Bismillahirrahmanirrahim

Genel seçimlere 1.5 yıl vardı. AKP Genel Başkanı, “Erken seçim çok tehlikeli, anayasaya aykırı, demokratik değil” diyordu. O günlerde halk Saadet Partisi’ni “çözüm” olarak görmeye başlamıştı. Saadet’in trendi yükselişteydi. Temel Karamollaoğlu halkın ilgi odağı haline gelmişti. Devlet Bahçeli, Bilge Başkan’ı, “son senelerin en popüler siyasetçisi” olarak değerlendiriyordu.

Bazı güçler Saadet Partisi’ndeki potansiyeli gördüler; bunun sandığa yansıyacağını fark ettiler. Saadet Partisi iyice zihinlere yerleşmeden tedbir almaya giriştiler. Hiç gündemde yokken, Türkiye kendisini paldır küldür seçim sürecinin içinde buldu.

Aynı güçler, Saadet Partisi’nin estirdiği ümit ve güven havasını bozmaya giriştiler. Toplum mühendisliği, algı operasyonları ve tetikçilik yöntemiyle kitleleri kendi lehlerine çevirmeye çalıştılar.

Gözlerine hırs bürümüştü. Hiçbir değer tanımıyorlardı. Yalan, iftira, hakaret ve kara propaganda yöntemlerini kullandılar. Halkı gerdiler; kutuplaştırdılar. Kin, öfke, düşmanlık, nefret duyguları aşıladılar. Akıl ve insafı bir tarafa bırakarak dolduruşa gelen bazı insanları Saadet Partisi’nin üzerine saldılar. Türkiye’nin her yerine aynı söylem, aynı üslup hâkimdi.

Kara propaganda etkisini gösterdi. Ortalık toz duman oldu. Zihinler alt üst edildi. Halk sağlıklı düşünemez hale geldi. Başlangıçtaki hava bozuldu. Saadet Partisi seçimlerde beklenen sonucu alamadı.

Saadet Partisi Genel Merkezi hukukçu bir heyet oluşturdu. Yalan, iftira ve hakaretleri takibe aldı. Araştırma ve inceleme safhasından sonra, bütün deliller toplanarak her türlü hukuki yol kullanılacak.

EN GENİŞ İSTİŞARE

SAADET Partisi ne yaptığını biliyordu. İtidalli olmayı sürdürdü. Planlama yapıldı; Genel Merkez yetkilileri tüm illeri ziyaret etti. İstişareler yaptı. Milli Görüş kadroları ve bazı kanaat önderleriyle görüştüler. Bir haftada 4 bin kadar kişinin görüşü alındı. YİK ve GİK toplandı. Sonuçlar, 7 Temmuz Cumartesi günü Genel İdare Kurulu üyeleri, il başkanları, milletvekili adayları, gençlik ve kadın kolları kadroları ve MİLKO başkanlarının da katılımıyla halkımızla paylaşıldı.

Uğradığı haksızlıklar, Saadet Partisi kadrolarını daha dinamik, daha kararlı hale getirdi. Herkes görevini yapmıştı. Kimse kimseyi suçlamıyordu. Kadrolar yapılanların farkındaydı. İllerde ve Ankara’da yapılan değerlendirme toplantıları çok canlı geçti. Azimler daha da bilendi. Birbirleriyle kenetlendiler.

Ankara’da yapılan genel değerlendirme toplantısı görülmeye değerdi. Genel Başkan salona girerken ayakta alkışlandı. Salon, “Ülke bizim, vatan bizim / Toprağında yatan bizim /Bayrak için çarpan kalbi /Millet için atan bizim / Seninleyiz Bilge Başkan” sözleriyle yankılandı.

Temel Başkan ilkeli,onurlu, net duruşunu burada da gösterdi: “Üzerimize geldiler. Her sözümüzü düşmanca gördüler. Kara propaganda ve şaşırtma, çözümlerimizin halka yansımasını engelledi. Fikirlerimiz evrenseldir. Bugünden yarına değişmez.”

Milli Görüş’çüler tazeliğinden bir şey kaybetmeyen yarım asırlık çözümlerini seslendirmişti. İnsaf sahipleri bu gerçeği teslim etti. Karar gazetesinden Elif Çakır, “Karamollaoğlu’nun sözlerinin cımbızla çekilerek maksatlara uygun kullanıldığını” anlattı.

KADROLAR TEK YÜREK

SAADET Partisi’nin rakipleri, Milli Görüşçüleri yıldırıp siyaset meydanından uzaklaştırarak pes etmelerini bekliyordu. Milli Görüşçüler, mücadeleyi son ana kadar sürdürdüler. Seçim sonrası birbirine daha fazla kenetlendiler.

Milli Görüş hareketinin muhterem lideri Erbakan Hoca, zor günlerin kodlarını vermişti: “Asıl marifet, yük altında ve hizmet esnasında sadık kalabilmektir. Yoksa çay sohbetlerinde, edebiyat kürsülerinde kahramanlık satmak kolaydır.”

Zorlu seçimden yüz akıyla çıkan Saadet Partisi’nin Gençlik Kolları Genel Başkanı Salih Akyüz, “İşimiz çok zor; ama biz de kolay sayılmayız” diyor; “Gençler olarak yeni bir seçime koşuyoruz” müjdesiyle kadrolardaki kenetlenmeyi vurguluyordu: “Genel Başkanım! Yüreklere ekmiş olduğunuz sevgi, kardeşlik, birlik tohumları yeşerecek. Önümüzdeki hedeflerin talimatını bekliyoruz.”

Kadın Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk teşkilatlardaki kararlılığı nakletti: “Türkiye ilkleri yaşadı. Belediyelerin vinçleri yerine, birbirinin omuzlarında yükselerek bayraklarımızı asan gençlerimizi gördük.”

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman da, “Kış ne kadar sert; yaz ne kadar kurak olursa olsun, Milli Görüşçüler için her mevsimin bahar olduğunu” anlattı.

Milli Görüş milletimizin inancı, tarihi, özü, aslı, kendisi. Maya tutması bu yüzden! Tohumlar meyveye duracak. Milli Görüş’ün özgül ağırlığı yüksek; etki gücü çok fazla. Bu ışık sönmeyecek. Milli Görüşçüler liderlerinden, “Milli Görüşçü asla vazgeçmez” kararlılığını öğrendiler. Canları bedenlerinde oldukça sadık kalma; davayı gelecek nesillere taşıma azmindeler.

Hak davanın sadıklarına selâm olsun!