Milli Görüşü hatırlatan da unutturan da belediye seçimleri olmuştur. Yerel seçimler hep Milli Görüş tarihinde bir dönüm noktası oldu.

1984 seçimlerinde Urfa ve Van illerimizde belediye başkanlıklarını kazanan Refah Partisi bu belediyelerdeki başarıları nedeniyle bir sonraki seçimlerde yani 1989 yerel seçimlerinde bu iki ilimizin yanı sıra Konya, Sivas ve Kahramanmaraş belediye başkanlıklarını da kazandı. Beş ilde sergilenen olağanüstü çalışmalar RP teşkilatları tarafından tüm Türkiyeye anlatıldı; diğer belediyelerle mukayeseler yapıldı. Bu sayede 1994 yılında yapılan yerel seçimlerde başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye nüfusunun yüzde 60ının yaşadığı il, ilçe ve beldelerde Refah Partili adaylar seçimi kazandılar. Bu tarihten sonra Refah Partisi Türkiye ve dünyanın gündemine oturdu. 1995te yapılan genel seçimlerde RP birinci parti oldu. Zorluklar bir bir aşıldı; bütün engellemelere rağmen Refah Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Başbakan oldu. Hem yerel hem de genelde iktidar olan Refah Partisi bir yıldan daha az bir zamanda Türkiye tarihinde görülmemiş başarılara imza attı. Bu, Türkiye ve dünyada bir ilkti. Refah iktidarı bütün dünyadaki mazlumlara cesaret verdi, sömürüye dayalı korku imparatorluklarının temellerini sarstı. 300 yıldan beri gücü elinde bulunduran ve tüm insanlığı inim inim inleten şer cephesi sinsi planlarını devreye koymakta gecikmedi. Başta medya, para ve hukuk alanları olmak üzere ellerinde tuttukları tüm imkanlarını devreye sokarak yüz yılın fırsatını milletin elinden çekip aldılar. Önce milli kuruluşların yöneticilerini kendi saflarına çektiler, sonra da Milli Görüşçü kurum/kuruluş ve kalabalık sayıda bireyleri kendi köklerinden koparmayı başardılar. Diğer olup bitenleri de hatırlayalım:

28 Şubat Post-modern darbe

Refah Partisinin uydurma gerekçelerle kapatılması.

Ayrılan yollar v.s.

Milli Görüşü hatırlatan hatta herkesin beynine kazıyan yerel seçim zaferlerini yukarıda zikrettik. Şimdi de Milli Görüşü unutturan yerel seçime bir örnek verelim:

Yıl: 2004

Saadet Partisi Eminönü Belediye Başkanlığını az farkla kaybetti. Hikaye şöyle: Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibiroğlu 2004 seçimlerinde Saadetin adayı. Seçmenin teveccühü yüksek... Herkes Lütfi başkanın gene kazanacağına inanıyor... Halk Lütfi Beyin başkanlığa devam etmesini istiyor. AK Parti yöneticileri Eminönü ilçesini yakın markaja aldı. Bundan daha tabii ne olabilir; tabii ki onlar da seçmeni ikna edip kendi adaylarına oy isteyecekler diye düşünülebilir. Hayır! Mesele farklı. Adamlar seçimleri etkileyecek kesimi markaja aldılar sade vatandaşı değil. Ne mi yaptılar İsim de vererek anlatayım. Dönemin Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin Eminönündeki otel sahipleriyle özel toplantı yaptı; İçişleri Bakanı Abülkadir Aksuda işportacıları topladı. Her iki toplantının özeti şu: Ayağınızı denk alın! Eğer seçimleri AK Parti kaybederse gerisini siz düşünün. Malum her iki kesim de blok oya sahip. Otel çalışanları da işportacılar da Eminönü seçmeni... Özellikle idareyle ters düşmemeleri gereken iki iş kolu... Devletin de gücünü kullanarak ancak 154 oy farkıyla seçimleri AK Parti adayı kazanabildi. Daha sonrası ise çok daha ilginç: Bir sonraki seçimleri riske atmamak için meseleyi kökten hallettiler; Eminönü ilçe olmaktan çıkarıldı, mahalleleri de Fatih ilçesine bağlandı. (Biz olanları aktardık. Bilgilerin doğruluğu konusunda tereddüt eden varsa Eminönü halkına sorabilir)

Peki, böyle yapmasaydılar ne olurdu

İstanbulun göbeğinde; Ayasofyanın Sultanahmetin, Süleymaniyenin, Bayezidin, Topkapı Sarayının da içinde bulunduğu bir ilçede Saadet Partili bir belediye... Milli Görüş belediyeciliği öyle kolay hazmedilemezdi. Onun için yok ederek unutturma yolunu tercih ettiler. Hatırlayın lütfen! 1991de yapılan kısmi ara seçimlerde İstanbul/Kağıthane belediyesini Refahın kazanması ve de başarılı olması neticesinde gözler Refah Partisine çevrilmişti. Bir yıl sonra yapılan 1992deki ara seçimde dört ilçe 1994 yılında da 17 ilçe ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlıklarını Refah Partisi kazanmıştı. Milli Görüşün yeniden şahlanışı ancak elde edeceği yerel seçim zaferiyle mümkün olacaktır. O halde hepimiz zafer için seferber olmalıyız.