçasına konu oldu: “Silah sapan, kurşun taşlar / On birinde akıncılar / Hakkı hâkim kılmak için / Ölür Ayşe, ölür Yasin.”

Çocuklar ölüyor, bir toplum soykırıma tabi tutuluyor; fakat sorumlu olduğunu ilan edenler seyrediyordu. 2. Dünya savaşı sonrası uluslararası güç olarak kurulan BM, kuruluş amacını şöyle deklare etmişti: “Dünya barışı ve güvenliğini korumayı, milletler arasında dostça ilişkileri ve her alanda iş birliğini geliştirmeyi ve devletlerin dış politikalarını uyumlulaştıran evrensel bir merkez olmayı amaçlar.”

Peki, bu konuda BM gereğini yapmış mıdır? Gerek Filistin; gerekse kan gölüne dönmüş İslam dünyası için kılını kıpırdatmış değildir. ABD’nin öncülüğünde katil Siyonistlere arka çıkmış; Filistin ve İslam dünyasında milyonların katledilmesine göz yummuştur.

BM 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı’yla Türkiye Ada’nın tamamını ele geçirmeye başlayınca alelacele “ateşkes” ilan etmiştir. İşte BM’nin gerçek yüzü!

Bugün hiç kimse ABD öncülüğündeki “Uluslararası Koalisyon” sözüne aldanmasın! Amaç sömürmek olunca, uluslararası güçlerin elbirliğiyle sömürmeleri daha feci! İşgalci ve sömürgeci zihniyet her zaman acımasızdır.

ACİL GÖREVLERİMİZ VAR

ZAMAN, dünyanın sevk ve idaresinin Batılılara emanet edilemeyeceğini acı şekilde gösterdi. Dünyanın Adil Düzen’e; şefkatli bir ele ihtiyacı var. O şefkatli el Müslümanlardır; Milli Görüş Hareketi bu konuda ciddi mesafeler almıştır. Filistinli yetkililer 1 yıllık Erbakan iktidarı döneminde Siyonistlerin kendilerini rahatsız edemediğini anlatıyorlar. Reçete belli; yol ve yöntem ortadadır. Çünkü sömürgeciler sözden değil; güçten anlarlar.

Her şey açıkken, kimse ABD, AB ve İsrail’in dost ve müttefik olduğunu söyleyip durmasın! Bu sözler kardeşlerimizi kahrediyor. İslam dünyasının Batı’ya meyletmesi tehlikelerin en büyüğü! Hem kendileri, hem de insanlık için!

Şuurlu Müslümanlar, ihmal ettikleri Filistinli kardeşlerine karşı görevlerini yeniden gözden geçirsinler! Filistin acısı dinmeden dünyaya barış gelmeyecektir. Sömürgeci güçler Müslümanları hedeflerine koymuşlar bir kere. Sömürüye karşı birlikte mücadele etmek zorundayız. Kutsal toprakların Siyonistlerin elinde olması ne acı!

Kanal 42’nin “İstikamet”li programcısı Mehmet Ali Kayacı, Filistin ziyaretinde yaşadıkları dramı kitabına almış. Hemen yapılabilecekleri şöyle anlatıyor:

“İşgal altındaki Filistin topraklarında, Kudüs’te, Mescid-i Aksa çevresinde yaşayan Müslüman  kardeşlerimizin evlerini satın alsak, onları İsrail’e bolca vergi vermekten kurtarsak, en azından evlerinde onları Siyonistlere karşı özgür kılsak… Üniversitelerimiz bu ülkenin Müslümanlarını bir bir eğiterek ülkelerine gönderse…” (İstikamet, Burç Yy. Sh. 396)

Diğer yapılabilecekler acil olarak gözden geçirilmeli. Unutmayın ki, Siyonistler Filistin engelini aşarlarsa hedeflerinde Türkiye var. Kardeşlik görevimizin şuuruna varma zamanı!