Yıllar sonra, sabaha karşı Kahire havaalanına iniş

yaparken, kafamda bulunan türlü sorulara cevap aramaya çalışıyorum. Devrim

sonrası yeni dönemde Mısır acaba nasıldı Değişim ne anlama geliyordu gibi bir

yığın soru.

Havaalanından şehre doğru ilerlerken, gecenin 04.00 ünde

bile parıldayan ışıklarıyla ayakta olan Kahire de, hayatın 24 saat devam ettiği

açıkça görülüyordu. Otele doğru ilerlerken, kontrol noktalarından geçip kuşatma

altındaki özgürlüğün sembolü Tahrir Meydanı na ulaştığımızda manzara biraz

fikir veriyordu.

Çok geçmeden kurumsal anlamda devletin eski yapısıyla

etkin olduğu, ancak yeni döneme ilişkin beklentilerin hayli yüksek olduğu

gözden kaçmıyordu. Mısır, Hüsnü Mübarek yönetiminin devrilmesinden bu yana

henüz geçiş dönemini yaşıyor. Taşlar daha yerine oturmamış.

Özetlemek gerekirse, yeni yönetim yani Mursi ve ekibi,

sultayı/iktidarı tam anlamıyla devralabilmiş değil. Deyim yerinde ise iktidarda

sığınıcı gibi duruyor. Muhalefet tedirgin, bürokratik oligarşi dişlerini

gıcırdatıyor, halkın beklentisi ise büyük. 

Görüştüğümüz İhvan yöneticileri, Türk deyimiyle zafer

sarhoşluğunu henüz üzerlerinden atamamışlar. Yıllarca çektikleri zulüm, bu

yolda şehit olan nice kahramanlar, rüyada görülecek hayallerin, ahirette

bekledikleri rahmetin, dünyada gerçekleşmesi gibi nice gerekçelerle mutluluk

içindeler.

Ne var ki, hükümette ve sarayda sorumluluk makamında

olanlarda durum biraz farklı. Onlar işin zorluğunun farkında, yükün altında

ezilmeye çoktan başlamışlar bile.

Temel (Karamollaoğlu) Beyin Önce ekonomi! Onu

düzeltmeden esaretten kurtulamazsınız! sözünü dinledikçe İhvan yöneticileri

Kolay, hallederiz Allah ın izniyle! edasıyla deyim yerinde isse bıyık altı

gülümsüyor.

Resmi sıfat taşıyanlar ise Peki çözüm ne Nasıl

kurtulacağız diyerek söylenenleri can kulağıyla dinliyor. Refahyol un

ekonomik uygulamalarını tek tek not aldılar.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. İsam Haddad bedelsiz

otomobil ithalat ına ilişkin kaynak paketini duyunca Temel Abi den ricada

bulunup araya girerek danışmanına, Bunu iyi not al! diye üzerine basa basa

konuyu önemsediğini izhar etti.

İşleri kolay değil. Allah yardımcıları olsun. 

Konu gezi notlarından açılmışken bir gözlemimizi de

paylaşalım. Yardım organizasyonu, ticari ya da siyasi amaçla gittiğimiz

yurtdışı seyahatlerimizde büyükelçimize uğramaya gayret ederiz. Ülkemizi

temsilen yurtdışında görev yapan onlarca büyükelçi gördüm. (Bir ülkedeki hariç)

hepsi çok ilgili/bilgili kimselerdi. Ne de olsa diplomattılar,

görevlerinin/sorumluluklarının, ağırlığının bilincindeydiler.

Ancak Mısır Büyükelçimizin hepsinden farklı bir yeri

olduğunun altını çizmek gerekir. Müthiş derecede konulara hâkimiyeti, tarih

bilgisi, çevresiyle diyalogu, rezidansta verdiği resepsiyonlarla yerel Sivil

Toplum Örgütleriyle bütünleşmesi, yolda yürürken insanların ellerini bağlayıp

eğilerek kendisine selam vermesi dikkatlerimizden kaçmadı. Devrim süresince

işgale uğrayan Türk işletmecilere ait fabrikalar için gösterdiği çabayı duyunca

kanaatlerim pekişti.

Bahşiş, ülkede hâlâ en geçerli akçe olarak tedavülde

bulunuyor. Kahire sokakları aynı, yıllar öncesi gibi duruyor. Belediye

hizmetleri ile halkın temizlik anlayışına devrim gelmemiş. Yeni yerleşim

alanları oluşmuş, şehir hayli genişlemiş. Ülke nüfusunun dörtte birinin

yaşadığı Kahire, 20 milyonun üzerinde insan barındırıyor.

Cumhurbaşkanlığındaki programın uzaması üzerine haliyle

Genel Başkanımızın Türk öğrencilerle programı da gecikti. Daha sonraki gerçekleşecek

olan Emcad TV kanalındaki programa bu nedenle bendenizi görevlendirdi.

Televizyonun yayın merkezine ulaşmak üzere Kahire de şehir içi 70 km mesafe

gittiğimizi söylersem şehrin alanı hakkında yeterince fikir vermiş olurum

sanıyorum.