Yaz mevsimi gelince toplumdaki tatil anlayışı da hemen hemen herkesin gündemine gelir. Zannedilir ki, insan günlük meşgalelerini bırakıp serseri/başıboş bir hâl içine girmekle "dinlenir", "stresini atar", "yorgunluktan kurtulur."

Kesinlikle bu anlayış yanlıştır.

Neden yanlıştır

Çünkü tatil/dinlenmek yan gelip yatmak değil, koşuşturmanın tarzını değiştirmektir. Buna nefeslenmek dersek en isabetli bir tarif yapmış oluruz. Zira nefeslenmek/teneffüs, tekrar koşuşturmanın başlangıcıdır.

Hepimiz günümüzdeki tatil anlayışını sorgulamak mecburiyetindeyiz. Eğer mevcut/gündemdeki anlayışı sorgulayabilirsek bu taktirde "özenti tatile hayır" demeyi başarabiliriz. Bunu kimin başarabildiğini anlamak istiyorsanız yaz döneminin sonunda dostlarımıza:

"- Tatilde nereye gittin " diye sormak yerine "Tatilde ne yaptın " sorusunu sorun bakalım, ne cevap alacaksınız.

"Tatil ama nasıl tatil " sorusuna cevap vermek, herkesin kendi sorumluluğudur.

Maalesef, toplumun yerleşmiş tatil anlayışının etkisinde kalan "dindar" insanların tatil alışkanlıklarındaki değişim gelişim değil iğrenç bir batışın ayak sesleridir.

Meseleye şöyle bir açıklık da getirelim:

Günümüzde şehir hayatı son derece sağlıksız ve yorucu. İslâmî hassasiyeti de olsa herkes yoruluyor, dolayısıyla yıpranıyor. Çarpık bir gidişat geceleri evde uyumakla maksadı hâsıl etmiyor. İnsan sakin, sessiz ve temiz havalı yeşillik bir yere ihtiyaç duyuyor. Her Müslümanın günah işlemeden dinlenmeye haklı olarak ihtiyacı oluyor. Her Müslüman bilinçli olarak bu ihtiyacını günah işlemeden gidermeli, aile efradının da koşuşturmanın tarzını değiştirerek dinlenmelerini temin etmelidir.

Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz:

"Zaman zaman gönüllerinizi dinlendiriniz" buyuruyor. (C. Sağir: 2/21, F. Kadir: 4/40)

Gönül nedir

Gönül: Kâlb, dimağ, mide ve ciğerler gibi organların her birine ayrı ayrı veya hepsine birden gönül denilmektedir. Bunların dinlendirilmesi açılımını bilmek lâzımdır. Dinleneceğiz/dinlendireceğiz derken bunu serserice bir tarza sokarsak bir Alman psikolog Siegfried Lehri nin dediği gibi:

"- Tatil beyni küçültüyor, zihin gücünü de kaybettirir."

Ülkemizde düşünce kabiliyetinin kaybedilmiş olmanın sebeplerinden biri de tatil anlayışının anormalliğidir.

Ülkemizde bir yılda (yani 365 günde):

Hafta sonu tatilleri.

Resmi bayramlar.

Dini bayramlar.

Senelik izinlerle yılda 223 gün tatil yapıyoruz.

Genel tatil bakımından çoğunluğu gelişmiş 36 ülke arasında Güney Kore den sonra Türkiye dünya 2 ncisi.

Güney Kore de 18 gün, Türkiye de 17 gün bayram var. İngiltere, İrlanda ve İsveç te bayram tatili sadece 8 gün. Amerika da bir yıl içinde resmi tatil günü sadece 9 gündür.

Tatil bahanesiyle Müslümanların paralarını ve vakitlerini nasıl harcadıklarından da imtihana tâbi tutulacakları hususunu herkes kesinlikle bilmelidirler.

Peki, "tatil" için nasıl bir tarzımız olmalıdır Nasıl dinlenilmelidir Bu olgu en verimli yöntemle nasıl değerlendirilmelidir Bir sonraki yazımızda bu soruların cevabı konumuz olacaktır.