Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısının Mecliste görüşülmesi sırasında yapılan bazı değişikliklerle milletvekilleri millete çok gördükleri bazı imkanları kendileri için hak kabul etmişler. Şahsen milletvekillerinin hedef tahtası haline getirilmesini, özellikle de aldıkları maaşın iki de bir dile dolanmasına karşı olanlardanım. Özellikle milletvekillerinin maaşlarının çokluğu konusunda açılan her kampanyada milletvekillerini savunmuşumdur. Ancak, sosyal güvenlik kurumlarını batmaktan kurtarmak iddiası ile hazırlanan ve Mecliste görüşülmesi devam eden Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısının ülkemiz şartlarına uymadığını, çalışan ve emeklilerin sahip oldukları pek çok hakkın bu tasarı ile geri alınmasına karşı olduğumu da bu köşede dile getirmeye çalıştım. Her alanda olduğu gibi sosyal güvenlik kurumlarında da israfın önlenmesi, çeşitli yollarla soyulmasının önlenmesi için alınacak her türlü tedbiri gönülden destekleriz. Ancak, sosyal güvenlik kurumlarına birer ticari işletmeymiş gibi bakılmasını doğru bulmadığımı, buna göre bir takım düzenlemeler getirilmesini, özellikle de insanların bir işyerinde 25-30 sene çalışmış bile olsalar emekli olmaları için 65 yaşını beklemek zorunda bırakılmalarının devletin artık emeklisine ücret ödememesi anlamına geldiğini de bu köşede ifadeye çalıştım. Tüm bunların yanında sosyal güvenlik kurumlarını batmaktan kurtarmak iddiası ile hazırlanmış olan bir yasa tasarısına milletvekillerinin iktidarı ve muhalefeti elbirliği ile millete çok gördükleri bazı hakları kendileri için koymuş olmalarının savunulacak bir yanı yoktur. Böyle bir durum millettin verdiği yetkiyi millet aleyhine kendilerinin lehine kullandıklarını gösterir ki bu egemenliğin kötüye kullanılması anlamına gelir. Bu hem ayıptır hem de günahtır.
Ancak bu noktada bir hususu hatırlatmak istiyorum. Acaba, millete çok görülen bazı haklar bu tasarı ile milletvekilleri dışında başka hangi kurum ya da kişilere de sağlanmıştır Yeni Sosyal Güvenlik Yasası Meclisten geçtiğinde tek ayrıcalıklı kesim milletvekilleri mi olacaktır Başka bazı kurumların mensupları da var mıdır Milletvekillerinin kendilerine sağladıkları ayrıcalığı sürmanşetinden veren gazete önemli bir hususa dikkat çekmiştir ve eleştirisinde haklıdır. Ancak, yukarıda dile getirmeye çalıştığım sorunun cevabı da çok önemlidir. Çünkü bu ülkede milletvekillerine vurmak, onları yerin dibine batırmak çok kolaydır da milletvekillerine çok gördüğümüz bazı hakları diğer bazı kurumların mensuplarına çok görmeyiz. Onlar hakkında konuşmak ve yazmaktan korkarız. İsterseniz korkarız demeyelim de çekiniriz diyelim. Böyle olunca da haklı eleştirilerimizde haksız durumuna düşeriz.
Tekrar belirteyim ki, milletvektillerinin tasarıda lehlerine yaptıkları düzenleme yanlıştır. Kendilerini milletten farklı görmelerinin tasvip edilecek yanı yoktur. Ancak, başka kurumlara benzer ayrıcalık tasarı daha hazırlanırken yerleştirilmiş ise bu da yanlıştır.
Bu memlekette herkes birbirine eşittir ama bazı kurumların mensupları diğerlerine göre daha da eşittir mantığının artık geçerli olmaması gerekir. Herkesin eşitliğinin sağlanması sadece milletvekillerine yüklenerek sağlanamaz. Bu memlekette ısrarla milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması istenir ama, nedense dokunulmazlık zırhına bürünmüş olanların sadece milletvekilleri olmadığı, bazı kurumların mensuplarının milletvekillerinden daha sağlam bir dokunulmazlık zırhına sahip oldukları görmezden gelinir. O zaman da milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili söylemler anlamını yitirir.