Bugünlerde medyadaki Reisçiler bir birine girmiş durumda. Biri laikler, diğeri öz reisçi takılanlar! 

Son dönemde İslamcıları Erdoğancı olmamakla suçlayan bu elemanların karın ağrısının Bylock olduğu derin kulislerde konuşuluyor. İslamcılara saldıran bazı pelikancılardaBylock var yani! 

Merkez medya yöneticisi olup da bir Pensilvanya ziyaretinde bir punduna getirilip Bylock yüklenen laiklermiş bunlar! Hatta bunlardan iki ünlü gazetecinin, “tutuklanırım” korkusuyla aylardır Türkiye’ye gelmediği konuşuluyor. Bunlar 15 Temmuz’a kadar hem “Reisçi” hem de alttan FETÖ’yle iş tutmuşlar çünkü.

***

Mavi Marmara şehitlerine bile dil uzatan ve uzatanı savunanlar… Kendisine şikâyet edildiğinde bile, “Onlar beni her durumda savunuyor” diyerek savunan Reislerinin, bu en hakiki öz reisçilerinBylock’la olan yakınlığı ortaya çıktığında nasıl bir tavır sergileyeceği merak konusu…

İLK KEZ BİR SİVİL Mİ GELECEK?

Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Başkanı Orhan Akbaş Paşa’nın görev süresi uzatılmadı! Kulislerde ilk defa sivil birinin atanacağı söyleniyor… 

Hem de Külliyeden referanslı güçlü biri! Beştepe kulislerine göre bu değişiklik ile planlanan şuymuş! Kahraman ordumuzun teknoloji konusunda dışa bağımlılığını azaltmak! Ve vakıf şirketlerinin ekonomiye katkısını artıracak bir atama olacağı planlanıyormuş!

***

Vakıf şirketleri ne demek biliyor musunuz? 1974 Büyük Kıbrıs Zaferi’nden sonra… Türkiye’ye ABD ambargosundan sonrası Erbakan dehasıyla kurulan ASELSAN, TAI, ROKETSAN, HAVELSAN, İSBİR, ASPİLSAN demek… TSKGV bu yüzden çok önemli!

GÜNAH ÇIKARMA DEVRİ

Evet, potansiyeli yüzde 70 iken, 16 Nisan referandumunda yüzde 55 “Evet” çıkan Ankara Keçiören’de Belediye Başkanı Mustafa Ak günah mı çıkarıyor ne?

SANAL KABİNE SAVAŞLARI!

Medyadaki Bylokçular gibi, halen kabinede olan veya girme potansiyeli olanlar arasında da gizli bir savaş var!

FETÖ’ye geçmişte aile, kendisi vs. yakın olmuş olan isimler, kendi bakanlıkları için partide potansiyel olan isimlerle ilgili sosyal medyada itibarsızlaştırma kampanyası başlatmış durumda!

Alternatiflerini itibarsızlaştırmak için trol ordusu kuruyorlar! Özellikle bazı bakanlar, kendi illerinden bakanlığa ismi geçenler için “sıkı çalışıyor”! Çarşı fena karışık yani!

BÖLDÜĞÜ KİTLEYE MUHTAÇ!

“Gölgede kalanın gölgesi olmaz” demiştik önceki hafta! Bu haftanın gölgede kalanı Sayın Gül. Refah Partisi’nde zaten gölgedeydi. AK Parti’de de Erdoğan’ın gölgesinde kaldı hep. 

***

Şimdi de birileri kendisini bir yerlere yakıştırıyor!  Oysa siyaset cesaret ister. Cesaretle kuracaksın bir parti, millet gölgenin kaç arşın ettiğini görecek. İnanırsa peşine düşecek, inanmazsa güle güle!

Hep hazır dolmuşa binmekle, kurulu sofraya oturmakla siyaset olmaz! Hele önceleri böldüğün kitleye muhtaç olmakla hiç olmaz!

KÖYÜN SELAMETÇİSİ!

Oturdunuz yemek yiyeceksiniz. Bir ekmeğin yarısından fazlasını bölüp kendine alma. Alana da dikkat et! Fedakâr ol! Dürüst ol!

Müslüman’ın Müslüman’a ziyareti güzeldir, ama hediyeli olursa daha da güzeldir, cömert ol, iyilikten asla geri durma!

Baba dostları önemlidir. Hürmeti, ilgiyi eksik etme!

Sıla-i rahim farzdır, akraba, eş dost ziyaretini eksik etme.

Sohbetten, cemaatten uzak durma! Allah dostlarına yakın ol!

***

Lisan-ı hâl ile de yaşadığı bu tavsiyeleri; her yıl yeniden tomurcuklanan ağaçlar altında, üzüm bağlarının içinde budama yaparken babamdan öğrendim. 

***

Sadece sahip olduklarını değil, olmadıklarını da bizlere miras bıraktı. Okumamıştı, okuttu. Elimden tutup İmam Hatibe yazdırdı. Sonra birhiç müdahale etmedi, kararlarıma hep destek oldu, dilinden duayı düşürmedi! 

Hanımlara, “Cennet hanımı olasın!”, beylere de, “Allah sizden razı olsun” diye hep içten dua etti. Bir tek şehitlik duasını tam alamadım, ona yanarım!

TV’de Batılıları görünce, “Kart gâvur” der, Müslümanları ise pek severdi!

Köyün selametçisi olarak bilinirdi. 

Bu millet için hiç yanlış yapmamış, yaptırılmamış Milli Görüşü tanımama vesile oldu.

Allah bizlere, bıraktığı bu mirası taşımayı nasip etsin. 

Babam Mehmet Yavuz’u geçen hafta, 84 yaşında ebedi yurduna uğurladık. Bütün müminler gibi, kendisinin de mekânı cennet olsun.

Bu vesile ile arayan, soran, bizzat gelen, ilgilenen başta dava büyüklerimiz olmak üzere, akraba, arkadaş ve tüm dostlarımıza kalpten teşekkürü borç bilirim. 

Allah bizi cennetinde buluştursun inşallah! 

“İRTİCANIN”, KUTLU DOĞUM RAHATSIZLIĞI

Bugün toplumumuzdaki bireysel, ailevi ve toplumsal ahlaki çözülmeyi hem de, “Milletimizin ihlâslı infaklarla” kurdukları televizyonlarıyla tetikleyen Amerikan İslamcıları (küfürle işbirliği yapan gerçek irtica)… Diyanet’in, milletimizi kendisiyle buluşturan Kutlu Doğum programlarından rahatsızmış. 

Bu ülkede artık, ihlâssız muhafazakâr tüccarlar dönemi de, ılımlı Amerikan İslamcılığı da, cihatsız tarikat-tasavvuf dönemi de kapanmalıdır!