Türkiye’nin gündemine damga vuran Kaşif Kozinoğlu dosyasında önemli bir gelişme yaşandı. Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin yıllardır kamuoyunda tartışılan soru işaretlerinin araştırılması gerektiği yönündeki çağrı, 6 Temmuz’da Milli Gazete tarafından gündeme taşınmıştı.
Aradan geçen yaklaşık iki aylık süreçte dosyanın fethi kabir aşamasına kadar gelmesi, Milli Gazete’nin kamuoyunun dikkatine sunduğu başlığın yeniden Türkiye’nin gündemine taşınmasını sağladı.
tv100'de yayınlanan programda Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili dosyanın yeniden açılması konuşulurken, gazeteci Murat İlkan’ın Milli Gazete’ye yönelik ifadeleri dikkat çekti.
MİLLİ GAZETE 6 TEMMUZ'DA GÜNDEME TAŞIDI

Gazeteci Murat İlkan, Kaşif Kozinoğlu dosyasının yeniden açılması gerektiğini ilk kez Milli Gazete’de okuduğunu belirtti.
İlkan, "Şimdi ben bu Kaşif Kozinoğlu dosyasının tekrar açılması gerektiğini ilk Milli Gazete'de okudum 6 Temmuz'da. Bugün 11 Eylül, 2 ayda gelindiği nokta çok önemli nokta. Fethi kabire kadar geldi." ifadelerini kullandı.
İki aylık süreçte gelinen noktaya özellikle dikkat çeken İlkan, yıllardır gündemde bulunan dosyaların tozlu raflarda kalmaması gerektiğini ifade etti.
Milli Gazete’nin 6 Temmuz’da gündeme taşıdığı dosyanın kısa süre içerisinde yeniden soruşturma konusu haline gelmesi, gazetenin Türkiye’nin gündemini belirleyen yayıncılık çizgisini bir kez daha ortaya koydu.
"BELKİ NORMALDİR, BELKİ CİNAYETTİR"
Programda Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin kesin bir hüküm verilmeden, bütün ihtimallerin maddi ve bilimsel delillerle ortaya konulması gerektiği vurgulandı.
Murat İlkan, "Belki de bizim bütün şüphelerimizi ortadan kaldıracak bir sonuç çıksın, önemli olan. Belki yanılacağız, belki normaldir ama belki cinayettir." dedi.
İlkan, yapılacak incelemeler sonucunda ölümün doğal bir durum olduğunun ortaya çıkmasının da mümkün olduğunu belirterek, asıl meselenin kamuoyunda yıllardır bulunan şüphelerin ortadan kaldırılması olduğunu ifade etti.
İsmail Dükel ise devletin bu süreci şeffaf biçimde tamamlaması gerektiğini belirterek, "Madem girdi bu yola devlet, bunu mutlaka ve mutlaka milletin önüne koymalı artık" ifadelerini kullandı.
Dükel, soruşturmanın gizli tanık ya da farklı yöntemlerle yürütülmesinden ziyade, elde edilen bulguların bilimsel ve maddi delillerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
"Bütün bunları maddi delillerle destekleyerek bu olayın açıklığa kavuşturulması birçok soru işaretini giderecektir." diyen Dükel, sürecin bir an önce tamamlanmasının doğru olacağını kaydetti.
KOZİNOĞLU DOSYASI İÇİN KRİTİK SÜREÇ
Programda Kaşif Kozinoğlu’nun devlet içerisindeki görevleri ve sahip olduğu konuma da dikkat çekildi. Kozinoğlu’nun Özel Arap Dairesi'nden MİT'e, Orta Asya’dan Afganistan’a kadar geniş bir coğrafyada görev yaptığı belirtildi.
Murat İlkan, Kozinoğlu’nun sıradan bir isim olmadığını vurgulayarak, "Tesadüf bir isim değil. Şimdi bunlar hem emek vermiş hem de devletin emek verdiği isimler. Bir değer bu isimler." dedi.
Kozinoğlu dosyasının aydınlatılmasının, kamuoyunda uzun süredir soru işaretleri bulunan Muhsin Yazıcıoğlu dosyası başta olmak üzere diğer önemli dosyalar açısından da anlam taşıdığı ifade edildi.
Bugün gelinen noktada gözler, 6 Temmuz’da Milli Gazete’nin gündeme taşıdığı Kaşif Kozinoğlu dosyasındaki incelemelerin sonucuna çevrildi. Fethi kabir süreciyle birlikte yapılacak bilimsel incelemelerin, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yıllardır tartışılan soru işaretlerini giderip gidermeyeceği merak konusu oldu.





