* Olmaması gerekenlerin bir an önce olmaması gerekir.
* Yalan bestelenip söylenen bir şey olmaktan çıkıp ham bir söz olarak kalmalı.
* Konuşulacaksa işlenmemiş günahlar üzerine konuşulmalı.
* Kitap okunduğu kadar kitap okumak üzerine düşünüp, hasılası üzerine kritik yapılmalı.
* Cep telefonunu unutup sokağa çıkmalı.
* Unutma idmanları ve egzersizlerine zaman ayırmalı.
* Dedikodu yapmadan hiç olmazsa iki saat geçirmeli.
* İçinizden ilk geçen birine beğendiğiniz onun da beğeneceğini umduğunuz bir kitabı hediye etmeli.
* Yaşlı iseniz gençlik, genç iseniz çocukluk fotoğraflarıyla dertleşmelisiniz.
* Dünyadan geçip gittiğine şahit olduğunuz insanların yaşarkenki hallerini hatırlamalısınız.
* Hiç konuşmadan denize ya da gökyüzüne karşı 40 dakika susmanız ruhunuza iyi gelecektir.
* Önyargılarınızı hiç giymeyeceğiniz bir eski kıyafetinizin cebine yerleştirin.
* Kendinizi eleştirin, kendinizi kendinizle yüzleştirin.
* Zenginseniz zenginliğin size neler kazandırıp neler kaybettirdiği üzerinde harbi ve hasbi şekilde düşünün.
* Arabanıza park yeri aradığınız kadar dünya görüşünüze bir karar kılma noktası bulmaya çalışın.
* Ölmeden evvel dünyayı terk etmeye alışın.
* Kendinizi kendinize bir cümle ile anlatın, anlattığınız gibi misiniz, ertesi günler kendinizi yoklayıp kontrol edin.
GARİPSEDİKLERİM:
•Guraba her insanı garipserim, çünkü onda kurbiyet keşfetmişimdir. Bu dünyaya ait olmayan gurbet izleri vardır onların yüzlerinde.
•Çözemediğim her problemi, anlayamadığım her kişiyi garipserim.
•Yüzü gülmeyen bir Müslüman’ı fena halde garipserim. Gözlerinden emin olamam.
•Sürekli vaaz eden bir kişiyi gördüğümde ilk tavrım garipsemek olur. Çünkü başkasına konuşan kendini ıskalamış demektir.
•“Siz çok sevdiğimiz bir yazarsınız” deyip iltifatları art arda sıralayıp benden tek satır okumamış olanları garipseyerek tuhaf bulurum.
•Namaz kılıp da en ufak bir şeyi bile ihtiyaç sahiplerine vermeye yaklaşmayanı garipserim. Ardından da “yazıklar olsun” demeyi hiç ihmal etmem. Namazda okuduğum “Maun Sûresi”ni hayatta okumaya devam ederim.
•Siyasi dilin cenderesine sıkıştığı için hakikatle bağdaşacak bir dil geliştirmekten mahrum kalan yetişkin insanı kötü yola düşmüş gibi garipserim.
•Tek kelime yazmayıp da yazan insanlara acımasızca laf kondurmaya çalışan tipleri garipsemekle kalmam, etrafımdan temizlerim.
•Evindeki düzeni sağlayamayan kişilerin kalkıp dünyayı düzeltmeye kalkışmalarını sadece garipsemem, komik de bulurum.
•Millî Görüş felsefesini benimsediği halde eli Millî Gazete’ye hiç değmeyen mübarekleri öylesine garipserim ki, bu bakışımdan bir “garipseme heykeli” tecessüm edebilir.
•İlkokul, ortaokul ve liseyi Millî Gazete mektebinde okuduğu halde bitirdiği fakülte dışında hiçbir okulu telaffuz etmeyen kompleks kafaları garipsemekten başka elimden başka bir şey gelmez.
•İnsanların yüzüne karşı konuşmayıp arkadan çekiştirenleri “Hümeze” Sûresi’nden aldığım cesaretle garipserim. Kaçak güreşmeyi sevenler garipliğinin farkında olduğu halde bunu saklamak için olmadık kılıklara girenlerdir.
•Herkesin garip olduğu bir dünyada garipliği saklandığı yerden çekip çıkaramamak ne garip!