İstanbul da bir otelin yabancı müşterilerine içki servisi yapıp yerli müşterilerine içki servisi yapmaması üzerine başlatılan tartışmalara Başbakan Erdoğan da katılmakta gecikmedi!
Hem de ne katılma!
Beyrut dönüşü uçakta yaptığı açıklamada olayı "Densizlik" olarak değerlendiren Başbakan Erdoğan ın partisinin Kadın Kolları kongresinde yaptığı konuşmada da ilginç satırlar var!
Bakın o konuşmada neler diyor:
"Kimse kimseye inancını ya da siyasi görüşünü dayatma hakkına sahip değildir. Biz laikliği sistem olarak sadece savunmuyoruz. Aynı zamanda yaşıyor ve yaşatıyoruz. Siyasi pratiğimiz bunun en açık ispatıdır. Partimizi oluşturan her kademeden kadroların çeşitliliği işte ortadadır. Laiklikten geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Bunu isteyen de esasen yoktur. Ve bu konu bugünün konusu da değildir. On yıllardır hatta asırlardır ne yazık ki farklı şekilde bu konular gündeme getirilmiştir.
Türkiye o noktayı çoktan aşmıştır. Mesele laiklik değil mesele yaşam biçimimizdeki farklılıklar da değil. Mesele başı açık ya da kapalı olmak, içki içip içmemek hiç değil!"
Başbakan Erdoğan ın bu açıklamaları da gösteriyor ki hiçbir şey mesele(!) değil!
Çünkü Türkiye günümüzde "O noktayı çoktan aşmış" durumdaymış!
Peki, o nokta neresi
Mesela Millî Görüş gömleğinin sırttan çıkarılıp atıldığı an "O nokta" diye tarif edilen an olabilir mi
Mesela "Biz değiştik" denilen an "O noktayı" tanımlayabilir mi
Ya da lanetlenmiş faizin çağın realitesi olarak kabullenildiği an "O nokta" diye bahsedilen an olabilir mi
Hangi an "O noktayı" tanımlıyor, bilemiyoruz.
Belki biri, belki de hepsi!
Ama bilinen o ki, o noktayı aştıktan sonra her şey çok değişiveriyor!
Ve ağızlardan "Densizlik" lafları dökülüveriyor!
İstanbul daki otelin müşterileri arasında yabancı-yerli diye ayrım yapması ve yabancıya içki servisi yaparken yerliye içki servisi yapmaması dine ne kadar uygun bir davranıştır bunu da bilemiyoruz.
Konunun ehli yani din uleması yorum yapabilir.
Ancak kesinkes bildiğimiz bir şey var, dinimiz hem içki içilmesini yasaklamış hem de alınıp satılmasını, bir yerden bir başka yere naklini yani ticaretini yasaklamıştır.
Dinin böylesine açık hükümleri varken Başbakan Erdoğan ın "Densizlik" değerlendirmesinde bulunmasını kendi açısından büyük bir talihsizlik olarak yorumluyoruz.
Ve yeniden dönüyoruz "O nokta" tanımına!
"O nokta"yı aşmadan önce içki servisi yapanlar için kullanılabilecek kelimeler arasında "Dinsizlik" gibi bir kelimeyi de sayabilirdik.
Ama "O nokta" aşıldıktan sonra olaya şimdi sadece "Densizlik" olarak yaklaşıldığını müşahede ediyoruz.
"O nokta"nın hangi nokta olduğu şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu