Cumartesi gecesi, Türk futbol tarihinin en önemli gecelerinden birini yaşadık Milli Takım, rakiplerine oyun oynatmama felsefesi üzerine kurulu stratejisiyle Avrupa Şampiyonluğu apoletini omzuna takmış Yunan Milli Takımı nı, Atina da tam anlamıyla perişan etti. "Sen oynama, başkalarını da oynatma, bedavadan bir gol bulup üzerine yat" felsefesiyle üfürükten nam kazanmış Yunan kalasları, Milli takımın klasının altında ezildi Yunanlıların haybeden attıkları beleş golü de bir işe yaramadı Neyse Milli Takım ın zaferi üzerine herkes bir şeyler yazdı-çizdi Bizim vurgulamak istediğimiz konu bambaşka Dikkatinizi çektiyse, oyunun bazı bölümlerinde fanatik Yunan seyirciler, Milli Takım oyuncularımızın üzerine envai çeşit şey attılar Yiyecek, içecek, meşale Hatta, maç sonrasında olayları yorumlayan bir spor yazarı, "Bu yiyecek içecekleri toplayıp, Atina da market açsanız, herhalde üç ay boyunca satsanız bitiremezsiniz" mealinde bir şeyler söyledi Daha da ilginci, bir ara maç devam ederken, birbirlerine düşen Yunanlı fanatik seyirciler, tribünlerden aşağıya atlayıp, sahaya girdiler "Sahaya girdiler" diyoruz ama, biz televizyon ekranlarında sahada yaşanan bu hengameyi ancak spikerin ağzından dinleyebildik Spiker, hengameyi anlatırken, yayını yapan Yunan televizyonun yönetmeni, abidik gubidik görüntüler gösteriyordu Yerlerdeki çimleri, olayların olduğu yere doğru bakan oyuncuların suratlarını gösteriyordu Koskoca maç boyunca, Volkan ın koruduğu kalenin arkasına beş-altı manav dolusu malzeme atılmıştı ama, Yunan yönetmen hiçbir olumsuz görüntüyü ekranlara yansıtmamıştı Sadece, Tuncay ın golü attıktan sonraki sevincinde, futbolcularımızın üzerine doğru gelen bir meşaleyi görebildik, o kadar!
Lafı nereye getireceğimizi anlamışsınızdır İşte, Yunanlı televizyoncuların, gazetecilerin sorumluluk anlayışı!... Hatırlarsanız, bizim de Dünya Kupası Grup Eleme karşılaşmalarından sonra Play-Off mücadelesinde İsviçre ile olaylı bir mücadalemiz olmuştu. Maç bittikten sonra İsviçre li futbolcularla itiş kakış yaşanmış, gazetelere ve televizyon ekranlarında bu görüntüler kabak gibi ortaya konulmuştu Hatta, İsviçre li futbolcuya kızgınlıkla müdahale eden Milli Takım ın yardımcı antrenörlerinden Şifo Mehmet in ayakkabısının markası ve numarası bile UEFA nın yetkili organlarına servis edilmişti. "Saklayamazdık" Nasıl olsa UEFA gözlemcileri herşeyi yazıp, çiziyor Mecbur musunuz, herşeyi ispiyon etmeye kardeşim ! Mecbur musunuz, olan biteni "Biz böyle yaptık" diye gammazlamaya kardeşim !... Yunanlılar, kendilerine ceza gelebilecek şeyleri, ellerinden geldiğince gizlemeye, saklamaya çalışırken medyacılık yapmıyorlar mı
UEFA gözlemcileri olan biteni not alsınlar! Size ne Milli Takım a ceza verilmesi yönünde gazete ve televizyonlarınızı UEFA disiplin kurulunun fahri raporcubaşısı gibi kullandınız da ne oldu Gördünüz mü, elalem, Milli Takım ına toz kondurmamak için neler yapıyor
Gördünüz mü, elalem, hadiseleri milli bir dava gibi görüp, neler yapıyor Yunan televizyonunun görüntülerini, kendilerini "sorumlu medya" "etik medya" cilalı laflarıyla takdim eden UEFA raporcusu medyanın suratına çarpıyoruz!... Gerçi çarpsak ne olacak Onlar da utanacak surat mı var