Peygamberimizin (sas) Abdullah ibni mes ud a: Her kim

gecesinde Bakara suresinin sonundan iki ayet okursa ona yeter demesi.  Akabat-übnü Amir e: Bakara nın sonundaki iki

ayeti oku; onlar bana Arş-ı ala nın altındaki hazineden verildi gibi

sözleriyle Amenerrasul diye meşhur ayetleri özellikle yatsı namazından sonra

okuyor veya dinliyoruz. İmam efendilerin bunları mihrapta okumasını fırsat

bilerek cemaatin ezberlemesi ve yatağına girdiği zaman okuması çok iyi olur.

Olur, amma manasını anlıyorsa çok iyi olur, yoksa çok iyi olmaz, iyilikte

kalır.

Öyleyse imamlarımız bu ayetleri zaman zaman açıklamalı

yorumlarını yapmalı ve cemaati tatmin edecek şekilde yorumlamalıdır. Birinci

ayette söz konusu edilen imanın güvenmek manasına geldiği de

açıklanmalıdır.  Zira buradaki imanın

güven manasına geldiği mü minler de inandı ifadesinden anlaşılmaktadır. Mümin

zaten inanan demektir; öyleyse müminler inandı demek pek mantıki olmaz. İman

kelimesinin içinde güvenmek de vardır. Öyleyse buradan hem Peygamberimizin ve

hem de diğer inananların Allah ın gerektiğinde kendilerini koruyacağına, onun

kitabının bizi selamete çıkaracağına güvenmeleri, Peygamberlerinin de

ümmetlerine en doğru yolu, huzur yolunu gösterdiklerine inanıp güvenmeleri,

meleklerin de günahlarını yazdıkları gibi sevaplarını da bir eksik bırakmadan yazacaklarına

ve gerektiğinde Allah ın emriyle kendilerini tehlikelerden koruyacaklarına

güvenmeleri gerektiği anlaşılır. Eğer bir insan Kur an ve Peygambere inandığı

halde ayet ve hadislerin Müslümanlara hem dünyevi ve hem de uhrevi huzur

getireceğine güvenmiyorsa, dünyevi kalkınma için Kur an ve hadis-i şeriflerin

yeterli olduğuna inanmayan iman etmiş olmaz.

İkinci ayette Allah ın kimseye gücünün yetmediğini teklif

etmeyeceğine ve teklif ettiklerinin de kulun gücü derecesinde olduğunu kabul

edip onları yapmaya gayret etmelidir. Gücümüzün yetmediği hususlar zaten

açıklanmaktadır.

Bu ayetin sonunda Rabbimize hitaben: Sen bizim

Rabbimizsin bize kâfirlere karşı yardım eyle ifadelerimize rağmen onlara karşı

Allah bize yardım etmiyorsa oturup veya bir araya gelip düşünmemiz gerekir.

Kanaatime göre Allah ın bize yardım etmeyişinin sebeplerinden biri okuduğumuz

veya dinlediğimiz ayet ve surelerin bize verdiği mesajı merak edip vermeyişimiz

veya almayışımızdır. İmam efendiler müsait oldukça okudukları ayet ve surelerin

manalarını açıklamalı güncel yorumlarını da yapmalıdır. Cemaatin sıkılacağı

endişesini taşıyorlarsa haftada bir vey en az ayda bir mutat aşirleri okumadan

manalarını açıklamayı tercih etmelidirler.

Haşir suresinin son üç ayeti hem sabah ve hem de akşam

namazlarından okunmaktadır ki bunca okunmasına rağmen cemaatin bu ayetlerin

manasını bilmemesi ne imam efendilere ve ne de cemaate yakışacak bir durum

olamaz. İmam efendiler ayrıca özel olarak okudukları mihrabiye denilen aşirleri

de zaman zaman açıklamalıdır. Fazla zaman almak istemiyorlarsa mihrabiyeleri

bazen namaz içinde zamm-ı sure veya zamm-ı ayet olarak okuyup namazdan sonra:

namazda okuduğum sure veya ayetleri açıklıyorum diyerek açıklamalıdırlar.

Sonunda da namazda okunmuş olmaları dolayısıyla orada verilen mesajların

mutlaka alınması gerektiği de cemaate bildirilmelidirler.

Cemaat zaman zaman imam efendiden okunan aşir veya

surelerin açıklamasını istemelidir. Bu istek onlara iştah veya güven verecek,

çekinmeden açıklama yapacaklardır.