Solun 68 nesli ile 78 nesli kendi aralarında iktidara bu hafta mı gelelim yoksa öbür hafta mı gelelim Devrimle mi gelelim yoksa evrimle mi gelelim tartışması yaparlardı.

Eğitime ağırlık veren Millî Görüş hareketi ise, siyaseti, eğitimi, halka yönelik hizmeti ve Hakk ın rızasını öne alırdı.

Kavgalardan uzak durmaya, okullarını bitirmeye, bir diploma alarak ülke hizmetine ağırlık veriyorlardı.

Sol aydınların kitapları, şiirleri, türküleri, yönetime karşı sert ifadeleri, yurt dışına kaçışları, hapse girişleri bazı İslamcıların da dikkatlerini üzerlerine çekiyorlar ve "Yanlış yolda giden bu insanların cesareti bizde yok" gibi sözler sarf ediyorlardı.

Aradan yıllar geçti. O günün sol aydınları ve siyasileri, Amerikancı oldular. "Defol Amerika" dedikleri sloganı "Aman gitme, bizi İslamcılardan koru" sloganına dönüştü.

Eli nasırlı işçilere şiir yazanlar, eli ojelilere şiir yazıp resim yapıyorlar. Geçmiş günleri hakkında arkadaşlarını kötüleyen kitaplar yazarak, eski arkadaşlarını ve anılarını pazarlayarak para kazanma yolunu deniyorlar. Dolar sayıyorlar, manken soyuyorlar.

İslami kesimden de döndüğünü ifade edenler oldu. Dönüş nedenlerini kitaplaştırdı da, ama eski arkadaşlarına tek kelimeyle kötü bir şey demedi. İslama olan bağlılığının arttığını, geçmişte İslam ı yanlış anladığını yazdı.

Gittiği her cemiyette, partide, dernekte, üniversitede İslam ın tebliğciliğine devam etti.

Hatta bizim ulaşamadığımız, kullanamadığımız mekanları, ekranları, İslam ın anlatımı için kullanmayı başardılar.

İslami cemaatten ayrıldığını ilan eden birine hemen bazıları sahip çıkarak eski liderinin aleyhinde konuşturmaya başladılar ama liderin aleyhinde bir kelime konuşurken İslamı anlatmada iki kelime konuşmaya dikkat ediyor ve böylece ulaşılamayan bazı kesimlere İslami eğitim ulaştırılmış oluyor.

Sol aydınlar, kapitalizmin yıkılması için yurt dışında silahlı eğitim bile almışlardı ama bu günlerde o kapitalistlerin tetikçiliğini yapıyorlar. O günlerin silahı yerine bu kalemleri veya karmaları ile kapitalistlere hizmet sunuyorlar.

Millî Görüş hareketi üç tane Başbakan çıkardı.

O çok satan gazeteler, çok Başbakan düşürdüler ama bir tane yetiştirmediler.

Bütün partilere eski söylemlerini terk ederek İslami söylemlerle halka daha yakın olabileceklerini öğrettiler ve Ahmet Yeseviler, Hacı Bektaşı Veliler, Yunus Emre lerin yolundayız demeye başladılar.

Sosyetemiz bir Umreden gelip öbür Umreye hazırlanıyor.

Adadolu Gençlik Dergisi nin başlattığı bir milyon Kur an bağışı halkımız tarafından büyük rağbet gördü.

Her il ve ilçede yapılan Kur an ziyafetleri bugüne kadar hiçbir etkinliğin toplayamadığı topluluğu bir araya getirdi.

YÖK tarafından eğitimi engellenen İmam-Hatip Lisesi mezunlarının ufku açıldı. Dünya üniversitelerinde okuma yollarını keşfettiler. Daha kaliteli bir eğitime kavuştular.

Kıbrıs ta eğitim gören İmam-Hatip mezunlarının her birine altmış Kıbrıs halkı düşüyormuş. Belki YÖK, bilmeden iyi bir hizmete vesile oldu. Kıbrıs a İslami eğitim yolunu böylece açmış oldu.

Kıbrıs ta, Viyana da, Balkanlarda, Kafkaslarda, Amerika da eğitim görme zorunluluğunda kalan bu gençlerimiz, batıyı doğrudan görme ve dünya Müslümanlarının Üniversite öğrencileriyle tanışma fırsatı buldular.

Yurt dışına gidemeyenler de hiç de hayal edemedikleri ticari faaliyetlere giriştiler ve ellerine geçen ilk ekonomik güçlerini atçıkları kurslarla, burslarla değerlendirdiler.

Hatta bir tanesi bana "Çok para kazanıyorum. Harcamakla bitmiyor. Tuttum ben de bir eğitim kurumu açtım ve Akif in özlediği İmanlı, edepli, liyakatli, vicdanlı öğrenci yetiştiriyorum" demişti.

Her kesimden insanımız, gönlünde yıllardır sakladığı ve bir türlü dillendiremediği İslam ını dillendirmeye başladı.

Doğulu ve batılı yazarların "Üçüncü bin yıl, İslam ın yılı olacaktır" sözünün doğruluğu gözle görülür, elle tutulur hale geldi.

Yeni yılda yeni hizmet alanlarında koşmak ve başarıya ulaşmak ümidi ile.