Neden 30 Ağustos’ta Zafer Bayramı yapıyoruz
Çünkü 30 Ağustos dünya tarihinde çok önemli yer tutan bir kahramanlık örneğinin yaşandığı günlerin âlemidir. Müslüman Türk Milletinin, ülkemizi istilâ eden istilâcı düşmanlardan cihad ateşini yakarak temizlediği günlerin sabahıdır 30 Ağustos. Bu, milletimiz için öylesine bir gündür ki, Zafer Bayramı olarak Türkiye’de herkesin katıldığı büyük törenlerle kutlanır/daima kutlanacaktır da... Müslüman Türk milleti için vatan candan aziz, sınırları kanla ve feda edilen canlarla çizilmiş mübarek ve mukaddes bir mekândır. Bizim için vatan, kutsiyet arz eder. Çünkü hepimiz ancak vatanımızda:
• Hür yaşayabiliriz...
• Namusumuzu koruyabiliriz...
• Mukaddesatımıza sahip çıkabiliriz...
• Onurlu ve şuurlu yaşayabiliriz...
• Malımızı, canımızı, neslimizi, nefsimizi, namusumuzu, akıl ve izzetimizi muhafaza edebiliriz...
• İmanımızın icaplarını yerine getirebiliriz.
“Göklerin ve yerin sahibi ve hâkimi Allah’tır.” (Maide Suresi, âyet: 120) ayetinden hareketle ecdadımız “Vatan, İslâm’ın yaşandığı yerdir” diyerek dünyayı vatan yapmak için Viyana’ya kadar yürümüştür. Üzerime düşeni yapmazsam helâk olurum, diye hassasiyet gösteren ecdadımızdan Yemen’in Aden’inden Hadramut’a oradan Buhara’ya, Semerkant’a kadar yürüyüp zalimlerin zulmüne son veren Fatihlerimiz var.
Zafer Bayramı, diyoruz ya!
Zafer, kendisinden razı olunmuşluk makamıdır. Bu makamın mührünü Arif Nihat Asya şu dörtlüğüyle konumlar:
“Ezanımdan alışıp tekbire,
Buldunuz mutluluk, imanımla...
Vatan ettim sizi, ey topraklar,
Beş vakit damgalayıp alnımla!”
Vatan, bizim en kıymetli varlığımızdır. Bu bakımdan “Ana Vatan” tabiri biz Müslüman Türkler arasında önem kazanmış, atasözlerimize kadar girmiştir.
Vatan, bütün kutsal değerlerimizin toplandığı yerdir. Buna dikkat çeken Mehmet Akif Ersoy merhum, mısralarında şöyle der:
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüdâ
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.”
Bir toprak parçasının vatan olabilmesi kolay değildir. Bu vatan Müslüman Türkler için:
• Şehidlerin canı,
• Gazilerin kanı,
• Bu ülkeye kendilerini vakfedenlerin alın teri,
• Âlimlerin ilmi ve,
• Velilerin duası ile inşa edildi.
• Uğrunda şehidler verildi.
• Kanla yoğruldu.
• Üzerinde medeniyet kuruldu.
Bir şairin dediği gibi:
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa; vatandır.”
Hiç şüphe yok kİ:
• Vatan sevgisi, insanları birbirini sevmeye sevk eder.
• Vatan sevgisi, toplumsal sevinci teşvik eder.
• Vatan sevgisi, toplumdaki müspet, yapıcı, onarıcı davranışlara temel teşkil eder.
Yine hiç şüphe yok ki:
• Vatanseverlik silinirse, o zaman ihanetlerin tespiti zorlaşır. Hainler, rahat hareket etmek serbestine kavuşur. Siyasette, bürokraside, ticarette, sosyal ve beşerî ilişkilerde, âilevî birlikteliklerdeki ihanetler tahlil edilirse istikbaldeki zifiriliğin farkına varılabilir.
İşte Müslüman Türk milleti olarak biz 30 Ağustos’ta Zafer Bayramı’nı “Bizi, Biz yapan ruh”a sahip olmanın simgesi olarak şerefle kutluyoruz. Bu ruha sahip olmayan zevatı da milletimize zulüm mengenesi olmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz.
Çünkü zulüm vatan sevgisinden mahrumiyetin, halkı da bu sevgiden koparmanın aracıdır. Bu aracı kullananlar da vatanımızın ihanet şebekeleridir. Allah (CC) böyle şebekelerden vatanımızı ve milletimizi korusun ve bir an evvel kurtarsın...