Ülke siyasetinde “rüşvetin ve yolsuzluğun” önüne geçmek bir türlü mümkün olmuyor!

İşbaşındaki partiler değişiyor, A partisi gidiyor, B partisi geliyor ama ne rüşvetin önüne geçilebiliyor.

Ne de yolsuzluk sonlandırılabiliyor!

Bu durumu anlatabilmek için “Aynı hamam aynı tas” demekten başka çare kalmıyor.

Bazen sadece aynı hamam, aynı tas, değişen sadece tellaklar demek yeterli oluyor.

Ancak şimdi değişen bir şey daha var!

O da kutular!

Dün rüşvet, yolsuzluk olayları anlatılırken söz konusu olan kutular, ayakkabı kutularıydı!

Bugün ise ayakkabı kutularının yerini artık baklava kutuları almış durumda!

Evet, ülke siyasetinde yönetimler değişiyor!

A partisi gidiyor, B partisi geliyor!

Ama rüşvet ve yolsuzluk iddialarının ardı arkası kesilmiyor!

 Yazılı ve görsel medya sürekli olarak rüşvet ya da yolsuzluk haberleriyle dolup taşıyor!        

Peki, neden böyle?

Rüşvet ve yolsuzluk, ülke siyasetinin niye ayrılmaz bir parçası haline geldi?

Hangi hata yüzünden insanlarımız rüşvet ve yolsuzluk olaylarına bulaşmaktan paçalarını bir türlü kurtaramıyorlar?

Siyaset yapmanın maliyetinin çok yükselmesi insanları böyle bir yola sevk ediyor olabilir mi?

Ya da yapılan yolsuzluğun ve alınan rüşvetin cezalandırılmaması yani yapanın yanına kâr kalması insanları bu yola itiyor olabilir mi?

 Mesela rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ayakkabı kutuları ile gündeme geldiğinde bu işin failleri hak etmiş oldukları cezalara çarptırılmış olsa bugün baklava kutularıyla yapılan ödemeler gündem olur muydu?

 Yani insanlar buna cesaret edebilirler miydi?

 Sanırız ülke insanlarının eğitiminde bir sorun var.

 Ülke insanları rüşvet ve yolsuzluğun kötülüğü konusunda yeterince eğitilmemiş olsalar gerek!

 Yüzeysel bir eğitimin yeterli olmadığı görülüyor.

 Bu nedenle de rüşvet ve yolsuzluk, ülke siyasetinin önüne geçilemeyen unsurları olmayı sürdürüyorlar!

 Galiba helal ve haram kavramları konusunda toplumun çok daha iyi bilinçlendirilmesi gerek.