Geçtiğimiz Cumartesi İKEV’in (İlim Kültür ve Eğitim Vakfı) Tecrübe Konferansları programına katıldık. Bu ayın konuğu Prof. Dr. Mehmet Görmez Hoca idi. Katılımcıların çoğu İKEV’in yurtlarında kalan üniversite öğrencileriydi. Görmez Hoca önemli değerlendirmelerde bulundu. Konferanstan bazı başlıkları sizlere aktarmak isterim.
“Kitaba yerleştirilmiş ayetlerle, kâinata yerleştirilmiş ayetleri ayıramayız” diyerek ilmin dini ve dini olmayan şeklinde tasnif edilmesinin yanlış olduğunu ifade etti. “İlim tahsili yeryüzünde adaleti ve erdemi egemen kılma gayreti ile olursa, melekler size kanat gerer, kıymetiniz artar ve her anınız ibadet ile geçmiş gibi olur” demesi teşvik ve ufuk çizme açısından önemliydi.
İmam Gazali’ye özel bir vurgu yaptı. 51 gibi erken sayılabilecek bir yaşta vefat etmiş olmasına rağmen, bugün dahi başucu eserler olarak bilinen onlarca kitaba imza atmasında bir hikmet olduğunu vurguladı. Bu kadar eseri nasıl verdiğine dair soruya ise Gazali’nin, “Allah’tan zaman içinde zaman istedim. Allah bana zaman içinde zaman verdi” diye dua ettiğini söyledi. Ayrıca Gazali’nin, “İlmin zirvesindeyken kendimi cehenneme en yakın noktada buldum” şeklindeki sözünü hatırlatması da ilginçti.
Günümüzde dijital hocaların çıktığını, birbirleriyle kavga ederek zemin bulmaya çalıştıklarını söyledi. Bunlara itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti. “Kendinizi doğru bilgiler ve doğru tecrübelerle yetiştirin” dedi. Ayrıca gençlere “kimsenin bayisi olmayın” sözü önemli bir uyarıydı. Her müminin bütün dünyadan sorumlu olduğunu, Müslümanların birer halife olarak toplumlarda iyiliği egemen kılmak için mücadele etmelerinin önemini, siyasetin de bunun aracı olarak anlaşılmasının gerektiğini vurguladı. “İktidar olmak için değil, iyiliği egemen kılmak için siyaset yapılmalıdır” ifadesini kullandı.
“Müslümanlar gerçek bir ümmet olmalıdır” sözünün yanında “aynı evrenin evladı olunduğu” için “diğerlerine de rahmet nazarıyla bakılmalıdır” şeklindeki yorumu dikkate değerdi. Müslümanların birlikteliğinin bedenlerden önce ruhların, düşünce, hedef ve gönül birliktelikleriyle daha sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceğini söyledi.
Görmez Hoca Diyanet İşleri Başkanı iken hedeflerinden birisinin de, müessesenin Türkiye dışında İslam ülkeleri ve Müslümanlara da hizmet etmesi olduğunu ifade etti. Bu minvalde yaşadığı birkaç önemli hatırasını da paylaştı. Onlardan birisi de Haiti’den aldığı bir mektup ile ilgiliydi. O mektuptan bir bölümü buraya alarak noktalayalım.
“Biz Afrika’dan getirilerek köleleştirilmiş Müslümanların çocuklarıyız. Bizim atalarımız, babalarımız bu topraklarda köleleştirildikten sonra 100 sene çocuklarını şöyle uyutuyorlardı: Evladım, üzülme, yakında inşallah İstanbul’dan Müslümanların haberleri olacak, gelecekler, bizi kurtaracaklar. Ama biz 100 sene bekledik, sizden kimse gelmedi.Biz burada bir avuç Müslüman’ız, bizim ne camimiz, ne kitabımız var, hiçbir şeyimiz yok.
Şimdi tekrar sizi buraya davet ediyorum. Lütfen bize bütün bu imkânları sağlayacak birilerini gönderin. Eğer bu sefer de gelmezseniz, sizi Allah’a havale ediyorum.”