KURANI LATİN HARFLERLE YAZMA PROJESİ
Latin harflerinin kabulü tartışmaları sırasında Kuranın
da Latin harfleriyle yazılması gündeme gelmiştir. Aslında belki de istenen ve
arzulananlardan birisi de buydu. Fakat zaman ve konjonktür bu projenin hayata
geçmesini engelledi.
Size Kılıçzade Hakkı, İçtihad dergisindeki yazısını
sunarak olayın hedefinin ne kadar büyük olduğunu göstermiş olacağım. Bazıları
bir makalenin veya yazının ne önemi var diye düşünebilir. Fakat Atatürkün en
önemli stratejilerinden birisi de budur. Bir inkılabı eyleme geçirmeden önce
yandaş yazarlar veya kişilerce konuyu kamuoyunda veya medyada tartışarak gündem
oluşturur, ortamı hazırlar. Ardından tartışmalar alevlenince güya Meclis te
oluşan bu tartışmalara bir çözüm bulmak ister gibi gündeme taşır.
İlgili yazı: "Kılıçzade Hakkı, bir Türkün Kur anı
bir Arap gibi okumasının
mümkün olmadığını söyledikten ve Kur andan bir ayeti
Latin harfleriyle
yazdıktan sonra, "Bunu Latin harfleriyle şu şekilde
yazmakta ne sakınca
var " diye sorar ve yazısını şöyle bitirir:
"Lakin şurasını kafaya yerleştirmek
şecaatini edinebilmelidir. Arabî harflerinden gayri
harflerle Kur an yazmak
küfür değildir ve böyle yapan küfür ve itaba layık
olamaz, işte meselenin
ruhu buradadır."
Not: Cumhuriyet elitinin yapmaya çalışıp da yapamadığını
maalesef bizzat Müslümanlar yapmaya çalışmaktadırlar.
Bugün bazı İslami cemaatlerin yayınevlerinde Kuranın
satırlarının arasında Latin harfleriyle yazılmış şeklide mevcuttur. Hakikat
yayanlarının satır arası Kuranını gördüğümde şaşırmıştım...
Demek ki Cumhuriyetin İslam projesi başarılı olmuştur.
Sapmayı ve değişimi bizimkiler gönüllü yapmaktadırlar.
CUMHURİYET DÖNEMİNİN TÜRKÇE İBADET PROJESİ NEDEN BAŞARILI
OLAMADI
Cumhuriyet döneminde din alanındaki nihai hedefin
ibadetlerin Türkçe yapılmasıydı.
Fakat yapılan bu çalışmalardan sadece ezan, hutbe ve
Kur an ın Türkçeleştirilmesi çalışması nisbeten başarılı oldu. Ama genel manada
ibadetlerin Türkçeleştirilmesi başarılı olmadı.
Bunun temel nedeni elde güçlü bir Türkçe Kur an mealinin
bulunmamış olmasıdır.
Bu nedenle Atatürk ün isteği üzerine Mehmet Akif ten
Türkçe Kur an meali yapması istenir. Aslında onların istediği meal, ibadetlerde
kullanılacak formatta olmasıdır. Yani şiir diline uyarlanmış bir meal
olmasıdır.
Mehmet Akif, meal çalışmasına başlar. Fakat yapacağı bu
meal çalışmasının asıl amacının Arapça ibadetin yerine Türkçe ibadet için
kullanılacak olması olduğunu gördüğünden çalışmasını bitirmez ve var olanı da
yok eder.
Gerçi son yıllarda Mehmet Akif in Türkçe mealinin bir
kısmı bulunup basıldı. Ama bu Mehmet Akif in çalışmasını ilgili ekibe
vermediğini gösterir. Akif bir anlamda yapılacak olan dinde reform olayına alet
olmak istememiştir.
Peki, Akif, böyle bir çalışmadan imtina etmesi üzerine
neden başka bir kimseye meal siparişi verilmedi
Bunun temel nedeni de Akif in güçlü bir şair olmasının
yanında iyi bir Arapça ve Kur an bilgisine de sahip olmasıdır. Çünkü yapılmak
istenen sadece bir meal değildir. İbadetlerde de kullanılacak şekilde şiirsel
bir mealdir. Bunu da Akif ten başkası yapamazdı.
