İlk cümlemde derdimin Arap düşmanlığı yapmak olmadığını
belirtmek istiyorum. Maksadım yaşanan bir çelişkiye dikkat çekmek. Aslında
dikkat çekmek istediğim husus sadece bir çelişkiden ibaret değil. Şahsen üzüntü
duyduğum, Müslüman ın Müslümanlıkla bağdaşmayan İslam düşmanlarına destek
çıkmasının yanlışlığına bir sonuç alınamasa bile dikkat çekmek ve bu yanlıştan
dönülebilmesi için neler yapılabileceği hususunda kafa yorulması gerektiğini
belirtmeye çalışıyorum. Görüldüğü kadarıyla dikkat çekmeye çalıştığım bu
çelişkiye son verecek bir ortam olmadığını, Müslüman ülkelerin bazı
yöneticilerinin kendi iradeleri ile hareket etmediklerini, küresel güçlerin
ülkelerinde ve bölgelerinde taşeronluğa soyunduğunu, çelişkinin de buradan
kaynaklandığını bilmiyor değilim. Söz gelimi Saddam ın Kuveyt i işgali ile bu
ülkeye bugün Suriye ye olduğu gibi bir müdahalenin gündeme geldiği günlerde
Saddam ı içine yuvarlandığı yanlıştan döndürmek istemiş, bunun için uğraş
vermişti. Bunu İslam kardeşliğinin bir gereği olarak yapmıştı. Ne var ki,
Saddam ın kendisini Kuveyt e saldırtanların kendisine karşı harekete
geçmeyeceklerine olan inancı sonucunda ülkesi günlerce bombalandı ve bu
bombardıman dünya televizyonlarından canlı olarak yayınlandı. Peki, Saddam ı
Kuveyt e saldırtanların öfkesi bununla bitti mi Hayır. Bitmedi. Saddam ın
Kuveyt ten çıkartılması ile Kuveyt ve Suudi Arabistan açısından ABD ve
müttefikleri kurtarıcı olarak görüldü ve bunun bedelini de fazlasıyla tahsil
ettiler hâlâ da ediyorlar. Çünkü ABD Irak a attığı her bombanın karşılığını kat
kat fazlası ile Suudi Arabistan ve Kuveyt in önüne koydu. Yani Saddam a
müdahaleyi Suudi Arabistan ve Kuveyt finanse etti. Aradan yıllar geçti Irak a
yönelik bu defa da Saddam ın elinde nükleer ve kimyasal silah olduğu iddiası
ile Irak a saldırıldı ve Saddam idam edildi. Diyebiliriz ki, Saddam ın idamını
da Kuveyt ve Suudi Arabistan finanse etmiş oldu.
Geçen zaman içinde emperyalist güçlerin finanse
edilmesinin sonuçları doğru olarak değerlendirilmemiş olacak ki, Mısır da
Müslüman Kardeşler in iktidarını deviren darbecileri finanse edenler de Körfez
ülkeleri oldu. Saddam ın Kuveyt i işgal ettiği için cezalandırılması gerekiyor
ve onu cezalandıranlara destek verilmesinin bir mantığı vardı diyelim. Mısır da
İhvan hangi Müslüman ülkeye saldırmış, hangi Müslüman ın burnunun kanamasında
pay sahibi olmuştu Aksine, Mısır da İhvan ın iktidar olması ile Gazze deki
Filistinliler biraz olsun rahat nefes almışlardı. İhvan ın iktidardan
uzaklaştırılması ile Gazze nin nefes borusu mesabesindeki Mısır la arasındaki
Refah Kapısı darbeciler tarafından kapatıldı. Yani Mursi değil, darbeciler
Müslümanlara zarar verdiler ama Müslüman Körfez ülkelerinin yöneticileri
darbecilere destek verdiler. Darbeciler Müslümanları katletsin diye
mermilerinin parası Müslümanlardan gitti.
Bu acı verici uygulama ve tavır son buldu mu Hayır.
Bulmadı. Şimdi ABD ve ortaklarının Suriye ye muhtemel bir müdahalesini de
Körfez ülkeleri finanse edecekmiş. Hemen belirteyim ki değerlendirme benim bir
tahminim ve iddiamdan ibaret değil. Bunu açıklayan ABD Dışişleri Bakanı John
Kerry. ABD nin Suriye ye müdahalesinin görüşüldüğü ABD Senatosu nda bir
senatörün, bunun nasıl finanse edileceği sorusuna ABD Dışişleri Bakanı John
Kerry şu karşılığı veriyor:
Gerçekte, bazı Arap ülküleri, ABD nin daha önce birkaç
yerde yaptığı gibi, tüm masrafları karşılayacaklarını söylediler.
Daha önce ABD ninnerelere müdahale ve Körfez ülkelerinin finanse ettiğini yukarıda izaha
çalışmıştım. Sanıyorum ABD Dışişleri Bakanı nın bu açıklaması karşısında
Müslüman ım diyenlerin bu acı verici durumu düşünmesi gerekiyor. Sadece bu
durum bile İslam dünyasının bugün içine yuvarlandığı zelil durumun nedenini
izaha yeterlidir. Bu bakımdan sömürgecilere kızmakla birlikte öncelikli olarak
İslam dünyasının bir nefis muhasebesi yapması gerekiyor. Bu yapılmadığı sürece,
yani bir mum yakılmadan karanlığa küfretmenin anlamı yoktur.