“Kız kardeşim Sara

Gösterdiğin başarı, akılları durduracak kadar büyüktür. Ailemizin en becerikli insanı olarak sana hitap etmekten büyük zevk ve mutluluk duymaktayım.

Biliyorsun ki arkadaşlarımız ve dindaşlarımız bu topraklara, bize vaat edilen ve bizim olan bu kutsal vatana hicret edip, yerleşme için her fedakarlığı göze aldılar. Yeryüzündeki bütün Musevi oluşumları, Musevi basını, Musevi hazineleri bu iş için seferber oldu. Milyonlarca altın bu uğurda harcandı. Milyonlarca altın Sultan Abdülhamit’e teklif olundu. Buna şiddetle karşı çıkan Osmanlı Padişahı tahttan indirildi. Yarın Türklerin ellerine yeni bir fırsat ve kuvvet geçse sonumuz kötü ve vahim olur.

Fakat endişe duyma. Dünyanın bütün köprü başlarına ve bütün servetlerine sahip olan bizler artık o karanlık günlere dönmeyeceğiz.

Sen Filistin’deki Siyon öncülerine şunu duyurmalısın; Her yuvadaki kadın, erkek, genç kız, çoluk  çocuk, Türklerin bu topraklardan uzaklaştırılması için çalışmalıdır. Genç kızlar namus ve iffetlerini bu topraklar için vereceklerdir. Genç erkekler, bu topraklar için kanlarını akıtacaklardır. Zenginler servetlerini, mal ve mülklerini bağışlayacaklardır. Yüzyıllardır süren kötü günlerin bir daha geri dönmemesi ve Davut saltanatının kurulması için bunlar gerçekleşip yapılmalıdır. İngilizler şu anda bizimle beraber olmakla birlikte, yarın Rusların, Fransızların veya diğer müttefiklerinin baskısı altında kalabilir ve bize verdikleri sözden vazgeçebilir.  Siyasette belli olmaz.

Biz başkalarına değil, kendi gücümüze, kendi imkanlarımıza dayanarak hareket etmeliyiz. Bu itibarla teşkilatımız bir an önce Türk Arap düşmanlığının kıvılcımlarını bütün Arap yarımadasına saçmalıdır. Her tarafta Araplarla- Türkler boğaz boğaza gelsin.” 

***

Geçen haftaki yazımda, Nili Kızları isimli, tamamen kadınlardan oluşan gizli bir istihbarat örgütünden bahsetmiştim. Örgütün ilk kurucusu Yahudi asıllı Sara Aranson’du.  İşte yukarıda okuduğunuz mektup, Yahudi asıllı İngiliz kadın ajan Simone’nin, Sara Aranson’a yazdığı mektuptur. (Kaynak: Sema Ok. Kadın Casuslar)

Bence bu mektup, sadece coğrafyamızın trajik hikayesini değil, aynı zamanda Milli Görüş’ün kadim mücadelesini anlatıyor. Tabii anlamak isteyene…

Kısaca Beyrut Notlarım

Gökdelen ile gecekonduyu

Tömbeki ile Puroyu

Cüppeli ile Küpeliyi

Çarşaflı ile miniliyi

Ferrari ile Şahin’i

Bomba ile havai fişeği

Aynı anda,  yan yana görebileceğiniz bir çelişkiler şehri,

Bir dilemmadır Beyrut…