Geçmişe Bakış:
Osmanlı İmparatorluğu nun en büyük eyaletlerinden biri olan Irak, zenginliği ve ticareti ile meşhur bir bölgeydi. Irak, Batılılar ın ilgisini 18. yüzyıldan itibaren çekmeye başladı. Araştırmalar sonucu Irak ta bulunduğunun belirlenmesi ve aynı zamanda Hindistan yolu üstündeki stratejik konumu dolayısıyla İngilizler, bu eyalete gözünü dikmişti. Irak ve çevresi, Almanlar ın da ilgisini çekiyordu.
1. Dünya Savaşı sırasında, başta İngiliz ve Fransızlar olmak üzere Osmanlı ya dört bir yandan saldıran Avrupa devletleri, Ortadoğu yu hedef almışlardı. Bu dönemde, buralara çeşitli vaatler vererek girmeye çalışan İngiliz güçlerine, bazı arap kabileleri çok yardımcı olmuştur. Arabistan da krallığın kurulmasına yardımcı olan İngilizler, kendileriyle işbirliği yapan "kabilelere" de ödül olarak, biri Irak ta, diğeri Ürdün de iki krallık kurdurmuşlardır.
Hemen söylemek gerekir ki; Irak halkı hiçbir zaman Osmanlı ya karşı isyan etmemiş ve son dakikaya kadar ona sadık kalmıştır. Zaten bu nedenle İngilizler, Irak ın başına dışardan bir hanedan getirmiştir.
1958 e kadar Irak ta hüküm süren Haşimi Krallığı, çok kanlı bir halk ayaklanması ile sona erdi. Ardından General Kasım dönemi ile başlayan askeri diktatörlükler, 1979 yılına kadar devam etti. O yıl, Cumhurbaşkanı El-Bakr ın istifası üzerine, yardımcısı olan Saddam Hüseyin Cumhurbaşkanı oldu. Böylece Irak ta Saddam dönemi başladı. Saddam, uzun yıllar ülkeyi katı sosyalist Baas Partisi ne dayanarak yönetti.
Saddam Hüseyin daha ilk yıllarında, Batılı güçlerin teşvik ve yanıltması, kendisinin de yaptığı çok yalnış hesaplar sonucunda, İran ile 10 yıl sürecek savaş başlattı. Bu savaş, Irak ı büyük zaafa uğrattı.
Hemen ardından, daha da büyük bir stratejik hata yaparak Kuveyt i işgal etti. Saddam Hüseyin, böylece kendi sonunu kendi hazırladı.
Irak, 1990 yılında Birinci Körfez Savaşı sırasında işgale uğradı. Bu dönemden sonra sürekli olarak ABD ve İngiltere nin baskısı altında hareketleri kısıtlandı ve sürekli savaş tazminatı ödemek zorunda bırakıldı. 2003 yılına gelindiğinde, İkinci Körfez Savaşı gerçekleşti. Böylece, ABD ve Koalisyon güçleri Irak ı tekrar işgal etti ve Saddam idaresine son verdi.
İkinci Körfez Savaşı, bilindiği gibi doğruluğu ispatlanamayan sözde istihbarat raporlarına dayanılarak başlatılmış bir savaştır. Birçok Avrupa devleti başta buna katılmak istememiş, Birleşmiş Milletler de müdahale yönünde karar vermemiştir. Lakin, bu raporlara inandığını söyleyen ABD, Irak ı işgal etmiştir. Daha sonra göstermelik güçlerle buna katılan devletlerle birlikte Koalisyon Güçleri ni oluşturmuşlardır. ABD den başka Irak ı işgal eden askeri güç İngilizler e aittir. Böylece İngilizler, 1948 de çıktıkları bu topraklara tekrar işgal gücü olarak geri dönmüşlerdir.
Irak gibi zengin bir ülke, kötü ve hatalı idareler ve idareciler yüzünden mahvolmuştur. Irak halkı hiç bir zaman rahat bir yaşam görememiş ve tabii zenginlikler boş yere heba edilmiştir. Sonuç ise, şu anda dünya nın ibretle seyrettiği silahlar altında demokratikleşmeye (!) çalışan, her gün çatışmalara sahne olan, perişan bir Irak tır.
