Modern kültürün istila ettiği evlerde gençleri büyük

tehlikeler bekliyor.

Öz benliğinden ve değerlerinden uzaklaşan gençler birer

suç aletine dönüşüyor.

Gençlerdeki suç oranında ciddi bir artışın olduğunu

gösteren istatistikler olayın vahametini gözler önüne seriyor.

Suça eğilim nedenleri olarak, aile sorunları ve çağın

getirdiği yeniliklere işaret ediliyor.

Oysa gençlik sorunlarının artmasında yan varyantların

büyük etkisinin olduğu düşünülse de, birinci neden bu çocukların ahlak ve

maneviyat yönünden yoksullaşmalarıdır.

Zira Allah inancı ve ibadet bilinci gençleri suç

odaklarına sürüklenmekten ve fıtratlarından kopuk bir hayata itilmekten

koruyor.

Özellikle namaz gencin çevre ve kendisi ile yaşadığı

çatışmayı ortadan kaldırıyor ve ona sukut veriyor.

Gençlerin büyük bir kısmı namazın asli vazifelerimizden

biri olduğuna inanıyor. Fakat nasıl olsa kaza yaparım ya da ileriki yaşlarda

telafi ederim düşüncesi ile savsaklayabiliyorlar.

Bu durum gencin özünden uzaklaşmasına ve insani

hasletlerinin zayıflamasına neden oluyor.

Genç zaman içinde yaşadığı gibi inanmaya ve bu çarpık

düşüncesini savunmaya başlıyor.

Nefisle gönül arasında gidip gelen genç her türlü

tehlikeye açık durumdadır. Zayıf kaldığı noktalarda nefis galip gelir fakat

genç yenilgiye uğradığının farkında dahi değildir.

Namaz ise genci nefsinin yönlendirmesine karşı korur ve

güçlü bir dirilişle özüne döndürür. O yüzden çocuklarımıza erken yaşlarda namaz

bilinci kazandırmalıyız.