Benim çocukluğumda western filmleri revaçtaydı. Beline
silahını koyan, önüne geleni öldüren, hiç kimsenin kendisinden hesap sormadığı
kendi kanunlarını yapan kovboylar çok büyük kahramanlardı. Beyaz Adam,
Kızıldereliler ile savaşında hep haklıydı. İşin tam tersi bir şey olduğunu
büyüyünce öğrendik. Meğer Beyaz Adam, Kızılderelilerin yaşam alanlarını,
topraklarını, hatta kimliğini bile elinden almıştı. Bizim gibi 3. dünya
ülkelerinde pek matah bir şeymiş gibi izlenen western filmleriyle bu işgalcilik
mazisine meşruiyet kılıfı giydirilmeye çalışılıyordu vesselam.
Amerika kıtasında bir ırkı tamamen yok eden Beyaz Adam,
daha sonra Dünyanın Jandarması olarak, Ortadoğu yu da dizayn etmeye
çalışacaktı. İslam dünyasında lider olma idealiyle hareket etmesi gereken
Türkiye ye ise bu işgalci adamlara, yalancı, düzenbaz, entrikacı kovboylara
stratejik müttefiklik yapma işi düşüyordu.
Bugün Ortadoğu cayır cayır yanıyorsa, anaların gözünden
yaş eksilmiyorsa, her gün dul, yetim, öksüz ve geleceğinden endişeli onbinlerce
insan ellerini Rablerine açıp, Esed e, zalimlere beddua ediyorsa , bu vebalin
temelindeki hazin gerçekleri iyi anlamamız, okumamız gerekir. DAEŞ belasını
Ortadoğu nun başına kim sardı Irak işgalinin temelinde ne vardı Irak işgalini
Siyonizm in Arz-ı Mev ud hesaplarını doğru şekilde okumadan analiz etmemiz
mümkün müdür Biz hâlâ sivrisineklerle, eften püften işlerle oyalanıyoruz. Ne
olmuş DAEŞ, Kilis e füze göndermiş, iki eve isabet etmiş, üç kişi şehit olmuş
Bunlar sonuç. Peki, sebep ne Bu zihniyetle, bu kafayla ve bu anlayışla DAEŞ in
Kilis e veya sınır bölgelerimizdeki diğer yerleşim yerlerimize füze göndermesi
ve insanlarımızı öldürmesinin önüne geçebilmek mümkün mü Sınır harekâtı niyet
olarak hep kenardaymış Girince ne olacağı bilinmezmiş Biz de obüslerle DAEŞ
mevzilerini vuruyoruz, manga manga DAEŞ li öldürüyoruz Ama hastalığın kesin
teşhisini konulmadığı için, çözüm bir türlü gelmiyor. Kilisliler, devletten
bağırarak, çağırarak yardım talep ediyor. Bu kafayla olabilmesi elbette zor,
hatta imkânsız. Pansuman tedbirlerle oyalanıp duruyoruz. Her akşam televizyon
ekranlarında, Kilislilerin ah vah feryatlarını izliyoruz. Devletin tepesinde
Kilis Valisi nin konudan ne kadar muzdarip olduğu öğrenildi. Ne işe yaradı
peki Kilis Valisi, kafasına estiğinde memleketine füze yağdıran DAEŞ lileri
caydıracak nitelikte ne yapabilecek Adamların mevzilerine obüslerle bomba
yağdırıyoruz, umurlarında mı
Herkes kendi derdine düşmüş durumda. Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan, kendisine tüm unsurlarıyla biat edip başkanlık sistemini de
acilen getirecek bir Genel Başkan adayı ve Başbakan ı belirlemenin derdinde.
Ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ayarını bozmuş, rotasını
şaşırmış bir gemi gibi sahile vurmak üzere. Ne yapacağını öylesine şaşırmış
durumda ki, ağzından çıkanı artık kulakları da duymuyor. Ne dediğini bilmiyor
Her söylediği, laf ola beri gele timsali Aileden Sorumlu Bakan a, ağza
alınmayacak tabirler kullanıyor Başkanlık sisteminin getirilmemesi yönünde
kanlı, manlı kalkışmalardan söz ediyor.
İktidarın koltuk değnekliğini başarıyla yürüten MHP de
ise genel merkez kendisini oraya zamklayacak formüllerin peşine düşmüş durumda.
Muhalifler bastırıyor: Kurultay yapalım . Genel merkez direniyor: Yapmam da
yapmam . Çivisi çıkan memleketin mahkemelerinden havsalamızın almayacağı
kararlar geliyor. Allah aşkına Tosya daki, Gemerek teki mahkemelerin MHP nin
kurultayına, Yapılamaz diye tedbir koydurmalarının anlamı nedir Kurultay
yapılacaksa MHP liler yapar, MHP liler seçer, siyasi kaderlerini MHP liler
belirler. Şimdi, iş Yargıtay a kaldı
Yargıtay kararlarıyla siyaset Oh ne âlâ memleket!
Memleket yanıyor! Meclis teki mesai ise,
Dokunulmazlıklar kaldırılsın mı kaldırılmasın mı takvimiyle işliyor.