Suriyeli mülteciler ülkemizin hemen her köşesine dağılmış durumda. Dağılsınlar ne olur denebilir ama mesele o kadar basit değil. Ankara’da yaşadığım için öncelikli olarak burada gördüklerimi aktarmak istiyorum. Zaten diğer şehirlerimizde de durum farklı değil.
Gelinen noktada Ankara’nın merkez ve taşra ilçelerinin hemen hepsinde Suriyelileri görmek mümkün. Bazıları az da olsa Türkçe bildikleri için ticaret yapmaya çalışıyor, zengin Suriyelilere ev almak ya da kiralamak için aracılık yapıyorlar. Ama büyük çoğunluk fakirlerden oluşuyor. Bunların belki önemli bir kesimi ülkelerinden gelirken bir miktar birikime de sahiptiler ama dönüşleri uzayınca ellerinde ne varsa bitirmiş durumdalar. Böyle olunca bir kısmı dilencilik yapıyor. Diyebilirim ki Ankara Suriyeli dilencilerin istilasına uğramış durumda. Özellikle cami çevrelerini mesken tutmuşlar. Her caminin önünde birkaç aile el açmış olsa cemaat onların günlük ihtiyacını karşılayabilir. Ama sıraya dizilmiş onlarca insan olunca bir ikisine verseniz diğerlerine veremiyorsunuz. Veremeyince de üzülüyorsunuz. Çünkü eğer insani duygularınızı yitirmemişseniz, “Bana ne bunlardan” diyemezsiniz. Bu bakımdan diyorum ki ülkemize sığınmış insanlara dilenciliği serbest bırakmış olmak misafirperverlik olmaz/olmamalıdır.
Suriyeli mültecilerin sayısı 2 milyona yaklaştı, belki de geçti. Bu kadar mültecinin bırakın ülkemizi dünyanın en zengin ülkeleri bile ihtiyaçlarını karşılamak hususunda çaresiz kalırlar. Buna rağmen hükumet ve millet olarak bu mültecilere kucak açılmış ise o zaman bu insanların harabelerde ya da otogarlarda bank üzerlerinde barınmalarına, sokaklarda dilenmelerine izin verilmemesi gerekir diye düşünüyorum. Kaldı ki bu kadar yabancının ülkenin her köşesine dağılmış olmasının bir takım sosyal sorunlara da yol açması mümkündür. İhtiyaç sahibi bu insanların durumundan istifade etmek isteyenler çıkacak, çeşitli şekillerde kullanılmak istenecektir ki bu yönde çeşitli haberler önce kulaktan kulağa yayılmaya başlamıştı, şimdilerde gazetelerde haber olmaya başladı.
Elbette şu noktada bu insanlara geldiğiniz yere gidin denemez. Ancak, belli noktalarda toplamak gerekiyor. Eğer belli noktalarda toplanabilirse ülkemizdeki yardım kuruluşları da tüm imkânlarını seferber ederek bu insanların ihtiyaçlarını karşılamak için devlete yardımcı olabilirler. Ama ülkenin her yerine dağılmış insanlara yardım kuruluşlarının elini uzatması da ya mümkün olmuyor ya da çok zorlaşıyor. Oluşturulmuş kamplar da fazla bir sıkıntı olmadığı biliniyor ama sokaklardaki insanlar hem kendileri çile çekiyor hem de çevre bundan ciddi rahatsızlık duyuyor. Bu bakımdan tüm yardım kuruluşları ile Hükumet el ele vererek bu insanların belli yerlerde toplanmasını sağlamalıdırlar. Gerekirse bunun için bir seferberlik ilan edilmelidir. Ensar, muhacirleri dilendirerek olunamaz. Yardım kuruluşlarının mülteci kamplarına dönük yardımlar konusunda ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum. Eğer mülteciler belli yerlerde toplanabilirse sanıyorum yapılan yardımlar daha da artacak ve bu yardımlar yerli yerine ulaşacaktır.