Durum Tespiti:
Irak ta 15 Aralık 2005 tarihinde silahların gölgesinde ve baskılar altında bir seçim yapılmıştır. Hala sonuçlarının ne kadar sağlıklı olduğu taraflarca tartışılmaktadır. Bu noktaya 3 aşamada gelinmiştir.
* Birincisi, 28 Haziran da yönetimin Yerel Koalisyon Güçlerine devredilmesi;
* İkincisi, 30 Ocak 2005 te gerçekleştirilen ilk seçimler(Sünniler ve Türkmenler büyük ölçüde boykot etmişti).
* Üçüncüsü, 15 Ekim de yapılan Anayasa Referandumu.
Anayasa, özellikle Amerika dan gelen uzmanlar ve bazı etnik kişilerce hazırlanmış ve yine silahların gölgesinde oylamaya sunulmuştur. Demek ki, Irak ta demokrasi şimdiye kadar hep silahların gölgesinde gelişiyor (!) gibi görünmektedir.
Seçim Sonuçları:
Özellikle Irak işgalinden bu yana üstünde çok durulan, çeşitli yollarla alt yapısı hazırlanan ve gerçekleşmesi umulan Irak ta etnik ve dini-mezhepler bazında ayrışmanın kesin çizgilerle ortaya çıkması sağlanmak isteniyor. Nitekim, son seçimde, bu çizgiler oldukça netlik kazanmıştır.
Şu ana kadar elde edilen sonuçlara göre; 275 kişilik parlamentoda, en büyük payı 137 üye ile Şiiler almıştır. Bunu 57 üye ile Kürtler ve en son da 52 üye ile Sünni Araplar takip etmiştir. Türkmenler ise; tamamen etkisiz seviyede kalmış, içlerinden bir kısmı diğer partilerden seçime girmişlerdir.
Kürtler açısından bakılınca, Ocak 2005 tarihli ilk seçimden sonra onlar için çok olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Barzani, Kuzey Irak ta yapılanan Kürt bölgesinin başına geçirilmiş, Talabani de, bütün Irak için geçici koalisyonda Cumhurbaşkanlığı görevine getirilmiştir. Tüm bu gelişmelerde, Kürtler in Batılı güçlerle yaptığı işbirliğinin verdiği kolaylık, ABD ve koalisyon güçlerinin onlar lehine verdiği desteğin de katkısı büyük olmuştur.
Buna karşılık, son yapılan seçimin sonuçlarından ve ileride Şiiler le koalisyon kurma durumuna düşmekten şikayetçi olan Kürtler, neticeden pek de memnun görünmemektedirler.
Araplar kendi aralarında Şii ve Sünni olarak bölünerek, işgal güçlerine karşı direnişte birbirlerine yardım etmemektedir. Böylece, o sırada mücadele eden tarafın ezilip, yenilmesine ve ülkelerinin savunmasının zaafa uğramasına sebep olmaktadırlar. Aralarındaki mezhep farkı çok daha fazla öne çıkmıştır.
Diğer taraftan, Kürtlerin büyük bir kısmı Sünni olmasına rağmen, onlar da ön planda etnik yapıyı tutmaktadır. Şu anda iş başındaki Kürtlerin çoğu "laik" yani seküler olanlardır. Bu da Batılı güçlerin işine gelmektedir.
Türkmenler içinde her iki mezhep de olmakla beraber, Sünniler ağırlıktadır, ama onların da, Türkmen kimliği ağır basmaktadır.
Araplar arasında ki laik guruplar da şu anda iş başındadır.
Bu arada Batılılar, tarih boyunca Irak coğrafyasında yaşamış her topluluktan arta kalan küçük etnik grupları öne çıkartarak, bölgenin adeta pul, pul çözülmesini teşvik etmektedirler.
Irak taki siyasi gelişmelerde etkili olan isimlerden bir tanesi de Amerikan büyükelçisi Zalmay Halilzad adlı, Afgan kökenli bir kişidir. Batılı güçlerin, Ortadoğu ülkelerine yolladıkları elçilerin seçimleri ve etkinlikleri de başlı başına ayrı bir konudur.