Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (C.C.)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.

Müslüman, Allah ve Resulünün emirlerine teslim olmuş kimsedir. Bu bir tanımdır ve bu tanıma uyan kimseye Müslüman denir. Allah ve Resulünün emirlerine uymak bir bütünlük ister. Bu emirleri, kafamıza göre tasnif edip darmadağın hale getiremeyiz. Allah ve Resulünün bildirdiği bütün emir ve yasaklar uyulsun diyedir. Bu emir ve yasaklara uymanın süreci olmaz, hemen uygulaması olur. Bir ferdin, toplumun ve siyaset kurumunun “kötülük” mefhumuyla ifade edilen şeyler ile mücadele etmesi Allah ve Resulünün emridir. Kötülükler ile mücadele edenler “iyi insan” mücadele etmeyenler ise “kötü insan” sayılırlar ve hesap gününde buna göre karşılık bulurlar. ALİ İMRAN 114: “Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.” Bu ayette zikredilen hususlar, Allah’ın kullarına bildirdiği esaslardır. Buna göre bir kimse gördüğü kötülüğe engel olmaya çalışmıyorsa, bu kimse “iyi insan” sayılmaz. Hayırlı işler ise, insanlığın saadeti için yapılan her iştir. Bu girişi yapmamın sebebi şudur. Kötülükler ile mücadele etmesi gerekenler kimlerdir? Elbette ki kötülükler ile mücadele etmesi gerekenler, Müslüman fert ve toplum, merkezi hükümet ve yerel yönetimlerdir. Bu mücadelenin bahanesi olmaz. ARAF 28: “Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: ‘Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti’ derler. De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” Bu ayet mealini dikkatlice okuyalım ve bu hayatın hesabını vereceğimiz günü düşünerek derin bir nefis muhasebesi yapalım. Derin analizler, algı yönetimleri, zanlar, hiçbir kimseyi ameli ile yüzleşeceği hesap gününün çilesinden kurtaramaz. İslamsız saadet olmaz, beyler. Din ve ahlâkta, ilimde, ekonomide, idare ve hukukta Kur’an’a, sünnete ve salim fıkha tabi olmadan hiçbir insan ve toplum saadet bulamaz. Bu esas bütün insanlar için geçerlidir.

HARAM İLE ŞENLİK OLMAZ

Biz Müslümanların her işi mutlaka İslam’ca olması gerekir. Çünkü inanıyoruz ki biz, Allah’ın kullarıyız ve Allah biz kullarına “din ve düzen” olarak İslam’ı teklif etmiştir. Biz kullar için bu ilahi teklife itibar edip gereklerine uymak, keyfi değil mecburi bir istikamettir. Ve bütün insanlar bu tekliften imtihan olmaktadır. MÜSLİM-İMAN 95: Peygamberimiz: “Din nasihattir” buyurdular. Sahabeler; kimin için nasihattir? diye sorduklarında Peygamberimiz: “Allah için, kitabı için, resulü için, müminleri yönetenler için ve bütün Müslümanlar için nasihattir” buyurmuştur. Nasihat bir görevdir. Bu görev herkes tarafından yerine getirilmelidir. Yaz mevsimlerinde özellikle Karadeniz’de belediyeler ve dernekler tarafından yaylalarda şenlikler yapılır. Bu şenliklerde eğlenceden ticarete, geleneksel spor müsabakalarından, çeşitli yarışmalara kadar birçok etkinlikler yapılır. Müslüman bir toplumda bütün bu etkinliklerin inancımıza, tarihi mirasımıza, kültürümüze, ahlaki değerlerimize uygun meşru etkinlikler olması gerekir. Bu etkinliklerde inancımızın haram saydığı, ahlaki değerlerimizin uygun bulmadığı eğlence ve etkinliğe yer verilmemelidir. Ordu ilinde yapılan yayla şenliklerinin en meşhuru Aybastı Perşembe Yaylası şenlikleridir. Bu yıl bu şenlikler Ordu Büyükşehir Belediyesi etkinliği olarak 17-23 Temmuz tarihlerinde yapıldı. Bu şenliğin son gününde biz de oradaydık. Eşi dostu ziyaret ederken bir dostumuz bizi lunapark kısmına götürdü. Gördüklerimize inanamadık. Kurulan otuza yakın masada resmen kumar oynatılıyor. Sanki bu kumar ile eğlenme alanı, gençlerimiz için özellikle kurulmuş bir tuzak. İşin bir başka vahim tarafı, kumar oynatılan her bir masanın başında dekolte kıyafetli geç kızların hosteslik yapıyor olmasıdır. Bu kızlar, güzellilerini ve dekoltelerini kullanarak gençlerin daha fazla kumar oynamasını sağlıyorlar. Rezilliğin bini bir para… Bir Müslüman olarak gördüklerimden utandım. Göz zinası ve kumar, bu şenlikte para kazanmanın bir parçası olmuş. Üzüldüğüm bir başka konu da, bu etkinliğe ev sahipliği yapan Ordu Büyük Şehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz’ın haram işlere izin vermeyen bir inanca sahip olduğunu bilmemdir. Ama bu izinler verilmiş. Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar da bir o kadar inançlı birisi olarak bilinir. Onlar adına üzüldüm ve utandım.

KUMAR KAVGADIR

Perşembe Yaylası şenliklerinde protokolde kavga çıktı haberleri basında yer aldı. Ordu il emniyet müdürü ile büyükşehir belediye başkanı arasında bir arbede yaşanmış. Taraflar bu kavganın sebebini başka yerde arayabilirler ama asıl sebebinin, bu şenliklerde müsaade edilen kumar dâhil haram etkinliklerin olduğuna inanıyorum. Delilim şu ayet mealleridir. MAİDE 90-91: “Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bunlardan (etkinliklerinizde) sakının ki felaha (huzura ve barışa) eresiniz. Gerçekten şeytan içki ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bu pislik işlerden) vazgeçtiniz değil mi?” Gerçekte Perşembe yayla şenliklerinde yaşanan kavganın altında yatan temel sebep, emniyet ve belediyenin bu ayet ile belirtilen uyarı ve nasihati dikkate almamış olmasıdır. Allah, kumar ve faiz gibi işlenen ve işlenilmesine müsaade edilen bütün haramlara gazap eder ve muhataplarını cezasız bırakmaz. Hüküm açıktır. ARAF 165: “Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.” Ey dostlar, Allah bize yolumuzu göstermiş ve hareket alanımızın sınırlarını çizmiştir. Bunun için kurtuluşumuzun tek yolu Milli Görüştür ve Saadet Partisi iktidarıdır. Bizim için de sizin için de. Selam hidayete tabi olanlara…