ŞERH
Yani Kuran meali çalışmasının bu dönemde hız
kazanmasının amacı, insanların Kuranı daha iyi anlaması değil, ibadetlerin
Türkçe yapılmasını sağlayacak dini metinlerin oluşturulmasıydı.
Yani meal çalışmasını biraz da bu açıdan bakalım.
Mealcilerin meali orijinalinden daha çok savunmasının da
cumhuriyet elitinin nisbeten başarılı olduğunu göstermektedir.
MUSA CARULLAH VE TÜRKİSTAN DA MEAL
Türkçeye eserleri çevrilen (özellikle ilahiyat
çevrelerince) Musa Carullah kimdir Musa Carullah Türkistan âlimlerindendir.
Kuran ı İlk kez Türkistan Türkçesine çeviren kişidir. Bu nedenle birçok kişi
tarafından kendisine İslamiyetin Lutheri unvanı verilmiştir.
Fakat Musa Carullah (1879-1949), Lutherlik ismini
şiddetle ret etmekte ve Arapça ibadeti savunmasına rağmen, Türkiyede farklı
kişilerin maksatlarına alet edilmeye başlanmıştır. Özellikle Osmanlı edipleri,
reformistleri bazı taleplerini onun etrafında zikretmeye başlamıştır.
Aslında Musa Carullah bir aksiyon ve ilim adamıdır. Rusya
Müslümanları üzerinde etkindir. Yaptığı ıslah çalışmaları nedeniyle Rusya
tarafından sürgün edilir. 120 civarında eser yazmıştır.
Eserlerindeki yenilikçi hava nedeniyle İslamı
Protestanlaştırmaya çalışmakla itham edilen Musa Carullah Bigiyefe üstat
Bediuzzeman da karşı çıkmış, sırf onu eleştirmek için içtihat risalesini yazar.
Günümüzde birçok eseri Türkçeye çevrilmiş olup orijinal düşünceleri de vardır.
Üstadın onun hakkındaki görüşleri: Bugünkü dinde içtihad
hevesi nin dini yaşamaktan değil, Avrupa medeniyetinin tahakkümü, tabiat
felsefesinin tasallutu, hayat şartlarının ağırlaşması sonucu fikir ve
düşüncelerin dağılmasıyla zihinlerin maneviyata yabanileşmesinden türediğini
belirtir. (Sözler, 442 -457)
KÜRTÇE KURAN MEALİ
Kuran, bütün dillere çevrilirken Kürtçeye çevrilme
süreci çok gecikti. İlk Kürtçe Kuran çevirisi 1997 yılında Mele Ahmet Varlı
tarafından yapıldı.
Kuranın Kürtçe çevrisinin diğer uluslardan çok geç
olmasının nedeni Türkiyede Kürtçe dilinin yasak olmasıydı.
Kürtler kendi dillerini okuyup yazamadıklarından bu dille
yapılacak meal de tabi ki okunamayacaktı.
1997 yılında nisbeten bir serbest ortamın tanınması
sonucu ilk Kürtçe Kuran meali basılmış olundu.
2013 yılında bizzat Başbakan Tayyip Erdoğanın
yönlendirmesi ile Diyanet ve Ensar vakfı bünyesinde Kürtçe Kuran Meali
basıldı.
2014 yılında Suudi Arabistan hükümeti de Kürtçeyi
basılacak Kuran meali dilleri arasına alıp ilk mealleri basıp Kuzey Irak
yönetimine gönderdi.
ERMENİCE KURAN MEALLERİ/ÇEVİRİLERİ
Kur an ın Ermenice ilk tercümesi 17. yüzyılda Stephanos
Lehatsi tarafından yapılmış. Lehatsi nin Latinceden yaptığı tercüme baskı değil,
el yazısı ile çoğaltılmış, şu an hâlâ Yerevan Madenataran ının (Elyazmaları
Müzesi) loş köşelerinin birinde ziyaretçilerini selamlıyor. Lehatsi nin
tercümesi kadar ünlü olmasa da, 1909 da Abraham Amirkhanyan ın Farsçadan
yaptığı tercüme de kendinden hâlâ söz ettiriyor. Levon Larentz Kirişçiyan ın da
1911 de Kur an ın Fransızca mealinden benzer bir çalışma yaptığı biliniyor. En
son tercüme ise 2006 da İran ın Yerevan Büyükelçiliği nin yardımlarıyla
yapıldı.