Geleneksel hale gelen İstanbul’un fethi kutlamasıyla eş zamanlı yapılan Müslüman Topluluklar Birliği Yıllık Kongresi İstanbul’da yapıldı. 1970’li yıllardan beri yapılan toplantı kurumsal formatta 22. defa icra edildi.
Kongrede sunulan tebliğler, müzakereler değerlendirmeler hepsi birbirinden önemli ve içerikliydi. Yurtiçinden ve yurtdışından onlarca kişi tebliğ sundu.
Başlıklarıyla da olsa müzakere konuları gazetede yayımlandı. Tv5, programı büyük ölçüde canlı yayınladı. Kongre finalinde katılımcıların, stadyumdaki İstanbul’un Fethi kutlamalarına katılmaları tam anlamıyla programı taçlandırıyor. Yurtdışı gezilerimizde, Türkiye’ye övgülerinden bahsederken yıl boyu Fetih coşkusunu yaşamak için ESAM toplantılarını sabırsızlıkla beklediklerini biliyorum.
Geçen yıl çok sayıda ülkeden gelen katılımcılar büyük bir şevkle kendini Arap baharı devrimcisi olarak tanıtıyordu. “Biz başardık” der gibiydiler. Bu yıl o heyecan yoktu. Umarım, seneye daha kötü bir gelecekle karşılaşmayız.
Kongrenin içeriğinden önce, amacına ilişkin Mısır delegasyonundan İhvan- Müslimin’in eski lideri Mehdi Akif’in şu sözleri dikkat çekici “Allah Erbakan’dan razı olsun. Büyük bir inat ve ısrarla bu toplantıları organize ediyordu. Allah’a şükür bereketini şimdi tüm dünyada görüyoruz. Biz, sizin Refah Partisi döneminde Erbakan’la yuvarlak masada toplanıp bu organizasyona üye olma şartları belirledik. Beş kriterimiz vardı. En önemlisi silahlı mücadele içinde olmayan cemaatlerle işbirliği yapacağız dedik. Kurduğumuz ortak komisyonla başvuruları değerlendiriyor, şartlarımıza uyanları çatımız altına alıyorduk. Kısa sürede dünya çapında 500 cemaat/organizasyon üyemiz olmuştu. Ortak parolamız İslam Birliğini kurmaktı.”
Mehdi Akif biraz duraksayıp acı bir tebessüm ederek sözlerini tamamlıyor. “Maalesef fırsat vermediler. Batılı siyonist emperyalistler bu toplantılarımızın önemini kısa sürede keşfettiler. Bu oluşumu kendileri için tehdit olarak algıladılar. Kısa süre sonra Türkiye’de Erbakan’a siyaset yasağı getirip Refah Partisi’ni kapattılar. Mısır’da bize beş yıl hapis cezası verdiler. Başka ülkelerde başka şeyler yaptılar. Yani bu toplantılar çok önemli. İslam ümmeti birlik sağlamalıyız.”
Bu yıl 59 ülkeden 180 katılımcının iştirakiyle Müslüman Topluluklar Kongresi icra edildi. Üç ay önceki Erbakan Sempozyumunun ardından bu kadar yoğun katılım, önemliydi. Bir katılımcının “Allah sizden razı olsun. Hepimizin bir çatı altında topluyorsunuz. Sayenizde dünyanın neresinde hangi Müslüman topluluk ne yapıyor haberimiz oluyor. Erbakan ölünce bizi bırakırsınız diye korkuyordum!” sözleri toplantının önemini ortaya koyuyor.
Kanaatimizce kongrenin en büyük yararı, katılımcı ülkelere siyasi şuur aşılama gayreti ve tecrübe aktarımı olmasıdır. Bu toplantılar pek çok ülkede İslami camianın örgütlenmelerine de ilham kaynağı olmuştur.
Bu yılki toplantıların üç ana kriz gündemi vardı. Suriye, Bangladeş ve Arakan. Çeşitli çalışma grupları oluşturularak bu konularda görev bölümü yapıldı. Herkes akan kanı durdurmak için ne gerekiyorsa yapılmalı” noktasına gelmişti. İnşallah kısa sürede sonuç alıcı icraatlar ortaya çıkar.