Milli Gazete miz 43. yılına yeni bir hamle ile girdi;
giriyor Allah yeni hamlemizi nice hizmetlere vesile kılsın, hayırlı olsun
Kurulduğu 12 Ocak 1973 gününden itibaren, önce İzmir ve Ege Bölgesi
temsilciliğinde sekiz yıl, son on yıllarda da yazar olarak hizmet etmeye gayret
ettiğim gazetemize, özellikle bütün yönetici ve okuyucularımızın nezdinde,
Cenab-ı Allah tan daha nice yıllar ve başarılar niyaz ediyorum Selam, sevgi,
saygı ve de dua, dua, ile nice hizmet ve hamle yıllarına
BİR HATIRLATMA DAHA: Edirne de üç gün süren İL MÜFTÜLERİ
İSTİŞARE TOPLANTISI VE 7. BALKAN ÜLKELERİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLARI TOPLANTISI
sonuç bildirgesinin okunmasıyla sona erdi... Balkan ülkelerinin Diyanet İşleri
Başkanlarının, 81 İl Müftüsünün ve Diyanet İşleri Başkanlığının üst yönetiminin
katıldığı değerlendirme oturumu da yapıldı Bir Balkanlı (Kosovalı ve Bosnalı)
olarak, bu toplantı ve çalışmaların hayırlara vesile olmasını diliyorum
YAZI! Bir görüşe göre: İmparatorluğumuzu İngiltere yıktı,
kendisi hâkim olmaya çalıştı... Osmanlılarla ilgimizin kesilmesi için bizi
zorladılar... O günkü şartlarda kabul ettik... Şimdi Osmanlıcanın ötesinde bir
hedefimiz olmalı... / BİZ DİYORUZ Kİ: Sömürü sermayesi imparatorlukları yıktı,
kavmî (ulusal) devletler oluşturdu... Sonra onları da yıkarak sermaye
devletini kurmak istedi... Bugün bu konudaki ümidini kesmiş, onun yerine başka
bir hedef arıyor... / TÜRKİYE NİN GÖREVİ Osmanlı İmparatorluğu nu diriltme
değildir; Türkiye nin görevi insanlığa ADİL DÜZEN i sunmaktır... Osmanlıca
değil, yeniden ARAPÇA tedris eden MEDRESELER açılmalı, bugünkü ilimler Kur an
Arapçasına çevrilmeli, Kur an ilimleri dünya dillerine Arapçadan
çevrilmelidir...
Bir görüşe göre: Osmanlı İmparatorluğu nu yeniden
canlandırmayı düşünen yoktur... / BİZ DİYORUZ Kİ: YERYÜZÜ yüze yakın DEVLETe,
her devlet yüze yakın İLe, her il yüze yakın BUCAĞa ayrılacaktır... On devlet
BİRLİK oluşturacaktır... Bir devlet diğer devlete hâkim olmayacaktır...
Dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu nu diriltme yerine ADİL DÜZEN E GÖRE
ÖRGÜTLENME hedef alınmalıdır...
Bir görüşe göre: Başkalarını taklit ederek ileri gitmemiz
mümkün değildir, canlanmamız için bizim katkımız olmalıdır... / BİZ DİYORUZ Kİ:
Müspet ilmin ana kuralları şunlardır. Başkalarının söylediklerini siz kendiniz
deneyeceksiniz ve göreceksiniz... Başkalarının söylediklerine inanmak müspet
ilmin metodu değildir... Bir müçtehid başkasının içtihadı ile amel edemez, eğer
icma yoksa her konuda kendisi içtihad yapmalıdır.
Bir görüşe göre: Bizi tarihimizden koparmak istediler...
Biz bu saldırıya ilim ile cevap verebiliriz... / BİZ DİYORUZ Kİ: İslâmiyet te
ilim amel içindir... Batı da müspet ilmi uygulama ilmi olarak kabul etti...
Bizim yapacağımız şey KUR AN ARAPÇASINI öğrenmektir... Uygulamalı MATEMATİĞİ de
öğrenmeliyiz.. Ondan sonra FIKHI yani projeleri üretmeli, Kur an ın emrettiği
MUHASEBEYİ kurmalı ve öğrenmeliyiz...
Bir görüşe göre: Bu çatışma başkaları tarafından
oluşturulabilir... Tedbir almak için halkın saygı gösterdiği kişilerden
yararlanmak gerekir... / BİZ DİYORUZ Kİ: Halk belli kişilere olağanüstü
özellikler yükler... Siz ona/onlara saldırsanız o/onlar daha da büyür ve
taraftarlarını artırır... Bu sebeple bu tür kişilere çatmayacaksın, kötülerle
değil kötülükle mücadele edeceksin... Failin kim olduğu önemli değil, fiil
önemlidir... Paralel devleti oluşturan
F. Gülen olsa bile ona değil yapılanlara çatılmalı, müsebbipler değil failler
cezalandırılmalıdır... Bir görüşe göre: Farklı din anlayışlarımız bizi
çatıştırmamalıdır... / BİZ DİYORUZ Kİ: Müşriklerin putlarına hakaret
edilmemelidir... İnsanların inançlarına saygı duyulmalıdır... İslâmiyet te
zorlama yoktur...