Solculukta, hatta komünistlikte pek samimi olanlar, yolun sonunun çıkmaz olduğunu görüp asıllarına döndüler ve bulundukları şehirlerde İslami hizmetlerde geçmişlerinin kefareti olarak İslami hizmetlerde azla çalışıyorlar.

Samimiyetsiz olanları da çok çalışmalarına rağmen neden başarılı olamadıklarını, beğenmedikleri İslamcıların nasıl başarılı olduklarını araştırmak yerine zayıf seslerle kendilerini teselli tarafına gittiler.

Öğretmenlerden çoğunluğu solcu olanlar arasında bir tane Ali Rıza öğretmen gibisini acaba çıkarabildiler mi

Ali Rıza öğretmen, şehre yaya yürüyüşle bir saatlik uzaklıktaki otuz haneli köyün tek öğretmeni idi. Tek sınıfta beş sınıfa öğretmenlik yapıyordu. Ben de köyünde tek sınıfta tek öğretmende ilköğretimimi tamamlamıştım.

Ali Rıza öğretmenin okulundan mezun olanlar şehrin en başarılı öğrencisi olurlardı. Köy uzak ve okulun fiziki şartları kötü olmasa şehrin ileri gelenleri çocuklarını o okula göndereceklerdi ama olmuyordu.

Öğretmeni şehre almak istiyorlardı ama öğretmen hakkında iki yıl önce bir şikâyet olmuştu. Öğretmen günlük ders programı bittikten sonra öğrencilere Kur’an okumasını da öğretiyordu.

Şikâyet üzerine ilin başka bir köyüne gönderilmiş, bir sene orada kaldıktan sonra köylüler, vilayete giderek öğretmenlerinin geri gelmesini sağlamışlardı.

Köyün imamı olmadığı için namazlarını kıldırıveriyor. Radyo, motor gibi teknik aletleri bozulduğunda tamir ediveriyor ücret almıyor.

Düğün evinde en iyi türküyü o söyler, ölü evinde en iyi Mevlidi o okur ama ücret almaz.

Camide köylülere dini bilgiler verir. Haftada bir akşam şehre gelir bizim dost toplantılarına katılır ve gece köye döner.

Bir gece arabasıyla köye dönerken kendini şikâyet eden köylüyü sarhoş vaziyette köye yaya olarak gittiğini görür. Arabayı durdurur ve binmesini ister. Sarhoş köylü, öğretmeni tanır, şikâyetini hatırlar, gecenin yarısı olması nedeniyle binmez.

Öğretmen, arabadan inince sarhoş kaçmaya başlar. Ali Rıza öğretmen güçlü kuvvetli bir adam. Onu yakalar, zorla arabaya bindirir. Evine getirir. Hanımına “Bunu sabah namazına uyandır ve camiye gönder” der.

Adam sabah namazına gelir. Namaz kılındıktan sonra öğretmenin eline kapanır ve “Seni şikâyet eden bendim. Beni affet” der.

Öğretmen “Bir şartla affederim, işin olmadığı zamanlarda namazını camide kılacaksın.” Der anlaşırlar, kucaklaşırlar.

Devamı yarın