Yirmi yıldır iktidar koltuklarında oturanlar neden arzu ettikleri başarıyı bir türlü yakalayamıyorlar?
Kısacası neden başarısızlar?

Neden olacak bu soruyu cevaplamak için kendilerine örnek olarak aldıkları isimlere bir bakın yeter!
O zaman başarısızlıklarının sebebini siz de anlayacaksınız!
Uzun bir süredir yaşadıkları sıkıntılı günleri atlatabilmek ve yeniden taraftar toplayabilmek için büyük bir arayış içindeler!

Kendilerine “doğruları söyleyenlerden” hiç hoşlanmadıkları da kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçek!
“Evet, efendim” ve “isabet buyurdunuz” diyenleri etraflarına toparlıyorlar!
Sonra da kendilerini bu çerçevenin içine hapsediyorlar.

Hâl böyle olunca da kendilerine örnek olarak bula bula geçmiş dönemlerin başarısız isimlerini buluyorlar.
Ve de onlardan medet ummaya başlıyorlar.

Allah aşkına Tansu Çiller gibi toplumda kayda değer bir karşılığı bulunmayan bir isim AKP’ye ne kazandırabilir?

Ama arkadaşlar o kadar çaresizlikler ki Çiller’e bile yeni bir isimmiş gibi dört elle sarılıyorlar.
Çiller de bunların dolduruşuna gelerek açıklama yapıyor.
Ve “milletimi özledim” diyor!
Çiller’in milleti özleyip özlememesi bizim açımızdan bir mana ifade etmiyor.
Çünkü asıl olan milletin Çiller’i özleyip özlemediğidir!
Milletin içindeyiz, toplumun içindeyiz bir Allah kulunun Çiller’e özlem duyduğunu görmedik.
Millette böyle bir arayış yok, beklenti yok!

Tabir caizse kimi iktidar mensupları kendi aralarında gelin güvey oluyorlar! Bir yandan “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”i savunan muhalefeti eskiye dönmekle ve 28 Şubatçı olarak suçlarken bir yandan da “darbe koalisyondan daha iyidir” diyen Çiller’in aralarına katılması ile övünüyorlar.
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Ama başarısız kadroların ufukları bu kadar!
Kendilerini başarıya götürecek yollara hasretler ama bir türlü göremiyorlar. Ve bula bula kendileri gibi başarısız olanları buluyorlar.

Ne diyelim?
Demek ki siyasi nasipleri bu kadarmış! Neden başarısızlar şimdi daha iyi anlıyorsunuz değil mi?