İnsanları birbirine bağlayan bağlar nelerdir, neler insanlığın önceliğidir? Bu, insanlığın en genel durumu. İnsanları birbirine bağlayan bağların, ilişkilerin süreci nedir?

Yeryüzünde dinler, dinlere bağlı medeniyetler, o çevrede oluşan kültürler bulunuyor. Akrabalıklar ile olan kan bağları, soy ilişkileri ve çevre ilişkileri de insanları bağlayan bağlar. Küçük oluşlardan büyüğe doğru daireler oluşuyor. İnsanların hızlı evrilmeleri söz konusu. 

Kan illiyetlerinin ilişkileri nereye kadardır? Türkler örneğinden yola çıkarsak: Müslüman Türkler, Macar Türkleri, Yahudi dinine bağlı olan Karaşin Türkleri. Bunların birbirleriyle olan yakınlıkları nereye kadar sürebilir? Müslüman Kürtler ile paganizme sapanları, Hıristiyan olanları ya da ateist olanları aynı tutabilir miyiz?

Anadolu sınırlarında bulunan insanların birbirleriyle olan ilişkileri, bağları nereye kadardır? Bu son sorumuz bile konumuzu anlamaya, anlatmaya yeterli.

Batılılaşma ile ayrışmalar çoğaldı ve derinleşti. Kavimler, yani ırklar, mezheplerin çatışma alanlarına dönüştürülmesi, siyasal ideolojiler, yabancı kültürlerin magması, mahallecilik, şehircilik, spor kulüplerinin farklılıklarının çatışma odaklarına dönüşümü gibi alabildiğine genişleyen ayrışmalar. Bunlar her geçen gün derinleşmeye hazır odaklar.

Küçük yerleşim birimlerinde insanların komşulukları elbette bir bağ. Ancak akidevî anlamda bir takım farklılıklar var ise aralarında bir mesafe olur. Bu, kaçınılmaz. Daha büyük olanlara doğru gidildiğinde ilişkiler sınırlanıyor. Mahalle komşulukları ve ilişkileri. Onların bir birbirleriyle olan bağları çok da sıkı olmuyor. Büyük kentlere geçildiğinde durum çok daha daralıyor. Büyük apartmanlar, rezidanslar, siteler ile çerçevelenen ve giderek daralan bir dünya oluşuyor. Bu dünyada insan ilişkileri tamamen bireysel. Çıkar varsa bağ da var. Asansörde birlikte olan insanların birbirlerine selâm ile esenlemeleri bile söz konusu olmuyor.

İnsanların gönlen birbirlerine bağlanmalarını sağlayacak tek şey din ve onun etrafında oluşan uygarlık, onun içindeki farklılıkların getirdiği kültürel oluşlar. Aynı safta bulunan insanların elbette birbirleriyle yakınlıkları var. Aynı din olgusu içinde Allah sevgisi ve bağlılığı, Peygamber sevgisi ve o halkaların getirdiği bağlar. Bunlar hiçbir zaman ayrıştırıcı değil bütünleştiricidir, çıkar söz konusu olmuyor. Yüzyıllar önce yaşamış ve bir medeniyetin kuruluşuna öncülük etmiş, Allah’tan insanlığa olan mesajları iletmiş bir Peygamber. Bu, hiçbir zaman bir put değil. Onun için tapınmalar olmuyor. Onu, Hıristiyanlar gibi Tanrı konumuna koymuyor putlaştırmıyor. O bağ sadece sevgiye ve muhabbete dayalı. Dinî kural ve gelenekler birbirine bağlayıcı en temel unsurlar. Hatta yardımlaşma, birlikte olma gücü.

Din devreden çıktıkça insanların ayrışmaları arttı, kopuşlar hızlandı. Dünyevilik bir rekabete, hırsa büründü. Bununla insanlar sadece kendilerini görür oldular. Siyasal ayrışmalar alan daralttı. Bunlar liderlerin vizyonları ve çapları ile çerçevelendi. Onlar kendilerini din adına ya da yabancı kültürler adına bir yere konumlandırdıklarında diğerlerini öteleyici, dışlayıcı ve hatta düşman gibi görücü oldular. İnsanların birbirlerinden uzaklaşmalarına neden oldular. 

Yabancı kültürlerin yapıları üzerinde, onların kurallarıyla yaşama çabası insanı kendini kurtarma, ayakta tutma alanları oluyor. Değiştirici ve dönüştürücülükten uzaklaşılıyor. Din, bir sevgi bağıdır. Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler, Budistler ve diğerleri büyük bütünlüklerdir. Onların etrafındaki oluşlar bir bağla birbirlerine bağlıdırlar. Savaşlar ve çatışmalar da buradan doğmakta.

Müslümanlık bütüncüldür, bütün insanlığı kuşatır. Kuralları insanlık yararına. Yasakları ve serbestîleri de bununla ilgili. Örneğin alkol haram bütün insanlık için zararlı. Zina ve onun sonuçları da öyle. Bu örnekler çoğaltılabilir. İslâm düşüncesinde Allah bütün insanlığı kuşatır. Âlemlerin Rabbi’dir O. Hıristiyanların Tanrısı, babası gibi değil. Ya da Yaruşşalimin Yahudilerin tanrısı gibi özel de değildir. Müslümanların bağı güçlü ve sağlıklı. Sevgisi de bundan doğma. O, insan teklerinin sevgisi ile sınırlı değil. Kuşatıcı. Kavrayıcı ve sarıcıdır.