3 Aralık 2007. Hakikî "İnsan Fotoğrafları"

Yazarının iç sıkıntılarını, masa başı mistifikasyonlarını öyken yaygın anlayışı bir tarafa bırakıyoruz. Zira Adil Akkoyunlu, hikâye yazıyor. Dışa, topluma, yani hayata dönmüş yüzünü. Olan bitenle iç içe. Bizzat yaşıyor. Yaşıyor, yahut yaşananları birebir gözlemliyor ve yazıyor.

Biyografi, deneme, araştırma, antoloji türü eserlere de imza atmış bir yazar Akkoyunlu. Hikâyelere imza atmış. "Kar Yağıyordu Karanlığa"dan sonra "İnsan Fotoğrafları" (Çıra Yay., İst., 2007) ikinci hikâye kitabı.

İnsan Fotoğrafları nda hayatın çeşitli hallerinden kesitler sunan 14 hikâye var: Kedi yavrularını ( Manıklar ı) ıssız bir araziye bırakan adamın hikâyesiyle açılıyor kitap. Huzurevine atılmış yaşlı bir kadının iç parçalayan halleriyle devam ediyor. "Saliha nın Kolyesi" yardımlaşmayı, iyilik yapmayı tavsiye eden bir temayı ele alıyor. Aile içi meseleler, kan davası, çocukların ruhî durumları, sokaklar, topluma liderlik yapanların halleri ve bunlara benzer hususlar

Akkoyunlu, hikâyeleri vasıtasıyla mesaj vermeyi, uyarmayı, doğru olanı göstermeyi önemsiyor. Hatta öğretici üslûbunu zaman zaman Kur an dan yaptığı iktibaslarla da süslüyor.

Bütün bunlar hikâye türünün sınırları dahilinde olup bitiyor ve sonuçta iyi okuma saatleri çıkıyor karşımıza. Adil Akkoyunlu ya teşekkürler

"Her Masal Yarım"

"2007 nin Sonu 30 Aralık, Ankara dönüşü, Eskişehir e girişte." notunu düşüyorum kitabın son sayfasına. Okuyup bitirdiğim kitapların son sayfaları benzeri notlarla doludur. Fakat Her Masal Yarım ın (MEB Yay., Ank., 2006) sonuna yazdığım bu notun bir başka gerekçesi var: Dün, "Âkif Sempozyumu"nun oturum aralarında "2007 nin sonu, Ankara, Allah tan Âkif var " diye imzalamıştı çünkü Çağrı Gürel. İlk ve son sayfa, birbirini tamamlamalıydı.

Görüldüğü gibi, Çağrı Gürel in renkli ve resimli sayfalara dizilmiş bu kitabını bir nefeste okuyuvermişim. Üstelik, bir adamın çocuk şiirleri okuduğuna tuhaf bakışlar atanları da bertaraf ederek.

Şairin Her Masal Yarım daki şiirleri arasında bir ayrım yapmak ne kadar doğru olur, bilmem. Fakat, bu kitabı eline alacak olanlara özellikle hatırlatayım, "Uykudan Önce" ve "Peltek-Kekeme ve Ebe" başlıklı şiirlere daha bir dikkat keselin lütfen. İlkinden takdim ediyorum: "Canım/Ciğerim/Allah ım// Doğdum doğalı şu dünyada/Senden bissürü şey istedim:// Başkan yardımcısı seçildim/Bisküvi arası lokum yedim/Şiir yarışmasında birinci geldim/Matematikten beş aldım/Mahalle maçında en çok golü ben attım/ ( ) Ne desem ki /Her şey için/Koskocaman// Sağol. /( ) Ama bilirsin:/ Geçen yaz Kur an a geçemedim/Karıncaların yolunu bozdum/Kaplumbağayı ters çevirdim/Ütmesine bilye oynadım/Sınıfımdan bir çocuğu/Suçsuz yere tahtaya yazdım. ( ) Hangi suçumu anlatayım/Kusuruma bakma Allah ım." (s. 16-17)

"Güzel ve İnce", "Tarifsiz Gökyüzü"

6 Ocak 2008. Mustafa Oğuz un Salıncak Yayınları ndan yeni çıkan şiir kitapları Çocuklara şiirler.

Rengarenk sayfalar arasında gezinirken çocuklar, kendi dillerince söylenmiş şiirlerin tadına doyamayacaklar. Bu iyi halli doyumsuzluk onların iştahını artıracak ve ellerindeki kitaplar bir çırpıda okunuverecek.

Güzel ve İnce nin, Tarifsiz Gökyüzü nün "resmini yapabil"mek mümkün mü İnce kalpler tatlı gülüşler, ırmaklar, bebekler, kediler, denizler, uzaylar, rüyalar, bayramlar, oyuncaklar, eller, çiçekler, gülücükler, yağmurlar, karlar, kızgın güneşler, kuşlar, ateşböcekleri, kaplumbağalar, dağlar, denizler, uzaylı dostlar; güzel kitaplar, sevap yazan defterler; küçük itirazlar, tatlı isyanlar; sevgiler, yardımlaşmalar, mutluluklar; akşama eve dönen babalar, her zaman evde olan anneler; Peygamber e övgüler, Allah a dilekler, dualar

Güzel ve İnce deki "Defter"i okuyalım: "Benim defterimi okusun amcalar,/Evsizlere ev yaptım.//Benim kalbimi okusun amcalar,/İyilik sarayını oraya kurdum.//Benim kitabımı okusun amcalar/Bütün kötü kelimeleri kovdum//Benim şiirimi okusun amcalar/Bütün insanları gül yaptım.//Benim tarihimi okusun amcalar,/Bütün insanlığa dünyayı cennet yaptım."

27 Ocak.  "Kayıp Zaman Atlası"

Nurettin Durman ın şiir kitabı "Kayıp Zaman Atlası"ndan (Ebabil Yay., Ank., 2007) birkaç iktibas:

"Bu yaraları açan cerrahın imanı yok/Hâlbuki onları arka sokaklardan toplamış/Sağlık olsun diye yanımda taşımıştım." (s. 20)

"Bir denizi özlemek hak mıdır dağcı için/Söz verir de sonradan döner kendi içinde" (s. 22)

"Olur böyle şeyler; burası dünya/yaşamak meselâ; şiirin çekildiği ırmak/sözün ulaştığı mağara/şu veya bu her neyse." (s. 57)

"Bu benim kalbimi bilmiyor işgal kuvvetleri" (s. 79)

"Tuhaf olmasaydı acaba ne olurdu hayatta/ Bir çift güzel gözle çıkılır mıydı sokağa" (s. 92)

P. K. 205, Ulucami, BURSA  * http://cevatakkanat.blogcu.com