KUR AN ayetlerinde cennet nimetleri hakkında yapılan ince

ve detaylı tarifler, oradaki nimet ve güzelliklerin, dünyadakilerin en iyi, en

güzel ve en kaliteli olanlarından çok daha üstün olacağını bize göstermektedir.

Kur an da cennet tasvir edilirken, yaşadığımız dünyadan örnekler ve benzetmeler

verilmiştir. Çünkü insan bilmediği bir şeyi ancak bildiği şeylerden yola

çıkarak zihninde canlandırabilir. Bu ise, her ne kadar aslı gibi olmasa da

insana bir ölçüde fikir verir. Kur an da cennet tarif edilirken, Allah ın

dünyada yaratmış olduğu en makbul, en kaliteli, en çok rağbet edilen, en nadir

rastlanan şeylerden örnekler verilir. Örneğin cennette her türlü meyveden

bulunduğu Kur an ayetlerinde anlatılmaktadır. Fakat çeşitli ayetlerde muz veya

incir gibi genelde daha fazla tercih edilen meyveler örnek verilir.

Elbette ki bu meyveler cennetteki sınırsız meyve

bolluğunun arasından seçilmiş iki nimettir. Allah, cennetin üstünlüğünü ve

kalitesini bu şekilde çeşitli örneklerle haber vermekte, dünya ölçülerinde

makbul olan şeylerin cennette çok daha üstünleriyle bulunduğunu bildirmektedir.

Cennetle ilgili olarak Kur an da ve hadislerde bahsi

geçen mücevherler, insanlık tarihinde hep zenginlik ve ihtişamın sembolü

olmuştur. Çok kıymetli olan bu mücevherler nadir rastlanan güzelliğe

sahiptirler. Elmas, inci, yakut, altın, gümüş gibi ziynetler tüm insanların

ittifakla beğendikleri, bunlarla süslenmiş eşyaları görmekten zevk aldıkları

güzelliklerdir. Bu değerli taşlar cennette Yüce Allah ın salih kullarına bir

lütfu olarak çok bol miktarlarda ve her yerde sunulur. Kur an da Özenle

işlenmiş mücevher tahtlar üzerindedirler. (Vakıa Suresi, 15) ve Adn

Cennetleri (onlarındır); oraya girerler, orada altından bileziklerle ve

incilerle süslenirler... (Fatır Suresi, 33) ayetleriyle cennette çeşitli

mücevher ve kıymetli taşların bolluğu haber verilir.

Hadislerde de cennetle ilgili çok fazla detay

verilmiştir. Örneğin cennetteki binaların tuğlası, cennetin toprağı, çakıl

taşına kadar hadislerde anlatılmıştır. Peygamberimiz (sav) in hadislerinde

şöyle ifade edilmiştir:

Cennet binalarının bir tuğlası altın, bir tuğlası gümüş,

harcı misk, çakılı inci ve elmas, yakut ve toprağı da safrandır... [Ramuz

el-Ehadis-1, s. 200/6]

Altın, gümüş, inci, yakut, elmas, miskin ortak

özellikleri dünyada nadir bulunmasıdır. Örneğin, altının 1 onsu için, 3 ton

altın cevherinin işlenmesi gerekir. Bilinen maddelerin en değerlilerinden olan

orijinal bir elmas bulmanın olasılık hesabı 40 milyonda birdir. Yukarıdaki

hadiste cennet toprağı, altın renginde kıymetli bir bitki olan safrana

benzetilmiştir. Aynı şekilde safran da elde edilmesi zor olan bir bitkidir.

Safran vanilya benzeri aroması hoş kokulu canlı, parlak sarı rengi ile

baharatlar arasında son derece özel bir yere sahiptir. 1 kg safran elde etmek için

250.000 arası çiçek toplamak gerekir. Günümüzde safran üretimi her geçen gün

azalmaktadır. Bunu etkileyen en önemli faktör ise bitkinin yetiştirilmesindeki

zorluktur.

Çünkü safrandan 3-4 yıl gibi sürede ürün alınmaktadır.

Dünya şartlarında yetiştirilmesi çok zor ve zahmetli olan bu değerli bitkinin,

cennette toprağı oluşturacak kadar bol miktarda olması orada nimetin hesapsızca

olacağına işaret etmektedir.

Netice itibarıyla dünyada elde etmek için çok fazla

zaman, emek ve harcama gerektiren mücevlerler ahirette bol miktarlarda

bulunacaktır. Oldukça değerli, ender bulunan güzelliklerin cennette bu şekilde

çok bol olması kuşkusuz insanın ruhunda farklı bir heyecan ve zevk

oluşturacaktır.

(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları

müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır.

Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: Bu daha önce de

rızıklandığımızdır derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak

sunulmuştur.. (Bakara Suresi, 25)