Robert Francis…
Katolik Kilisesi'nin 267. Papası…
Tarihteki ilk Amerikalı (Kuzey Amerikalı) papa olan XIV. Leo adıyla bilinen dini lider…
Robert Francis, bir ayinde herkesle tokalaşırken siyahi bir rahibin elini sıkmadı.
Bu davranış, Batı’da kronikleşen ayrımcılık ve ötekileştirmenin bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Biraz daha ayrıntı vermek gerekirse…
Fransa’daki Metz Katedrali’nde gerçekleştirilen bir ayin sırasında yaşananlar, dini makamlarda ve Batı kurumlarında ırkçılık ile ayrımcılığın hâlâ ne kadar derin izler taşıdığını gözler önüne sermiştir.
Katolik dünyasının önde gelen ismi Papa Robert Francis Prevost, ayin esnasında cemaati selamlarken siyahi bir rahibin elini havada bıraktı.
Yalnızca ferdi bir dalgınlık olarak değil, Batı merkezli dini ve sosyal yapılarda süregelen ötekileştirici zihniyetin somut bir dışa vurumu olarak değerlendirildi bu davranışı…
PAPA ROBERT FRANCİS KİMDİR?
Robert Francis Prevost, 14 Eylül 1955’te ABD’nin Chicago kentinde dünyaya geldi. Aziz Augustine Tarikatı’na (OSA) 1977’de katıldı, 1982’de rahip oldu. 1985’te Peru’ya gönderilen Prevost, uzun yıllar bu ülkede misyonerlik yaptı. Burada piskoposluk düzeyinde çeşitli görevler üstlendi ve Peru Piskoposlar Konferansı’nda başkan yardımcılığı yaptı.
2014 yılında Papa Francis tarafından Chiclayo Piskoposluğu’nun apostolik yöneticisi olarak görevlendirilen Prevost, 2015’te piskopos olarak atandı. Ocak 2023’te, piskopos atamalarından sorumlu Piskoposlar Dairesi’nin (Dicastery for Bishops) başına getirildi. 30 Eylül 2023’te de kardinal olarak atanmıştı.
Yeni Papa, selefi Papa Francis’in çizgisine yakın bir isim olarak biliniyordu. Yoksullara, göçmenlere ve çevreye duyarlı yaklaşımıyla öne çıkan Prevost’un, pastoral uygulamalarda daha kapsayıcı bir duruş benimsediği ifade ediliyor.
Ancak son davranışı bu özellikleri ile çelişti…
ÖTEKİLEŞTİRME NEDİR?
Ötekileştirme, bir grup veya bireyin kendisinden farklı olanları "öteki" veya "yabancı" olarak görüp dışlaması, değersizleştirmesi ve ayrımcılığa maruz bırakması sürecidir.
* "Biz ve Onlar" Algısı: Kendi grubunu ("biz") olumlu ve üstün görürken, dışdakileri ("öteki") olumsuz niteliklerle etiketleme.
* Önyargı ve Ayrımcılık: Farklılıkları doğal kabul etmek yerine onları kalıcı birer kusur veya tehdit olarak algılama.
* Toplumsal Boyut: Sadece çoğunluktan azınlığa değil; farklı toplumsal, kültürel veya siyasi gruplar arasında karşılıklı olarak da yaşanabilme durumu…





