“Terör örgütünün dağlarda 86 teröristi kaldı. Burada, Kahraman Çorum'da huzurunuzda söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dağlardaki teröristin ayakkabı numarası dâhil, her şeylerini bilmektedir. Bu 86 teröristi Cumhuriyet’in 100. yılının bitişi olan 29 Ekim 2023'te tamamen ortadan kaldırmazsak namerdiz.”

Bu ve benzeri cümleler sizin de kulaklarınızda yankılanmıyor mu?

Unuttunuz mu numaradan yaptıkları bu tür yalan cümlelerini, sahip oldukları güçlü yayın organları ile köpürterek halkın büyükçe bir kesimini kandırıp seçimler kazanmışlardı.

Başka yalanlardan numaraları da vardı:

Siciline, “Terörle iltisaklıdır” notu koyarak Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu’nun yurt dışına çıkmasını yasaklayacak kadar iftiralar atmışlardı.

Meydanlara çıkıp “Saadet Partisi PKK’yı meclise taşıdı” ve de “Genel Başkan Karamollaoğlu PKK ile anlaştı, bu anlaşma metnine imza attı” türünden iftiralar savurmuştu bu numaracılar. Bu sözlerin yalan ve iftira olduğunu yüksek sesle haykıranları mesela Yıldıray Çamlıca isimli Milli Görüşçüyü apar topar gözaltına aldırıp mahkemelerde süründürmüşlerdi. Halen de peşini bırakmadılar. Böylece onun şahsında Milli Görüş’ü karalayarak ve bu tür yalanlarla numaralar çekip yandaş basınlarında gerçekmiş gibi köpürterek seçim kazanmışlardı bunlar.

Terör ve teröristler konusunda daha nice temiz ve mert insanlara iftiralar atmışlardı. Rakip ittifak mensuplarını montaj videolarla terörist gösterdiklerini, rakip lider ve kadrolara iftiralar attıklarını, masalarının altında teröristler olduğunu yandaş basın organlarında numaradan köpürterek seçimler kazandıklarını unuttuk mu?

Bu tür yalan ve iftira numaraları hem dinimizde, hem örf ve adetlerimizde gayr-i meşru değil midir? Gayr-i meşru metotlarla kazanılan yani temeline haram konulan makam ve mevkilerin kendilerine ve millete hayrı dokunur mu? 23 yıldır hayırlı bir netice alınabilmiş midir?

Şu hale bir bakın:

Yüzde 50 faiz, dünyada rekorlar kıran en yüksek derecede enflasyon, sürünen ücretliler, açlık sınırının altında debeleyen halk, zengin edilmiş bir avuç rantiyeci, güvenli gıdaya ulaşamayan insanlarımız, işsiz kitleler, israfa batırılmış bir yönetim, borca batırılıp taksitlerini dahi ödeyemeyen bir maliye teşkilatı, bütçe açıkları ve faiz ödemeleri katlanarak büyüyen, parasının değeri kalmamış bir mali yapı, parçalanıp, dağılmış aileler, toparlanamayan eğitim sistemi, hedefi Türkiye olan katil İsrail’in levazım ve istihkâm destekçilerine dur bile diyemeyen yetkililer, limanlarında ve havaalanlarında düşmana lojistik ve silah desteği veren vasıtaların cirit attığı bir ortam, Cumhurbaşkanımıza “ahmak” diye alenen hakaret edenlere bile “dostum” diye hitap etmek zorunda bırakılan yöneticilerimiz ve daha neler neler…

Bu kadroların en son numarası ise hepsinden daha aşağılayıcı:

Ülkede barış ve huzuru sağlamanın başka yolu kalmamış gibi, ömür boyu hapse mahkûm olan teröristbaşını hapisten çıkarıp, TBMM’ne getirip bütün dünyaya işittirecek konuşmalar yapmasını sağlamak. Daha ileri gidenlerin ise onu milletvekili yapmak fikirleri bile var. Eğilin de kulağınıza fısıldayalım, “Teröristbaşını cumhurbaşkanı seçtirme hedefimiz var” derlerse şaşmayın.

Daha da enteresanı var:

“Bu 86 teröristi Cumhuriyet’in 100. yılının bitişi olan 29 Ekim 2023'te tamamen ortadan kaldırmazsak namerdiz” demişti ya. Biz bunlara “namertsiniz” demiş olsak suç kapsamına sokarlar. Şimdi o “ayakkabı numaracısı” ne diyor biliyor musunuz?

“Terörist başının TBMM’ye getirilip konuşturulması teklifi Türkiye için büyük bir fırsattır!”

Çevrilen numaraları hâlâ anlayamayan var mı?

Var mı?

 ZAMANE POLİTİKACISI

 Yalan dolanla oy alıyor,

Yalan dolanla oyalıyor.

 Ekrem Şama