İttifak çalışmalarında sıkıntı içine giren iktidar partisi Saadet Partisi’ni de kendisinin başını çektiği ittifak içine dâhil etmek için elinden geleni yapıyor.
“Kapımız açık” diyorlar.
“Bütünleşmek istiyoruz” diyorlar.
Bir yandan böyle çağrılarda bulunurken bir yandan rahmetli Erbakan Hocamızı anma törenleri için başkent de cadde ve sokaklara asılan afişleri zabıtalarına toplattırıyorlar.
Erbakan Hocamızın anısına karşı yapılan bu saygısızlık elbette büyük bir infiale sebep oluyor.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı afiş toplatma olayı üzerine yaptığı açıklamada, “Birkaç kendini bilmezin işi” diyor ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını söylüyor.
Ama kamuoyu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından, “Birkaç kendini bilmez” diye tanımlanan kişiler hakkında nasıl bir işlem yapıldığını bilmiyor.
Bu olay gösteriyor sağlığında kendisine tahammül edemeyenler vefatından sonra da anısına asılan afişlere tahammül edemiyorlar.
Evet, bir yandan bütünleşelim diyorlar bir yandan afişlere bile tahammül göstermiyorlar!
Bu şartlarda nasıl bütünleşeceğiz?
Yoksa “bütünleşelim” derken maksatları, “Gelin kayıtsız şartsız teslim olun” mu? Bir taraftan, “İttifakta yer almayanlar milli ve yerli değil” diyerek ötekileştiriyor bir yandan da “hadi bütünleşelim” diyorlar.
Bu çelişkili tavırla nasıl bütünleşme sağlanabilir?
Hem bugün “bütünleşelim” diyerek kamuoyuna sözüm ona birlik ve beraberlik mesajları verenler dün bu bütünlüğü bozup gidenler değil mi?
Milli Görüş Gömleğini sırtlarından çıkarıp atmakla övünenler bu arkadaşlarımız değil miydi?
Hem Milli Görüş gömleğini çıkartıp bir yanlara savurup hem de Milli Görüş’ü artık modası geçmiş yani geçerliliğini yitirmiş bir görüş olarak ilan etmediler mi?
Evet, Milli Görüş’e ait ne varsa hepsinin üzerine bir çizik attılar. Milli Görüş prensipleri yerine Avrupa Birliği ilkelerine dört elle sarıldılar.
Ve gözlerini bürüyen iktidar aşkı ile kapıyı öyle bir çarpıp gittiler ki şimdi dillerinden dökülen bütünleşelim lafı bu yüzden ayakları yere basmayan bir laftan başka bir şey olmuyor.
Bütünleşelim çağrısını ciddiye almak için işin sadece lafta kalmaması gerekir. Arkadaşlarımızın eylemlerinin de bu söyleme uygun hale gelmesi gerek.