SAYIN Milletvekilleri!

Kahraman olup tarihe geçme fırsatı şu an elinizde!

Türkiye yi kurtarmak elinizde!

Sizden önceki milletvekillerinin oyları ile kabul edilmiş

bazı düzenlemeler var! Bunlar ülkemizin ve bağımsızlığımızın gırtlağına

dayatılmış hançer gibi, her an boğazımıza saplanmaya hazır bekletiliyor.

Bunları etkisiz hale getirme fırsatı şimdi elinizde!

Örnekler veriyoruz:

Sizden öncekiler İkiz Yasalar diye bir garabeti

onayladılar. PKK teröristlerinin silahlanmasına fırsat verdiler. Şimdi terör

azmış, vatan topraklarını ülkemizden ayırmak için kanırtıp duruyorlar. Güvenlik

güçlerimiz bu mücadeleyi inşallah kazanacaklardır. Lakin bu ikiz yasaları

düşüncesizce ellerine verenler, onlara büyük bir koz olarak vermişlerdir.

Mücadeleyi kazansak bile bu yasalara istinaden dış güçleri de arkalayarak

ülkemizi bölmeye kalkışacaklar. Bu yasalar onların bu sui emellerinin garantisi

gibi kullanılacaktır.

Diğer bir örnek:

Papa heykelinin kolları arasında imzalanan AB uyum

yasalarının hazırlama ve TBMM den geçirme taahhüdü altında o kadar acayip

yasalar çıkarıldı ki, bunların bir kısmı toprak bütünlüğümüzü tehlikeye

sokuyor. Akarsu havzalarımızın uluslararası yönetime devri gibi. Bir kısmı ise

sosyal yapımızı tehdit etmektedir. Zinanın suç olmaktan çıkarılması, domuz ve

mamullerinin sofralarımıza gelmesi için aradaki engellerin kaldırılması gibi!

Sayın Milletvekilleri!

Sadece bir iki örnek verdiğimiz, ama sayıları çok fazla

olan bu gibi düzenlemeleri olağanüstü toplantılarla bir yolunu bularak yeniden

gündeme getirip düzeltmek elinizde!

Parti taassubunu ve lider sultasını aşıp tarihe kahraman

olarak geçme fırsatı elinizde!

Birleşmiş Milletlerden korkmayın. O kurum 5 devletin

sultası altında. Zaten yapacakları kötülükleri şu anda da yapıyorlar!

Avrupa Birliği umudunun artık kalmadığını siz de

görüyorsunuz!

Bunlar gibi ülkemizin sonunu getirecek düzenlemeleri

kimler nasıl kanunlaştırmıştır, diye bir soru soracak olursanız, size bir

tarihi olayı hatırlatmak istiyoruz:

İttihat Terakki reislerinden her birinin, mesela Talat

Paşa nın ilk devlet hizmeti PTT idaresinde küçük bir memurluk, sonra da

hükümette en büyük vekillikler ile sadrazamlık olmuştu.

Osmanlı Devleti ni yıkıcıların tezgâhına getirmiş

koymuşlardı.

Aynı şekilde Hürriyet ve İtilaf partisinin ileri

gelenlerinden Damat Ferit Paşa nın da ilk devlet hizmeti, sefaret kâtipliği ve

ondan sonra da sadrazamlıktır.

Osmanlı Devleti nin sonunu nasıl getirdiğini bilmeyen var

İbnülemin Mahmut Kemal İnal Son Sadrazamlar isimli

eserinde diyor ki:

Devlet hayatında nice zorluk ve olumsuzluklar meydana

gelebilir. Bu sebeple o makamlar tecrübe ve meleke ister. Tecrübesiz ve devleti

tanımayan kişilerin o makamlara getirilmesi büyük bela ve bedbahtlık değilse

nedir Büyük musibet değilse nedir

Büyük makamlara getirilecek böyle tecrübesiz insanlar,

liyakat sahibi olsalar bile, o makamlara getirilmemek icap eder. Bir de liyakat

sahibi olmadığı halde bu makamlara getirilen tecrübesizler, hem de defalarca

getirilenlerin devlet ve milletin başına ne belalar getirebileceklerini izah

etmeye gerek yoktur. Çünkü devletin bunlar tarafından nasıl yıkıldığını

gördük.

İşte bize ibret vermesi gereken bir dizi musibet!

Sayın Milletvekilleri!

Hamaset edebiyatı ile şu ana kadar ustaca saklansa bile,

yolun sonuna doğru hızla yaklaşıyoruz! Şu anda sizin elinizde altın bir fırsat

vardır. Bir yolunu bularak bu gidişi durdurmak, böylece kahraman olarak tarihe

geçmek fırsatı elinizde!

Bu fırsatı lütfen kullanın!

Biz bu konuyu size ileterek tarihe not düşme görevimizi

yapmış bulunmaktayız!

Takdir ve karar sizlerindir. Tıpkı tarihi mesuliyetin de

sizlerin omuzlarında olduğu gibi!

GÖRÜLDÜ Kİ

Görüldü ki,

Yaşanan her musibet bir öğütmüş;

Görüldü ki,

Öğüt dinlemeyeni tarih öğütmüş!