Myanmar a bağlı, Müslümanların yoğunlukla ve çoğunlukla
yaşamış oldukları Arakan bölgesi ölüm tarlalarına dönmüş durumda. Yer ve gökten
ölüm fışkırıyor. Ölüm onları bütün cihetlerden kuşatıyor. Kaçacak yolları da
kesilmiş durumda. Sanki bir dönemlerin Endülüs ünü andırıyor. Myanmar rejimi
onlardan kurtulmak istese ve tehcirlerine çalışsa da kendilerini denizden ve
ölümden başka kabul eden yok. Ya dağlara kaçacak ya da denize sığınacaklar.
Geride kaldıklarında ise ya köyleri ya medreseleri yakılıyor ve kül oluyorlar.
Denizin ortasında kendilerini kabul edebilecek bir ülkeyi arıyor ve
bekliyorlar. Ya da bu bekleme devresinde yavaş yavaş açlıkla pençeleşiyor ve
ölüyorlar. Mısırlı İsam Nacih in TRT Arapça (Türkiye) kanalında sunmuş olduğu
Sınırsız/Bilakuyud programında Dr. Ali Gamidi yi dinlerken, Arakan
Müslümanlarının denizde tutunmaya çalışırken açlıktan kırıldıklarını duydum ve
öğrendim. Ali Gamidi denizde bir ülke tarafından kurtarılmayı bekleyen
Myanmarlı veya Arakanlı Müslümanlardan 100 kadarının açlıktan kırıldığını The
Independent gazetesine dayanarak haber verdi. Ardından habere ulaşmak isterken
Ali Gamidi nin bu konuyla ilgili makalesiyle karşılaştım ve deniz açıklarında
25 gün kalan Rohingya Müslümanlarından 100 ünün açlıktan kırıldığını ifade
ediyor http://www.saudigazette.com.sa/
index.cfm method=home.regcon&contentid=20130403159693). Herhalde böyle bir
trajedi dünyanın kalan bölgelerinde az bulunur. İngiltere Dışişleri Bakanı
William Haig, Suriye meselesinin 21 inci yüzyılın en büyük felaketi olduğunu
ifade etmektedir. Rohingya Müslümanlarının içler acısı durumunun da hacim
itibarıyla veya sayıca olmasa bile trajedi açısından Suriye den geri kalır
tarafı yoktur. Gerçekten de sanki yer gök ve deniz onlara karşı birleşmiş ve
pusu kurmuş gibidir ve yer gök ölüm yağdırmaktadır. Yakmakla ve boğmakla
olmuyorsa açlıkla telef oluyorlar.
*
Myanmar açıklarında Müslümanların denizde açlıktan ve
bitkinlikten kırılmaları bize ABD nin sebebiyet verdiği Vietnam Savaşını ve bu
savaşın bot insanlarını hatırlatıyor. Bot insanları (boat people), savaşta
Birleşik Devletleri destekleyen birçok Vietnamlının ülkeyi botlarla terk etmeye
çalışmasından doğmuş bir tabirdir. Bunların çoğu Güney Çin Denizi nde hayatını
kaybetmiştir. Şimdi aynı hal Müslümanların başına gelmiş bulunuyor. Maalesef
başta İslami Yardımlaşma Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar ve insanlar
Arakan da yaşananlara duyarsız. Duyarsızlığımız daha tarihten başlıyor. Geçen
yıla kadar İslam alemi Arakan ın adını ve sanını unutmuştu Son olaylarla
birlikte kısmen de olsa hafızamız yeniden tazelendi ve devreye girdi.
*
Rusça bir deyim vardır: Bir Rus u keselesen altından
Tatar çıkar diye. Tarihi ve coğrafyayı keselediğinizde ve sıktığınızda de
altından İslam fışkırıyor. Akif in deyimiyle toprağı sıksan şüheda fışkıracak
şüheda. Sözgelimi Manila nın fiemanillah/Allah a emanet ol dan geldiğini
hatırlatmış ve yazmıştık. Fi emanillah zamanla bozularak Manila haline
gelmiştir. Şimdi benzeri bir durumla daha karşılaştık. Arakan Müslümanlarını
ifade eden Rohang kelimesinin Rahme nin zamanla bozulmuş hali olduğu ifade
edilmektedir. 9. Ve 10. yüzyıl kaynaklarında Arapların isimlendirdiği şekilde
bölgenin adı Ceziretü t Rahmi ya da Ceziretü r Rahme yani Rahmet Adası olarak
geçiyor. Rahmet Dağının Uzakdoğu daki izdüşümü. Sri Lanka gibi. Maalesef Rahmet
Adası günümüzde Budist zulmünden dolayı azap ve ölüm adası haline gelmiştir.
Mustafa Miyasoğlu nun anlatımıyla Üsküdar da Hindistan da Zügüdar olmuştur.
Coğrafyadan coğrafyaya isimlerde bozulmalar oluyor. Araplar buna tashif derler.
Tarihe uzak düştükçe Arakan Müslümanlarına da uzak düşmüşüz. Seyyit Ali Reis
gibi, kıtaları İslam çatısı ve potası altında buluşturan atalarımıza rahmetler
olsun.