Mısır daki darbe
yönetimi bir taraftan sokağın nabzını düşürmeye ve Müslüman Kardeşler ve
taraftarlarını teskin etmeye (takrir-i sükûn vasıtasıyla) çalışırken diğer
taraftan da baskın cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor. Böylece yol
haritasının tamamlanacağını ve ülkenin normalleşeceğini tasavvur ediyor. Amr
Musa gibi vaktiyle Mursi ye efelenenler mevzu bahis olan Sisi nin cumhurbaşkanlığı ise adaylığımız ona armağan
olsun, bizimkisi teferruattır diyorlar. Ya da Sisi Varsa biz yokuz, feragat
ediyoruz diyorlar. Galiba Mısır da siyasetçilerin desteğini almak için en kötü
ve en vahşi olmak gerekiyor. Mısır da dipçik yalayıcılar iki şeyden
hazzetmiyorlar. Birincisi, cumhurbaşkanının sivil olması, ikincisi de dindar
olması. Gök kuralları yere karışamaz diyorlar. Hatta anayasa üzerinde
Ezher in denetleme yetkisine karşı çıkanlar Ezher yer işlerine bakarsa
kirlenir ve misyonundan uzaklaşır diyorlar. Allah ı dünya işlerinden
uzaklaştıranlar Ezher i de siyasi işlerden muaf tutuyorlar! Prof. Nadiye
Mustafa nın ifadesiyle, Ezher de bu durumdan şikâyetçi değil hatta işbirlikçi.
Özellikle Ahmet Tayyip. Bir zamanlar 28 Şubat sürecinde Ezher bizde savaşılan
bir kurumdu. Aslında bizdeki ulusalcılar ve laik kesimler Ezher i içeriden
tanısalar çekincelerini kaldırırlardı. Onlar Ezher i değil Ezher e
gidenleri gördükleri için Ezher i
Türkiye den giden talebeler üzerinden değerlendiriyorlardı. Oysa Ezher;
yönetenleri demektir. Yönetenlere göre şekillenir. Ezher Şeyhi Ahmet Tayyip ile Kemal Gürüz arasında fazla
bir fark olmasa gerek. Mısırlı postal
yalayıcıları, Mursi hem sivil hem de dindar olduğu için hazmedemediler. Körfez dekiler de Arap Baharı nı iki nedenden
dolayı hazmedemiyorlar. Birincisi, halkın iradesini yansıtması ve demokrasi
rüzgârları estirmesi. İkincisi ise halkın iradesi dalgasının İslami kesimleri
iktidara taşımasıdır. Körfezdekilerin ne halka ne de İslami değerlere ihtiyacı
var! Veya kendilerinin onları yeterince temsil ettiklerini düşünüyor olmalılar.
*
Mısır da Sisi nin cumhurbaşkanlığı adaylığı için derinden
ve sinsi kampanyalar yürütülüyor. Ona
doğru kırılmaz bir akış oluşturmak istiyorlar. Mısırlı liberallerin piri
Sadettin İbrahim gibiler Sisi nin aday olması halinde onu destekleyeceklerini
ilan ettiler. Bununla birlikte, Sisi ye karşı derinden bir muhalefet başladı ve
ismi yıpratılma kampanyalarına eşlik ediyor.
2012 anayasasını değiştirme çalışmalarını yürüten
50 likler komisyonunda askeri idare defol şeklinde sloganlar atılması
toplantıların ara verilmesine neden olmuştur. Aynı sıralarda Sisi ve çevresine
zarar veren bir biçimde eski Genelkurmay Başkanı Sami Anan ın günlükleri ve
anıları gündeme bomba gibi düştü. Askeri
çevreler arasında dalgalanmalara neden oldu ve bu vesile ile Sami Anan ın
cumhurbaşkanlığına adaylığı gündeme geldi. Art arda gelişmeler velvelelere
neden oldu. Sami Anan ın orduda hatırı sayılır bir subay çevresi olduğu
sanılıyor. Ayrıca Mısır da, Pervez Müşerref in Pakistan da yaptığı gibi hem
askerliği hem de cumhurbaşkanlığını bir arada yürütme teamülü ve geleneği yok.
Selefi hareketinin ileri gelenlerinden Yasir Bürhami bile Sisi nin
cumhurbaşkanı olmasına bir mani hal olmadığını adaylık için asker elbisesini
çıkarmasının kâfi geleceğini söyledi. Lakin Sisi için işin püf noktası da
burası. Sisi saraya çekilirken arkasından ve kurumunun
sadakatinden emin olabilir mi Orduyu
Sıdkı Subhi gibilerine emanet edebilir mi Şu şartlarda ve şimdilik Sami Anan
cumhurbaşkanlığı seçimleri için Sisi den daha şanslı olduğu bile söylenebilir.
*
Naziler gibi şiddet uygulayan Sisi sızdırılan kasetlerle
can evinden vuruldu. Asker yandaşları bu sadmeyi ve darbeyi hafif atlatmak için
bizzat babacanlığını ve samimiyetini göstermek için kasetleri askeri istihbarat
vasıtasıyla Sisi nin sızdırdığını ileri sürüyorlar! Lakin kazın ayağı öyle
değil. Ordu içinde sızdıran tarafla ilgili soruşturma başlatıldığı gibi iki
subayın da açığa alındığı söyleniyor. Bu kasetler Sisi nin imajını yerle bir
ediyor. Temel gıda maddelerinde devlet desteğinden yararlanan halka sizi gidi
beleşçiler sizi diye hitap ediyor. Karşılığını vermeden hizmet
alamayacaklarını söylüyor. Ayrıca basınına çeki düzen verilmesi ve gemlenmesini
istiyor. Zaten İslami basın susturuldu. Ötekilere de nizamat vermek istediği
aşikâr. Firavunlar Kanalı ve Tevfik Ukaşe ye yaptıkları gibi. Firavunlar ayarı
aldıktan sonra yayın hayatına geri döndü. Ayrıca sızdırılan kasetlerde
Mısırlıların kanını mübah sayıyor ve polisin öldüreceği göstericeler karşısında
yargıdan muaf olacağını söylüyor. Sözcüsü Ahmet Ali nin kadınlar için çok
çekici ve bayanların gönlünü çelici olduğunu söylüyor. Bunun gibi bir sürü
terane! Darbeci Sisi faka bastı ve kendi
silahıyla vuruldu.