Günümüzde gazeteci, yazar, siyasetçi kılığına girmiş bir sürü Lawrance müsveddesi var. Bunların ortak yönlerinden birisi Kürt lobiciliği yapmaları veya azınlıkların hamisi, sözcüsü kesilmeleridir. Londra’da yaşayan Suriyeli Züheyr Salim’in ifade ettiği gibi, bunlar Suriye meselesini Mesih dilini konuşan son Hıristiyan topluluğun yaşadığı Malula’ya indirgiyor ama kimyasal silahlarla ölenlerle hiç ilgilenmiyorlar bile. Ya da Suriye meselesini Kobani meselesinden ibaret görüyorlar. Hatta Kobani’nin düşmesi halinde Üçüncü Dünya Savaşı’nın patlak vereceğini tasavvur edenler var. Sözgelimi İngiliz gazetesi Mirror şöyle bir başlık atabiliyor: “ISIS: Terror experts fear World War Three’ if Kobane falls to Islamic State/ Uzmanlar uyarıyor: Kobani IŞİD’in eline düşerse Üçüncü Dünya Savaşı patlak verebilir.” Musul düşüyor kimsenin kılı kıpırdamıyor. Sanaa düşüyor yine oralı olan yok. Kobani düşünce dünya savaşı çıkıyor! PYD ve PKK’nın kerameti nedir Buna mukabil IŞİD, Kobani’ye PYD ve YPG’nin gelecekteki Haçlı saldırılarının hazır destek kıtası olacağı için saldırdığı açıklamasında bulunuyor. Kendine göre önleyici bir operasyon. Mahmut Muhammed Şakir’in dediği gibi üç boyutlu bir saldırıdan bahsetmek mümkündür. Bunlardan birisi oryantalist saldırıdır. İkincisi ise misyonerliktir. Üçüncüsü de sömürgeciliktir. Misyonerlik ve oryantalizm sömürgeciliğin keşif kolları ve araçlarıdır. Sömürgecilik ajanlarına ise Lawranceler diyoruz. Bunlardan birisi olan ve Danielle Mitterrand’ın yerini dolduran Fransız filozof parçası Bernard Henri Levi, Kobani’nin düşmesi halinde Türkiye’nin NATO’dan atılması gerektiğini savunuyor. Demek ki NATO PKK’yı korumak ve kollamak için var. Beğenmiyorlarsa NATO’ya Kürtleri alsınlar. Zaten fiiliyatta onları Türkiye’nin yerine ikame etmiş bulunuyorlar. Haçlı-Siyonist kırması Levi Türkiye’nin Avrupa’daki geleceğinin de Kobani’ye bağlamaktadır.
*
Bu Siyonist çocuğu Kürt Lawrance’i Levi’nin açıklamalarını, IKBY’nin bağımsızlık ilan etmesi halinde İsrail’in ilk tanıyan ülke olacağına dair İsrailli liderlerin açıklamalarından bağımsız değerlendirmek mümkün mü Elbette değil. İslam dünyasını bölmek parçalamak daima İsrail ve hamilerinin lehinedir. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry IŞİD’e karşı oluşlarını onun bölücülük vasfı taşımasına bağlamıştır. Bunun iki gerçek nedeni olabilir. Doğru ya da yanlış bir İslami klişe taşıması ve onun dışında İslam adına devlet ilanıdır. IŞİD’in bölücülüğü kırmızı çizgi oluyor da 1992 yılından itibaren ABD’nin Kürtleri bölünme yönünde teşvik etmesi, ayartması neden aynı kapsama veya suç kapsamına girmiyor Kerry suçladığı şeyi yapıyor. Demek ki, Kürtlerin bölücülüğü IŞİD’in bölücülüğünden farklı. Zira onlar övündükleri gibi bölgede seküler bir eğilimi temsil ediyorlar. Laik yapıları da sol fikriyatıyla entegre olmalarından kaynaklanıyor. Bu durumda ABD solcu Kürtlerin bölücülüğüne razı ama doğru yanlış ortaya İslamcı bir kimlikle çıkan IŞİD’in bölücülüğüne razı değil. ABD bunu hep yapıyor. Sözgelimi Sudan’ı parçalayan süreci sahiplenen ABD olmuştur. Güneyin kuzeyden ayrılması sürecine kirvelik yapmıştır. IŞİD olunca gaza değil frene basıyor.
*
Belalımız Danielle Mitterrand’ın mirasını devralan Bernard Henri Levi ismindeki filozof kılığındaki soytarı, kılıksız Fransız Lawrance 2011 yılında da Bingazili devrimcilerle temas kurmuş ve Sarkozy ile temaslarını sağlamıştı. Neye karşılık Kaddafi’den kurtulduktan sonra yeni dönemde İsrail’i tanıyacakları sözüne karşılık. Görüldüğü gibi Lawranceler bölgede cirit atıyorlar. Bernard Henri Levi Bosna’da karşımıza çıkmış sözde Boşnakların hamiliğini yapmıştı. Ardından Libya’da İsrail-Fransa ortaklığı namına harekete geçmiştir. Şimdi ise başımıza Kobani havarisi veya kahramanı kesildi. Türkiye üzerinden Kürtlerin hamisi pozisyonunu ihraz etmek istiyor. Bizim sırtımızdan Kürtçülere patron olacak. Bunun ekmeğini yiyecek. Kürtçülerle senli benli olan Alman Lawrance Claudia Roth da Türk yetkililerinin PKK ile IŞİD’e aynı kefeye koymalarına çok bozulmuş, pek içerlemiş. Demek ki PKK’ya onların gözüyle ve penceresinden bakacağız. Onlar Kobani’yi Diyarbakır’dan bir önceki PKK kalesi yapma azmindeler. Orada paralel başkent rüyası görüyorlar. İçerideki mankurtlarla birlikte Türkiye’nin altını oymaya çalışıyor. Bizi kazansak da kaybedeceğimiz bir savaşa sürüklüyorlar.