Bunlar AKP nin, son günlerde Dış Politikada çizdiği zikzaklar...

Bize göre bu çelişkiler tesadüfi değil, kuşku uyandıracak nitelikte.

Şimdi bu gidişattan niçin kuşku duyduğumuzun ayrıntılarına girelim.

Evet, AKP "bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü" kabilinden, Hamasın yüzüne güldü. Hem de bu gülüş, gerek ABD ve gerekse İsrail konusunda sayın Gül ün izlediği temel politikaların tam tersine, beklenmedik bir şekilde cereyan etti.

Zira Sayın Gül "Filistin in tapuları elimizde, biz elbette Hamasla ilgileneceğiz ve onlara sahip çıkacağız" diyerek, adeta Osmanlıya has bir üslupla konuşarak herkesi şaşırttı.

Ama diğer taraftan, nihâi gâyesi, İran ın barışcı maksatlarla kurduğu nükleer tesisleri vurmak olan, ABD ve İsrail in paralelinde hareket ederek Birleşmiş Milletler Teşkilatıyla onları destekliyor.

Bilindiği gibi son günlerde ABD nin İran ı vurmak için Gürcistan dan ve Azerbaycan dan üs istediğine dair haberler mevcut. Hatta hatta bu haberlere Muş Havaalanımızın sivil uçuşlara kapatıldığına dair duyumlar da eklenmiştir.

Bu tablo karşısında elbette kamuoyumuzun AKP nin politikaları üzerinde kuşku duymaya hakkı var. Acaba diyoruz AKP önce Hamas liderlerini Ankara ya çağırarak böylece kamuoyumuz nezdinde sempati kazandıktan sonra ABD ye İran ı vurması için üsler vermek suretiyle kazandığı artıları, kaybedeceği eksilerle dengelemek mi istiyor

Söylemesi bizden, biz iktidarı bu endişelerimizi belirterek uyarıyoruz. Kesinlikle bu artılı eksili politikalar ne bizim kamuoyumuz ve ne de İslâm aleminin kamuoyunu tatmin etmez, inandırıcı olmaz.

Çünki, AKP nin 62 bin ABD askerini, deniz, hava ve kara üslerimize konuşlandırarak, Irak ı bizimle beraber, kuzeyden vurmak maksadıyla Meclise tezkere getirdiği ve ülkemizin Meclisteki oylama sonucu bir oy farkı ile bir cehennemin köşesinden direkten, döndüğü henüz unutulmamıştır.

Ve çünkü, bununla da kalmayarak, Hava sahamızda, bir hava koridoru açarak, Irak halkının üzerine bomba yağdırıldığı bilinmektedir.

Öte yandan, Bush un, Irak ta nükleer silah var, yalanıyla bu ülkeyi nasıl katliama tabi tuttuğu da asla unutulmamalıdır.

Görüldüğü gibi Bush un yalana dayalı politikası şimdi de benzeri yalanlarla İran a yönelmiştir. Tarih bu yalan politikasından ders alınmadığı için çok kısa bir ara ile bir daha tekerrür etmek üzeredir.

Hem kamuoyumuzu ve hemde iktidarı tekrar tekrar uyarıyoruz. Asla oyuna gelmeyelim. AKP İran ve Suriye konusunda onların lehine hiçbir şey yapamıyorsa en azından tarafsız kalmalıdır. Filistin in tapularını göstererek, halkımıza hava atmaktan vazgeçmelidir.

Hastalığım sebebiyle siz değerli okuyucularıma ulaşamadım, selam ve sevgiler sunar, özür dilerim.