Mert Yiğit isimli okurumun attığı mail üzerine kendime izin verdiğim bugün de yazmaya mecbur kaldım.

Mert kardeşim sorusunda, Aziz Yıldırım’ın yönetim modelinden duyduğu sıkıntıyı ve onun arkasındaki spor medyasının durumunu gayet güzel dile getirdikten sonra şunu sormuş; “Kemal Abi, peki siz neden Aziz Bey başkanken divana üyeliğini kabul ettiniz ve sonra neden ihraç edildiniz ”

Harikasın Mert kardeş. Hemen cevaplıyorum. Bir kere Aziz Bey beni divana aldırmadı. Çünkü ben kulübe 1964 yılında amatör sporcu kimliği ile girdim ve tüzük gereği de o tarihten itibaren kulüp üyesi sayıldım. Yani ben 1989 yılında üyelikte 25. yılımı doldurduğumdan dolayı otomatik olarak Yüksek Divan Kurul üyeliği sıfatını kazandım. Daha sonraki yıllarda ise, yanılmıyorsam 2000’de Yüksek Divan Kurulu yönetim kurulu üyeliğine genel sekreter olarak girdim. Ve bu seçimde Aziz Bey benim karşıma çıkan bir başka yönetime destek verdi ama biz seçildik. Ve iki yıllık görev süresinde Aziz Bey’e, yine yanlış hatırlamıyorsam 10 adet uyarı yazısı yazdım. Yani resmen ve görevim icabı kendisini tüzüğü çiğnemekte olduğundan uyardım. Ama dinlemedi. Ve görevim bittikten sonra da sadece doğal eleştiri içeren yazılarım sebebiyle beni disipline sevk etti. Önce üç yıl aldım  ardından temelli ihraç edildim. İşte hepsi budur.

Herkese saygılar. Ayrıca Mert kardeşime de teşekkür ederim. Benim derdim, 107 yıllık koca çınara uluslararası şike damgası vurdurmuş kişilerdir.