Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-8

Dünya düzeni, insanlığın ihtiyacı olan sistem ile ilgili uyarılarımıza devam ediyoruz…

Bugünkü yazımıza “sağlık ve gıda” ya da “gıda ve sağlık” diyerek başlayabiliriz; sebeplerini de önce ‘ülkemiz düzeni’ sonra bütün ‘dünya düzeni’ açısında açıklamak üzere…

Hazreti Peygamber aleyhisselamın bir vesileyle, “Biz hasta olmayan bir ümmetiz” dediği, konunun ehli tarafından çok iyi bilinen meşhur bir gerçektir.

Peki, ülkemizde 21’inci yüzyılda durum nasıl?

Hasta olmayan ümmetten %98’i hasta olan Türkiye vatandaşlarına… Nasıl?

Nasılını herkes kendinden ve kendi çevresinden biliyor…

Hele şu koronavirüs musibeti günlerinde daha da iyi bilmesine biliyoruz ama…

Yine de bugünkü, “Şehir hastanelerine nasıl gidilir?” başlıklı yazısında konu hakkında kısaca bilgi veren bir yazarın (Prof. Dr. Ahmet Maranki) yazdıklarını okuyalım…

“Bugünkü şeytan aklının ürettiği korona salgın telâşı ve önlenemeyen kronik hastalıkların gündem yapılmadığı dört yıl önce, devlet istatistik enstitüsünün raporlarıyla ve dönemin Sağlık Bakanı’nın sözüyle sabit ki; Türk milletinin %98’i hasta! Yani aklımızı başımıza getirmek için ‘sevdiği kullarına verdiği hastalıklardan kurtulması için’! / Şifa niyetine ilâç kullanıyor! / Sağlık harcamalarımız, muayene hizmetleri, ilâç ve avadanlık bazında 150 milyar dolar, sağlık turizmi adıyla yapılan operasyon kurulan yeni salgın ve şehir hastaneleri derken bütçemizin büyük bir kısmı ve insanlık için yapılacak yatırımlar yerine ‘neden hastalandığı herkes tarafından belli olan’ bu vahşi kapitalizmin kasasına ödenen paralar trilyon dolara yaklaşıyor!”

Şöyle devam edelim… Günümüzde ‘sağlık ve gıda’ veya ‘gıda ve sağlık’ açısından en önemli ve en stratejik alanlar nelerdir deseniz; “gıda, tarım, hayvancılık, ilaç, hastaneler ve bilişim” alanları derim. “Hava, su, toprak ve ateş” dörtlüsünü değişik vesilelerle hatırlarız… Malum olduğu üzere, “havamız, suyumuz ve toprağımız” kirlenmiş durumda, kirlenme devam ediyor ve bir bilimsel iddiaya göre kirlilik böyle devam ederse bir müddet sonra yeryüzünde hayat sona erecek, hiçbir canlı kalmayacak… Durum bu kadar ciddi.

Dünya düzeni dünyamızı bu hale getirdi; var olan “faizli zalim dünya düzeni”…

Nitekim Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın önderliğinde, Avrupa ülkelerinde, dünya çapındaki ilim adamları ile ADİL DÜZEN çalışmalarımızı paylaşıp tartışmalar yaptığımız yıllarda, önemli bir bilim adamı demişti ki: “Dünyanın en büyük sorunu kirlilik. Kirlenme böyle devam ederse dünyanın yüz yıl kadar ömrü kaldı. Sizin ADİL DÜZEN çalışmalarınız bu en önemli soruna çözüm getirebiliyor mu?”

Biz bu ve benzeri konularda ne diyoruz? Bu yazı serimizdeki üçüncü yazımızın bir bölümünde ne demiştik, tekrar hatırlayalım: “Bu durumda ne yapalım? Hep hatırlattığımız üzere, hayatımızın her alanını kapsayan ve SOSYAL TUFAN seviyesine varmak üzere olan dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî sorunlarımızın çözümü için yapılması gerekenleri hiç vakit kaybetmeden yapmaya başlayalım…”

Biz yarım yüzyıldır “tek çare ve çözüm ADİL DÜNYA DÜZENİ”dir diyoruz…

Birkaç gün önce (08 Ekim 2020), Abdurrahman Dilipak’ın “Sağlık ve gıda” başlıklı yazısının son bölümünde, benzer uyarıları hatırlattığı bölüm ile devam edelim… “İnsanlık, belki de Nuh tufanından sonra en büyük yok oluşun eşiğinde bulunuyor. Ve bunu gerçekleştirenler, Kızılderilileri öldüren, kara derilileri köleleştiren, sarı ırkı sömürgeleştiren beyaz adamın, ‘Ulus devlet ve uluslararası düzen’den sonra ‘yüzyılın projesi’ olarak ‘yeni normal dönem’ için ‘Global Great Reset’i ilan etmeye hazırlanan ‘Yeni dünya düzeni’nin kurucu iradesi. (…) Gerçekler ortada ama birileri bunu görmek istemiyor. Tehlikeli bir geleceğe, şeytani bir oyuna doğru sürükleniyoruz. Birileri yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat yalanı ile insanları kandırarak insanların yakıt olacağı cehennemin ateşini tutuşturmaya çalışıyor. (…) Yediklerimize, içtiklerimize dikkat! Bir yandan oyalanıyoruz, öte yandan sürükleniyoruz. Uyandığımızda dilerim çok geç kalmış olmayız.” 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Ömer koçer - Gıda olayı terör kadar belki ondan fazla önemli . Hastalıkla uğraşmaktan sa koruyucu tedbirler alınmalı . Seksenlerin doksanların margarin bombardımanı milleti hasta etti . Bugün gıdaların çoğu ya suni yada sera hormonlu . Ne lezzet ne tad ne tuz var . ETLerde özellikle tavuk eti. şişirme hormonlu . Gıda da hükümetimizin ciddi tedbir almasını bekliyoruz .

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Ekim 18:09
01

Abdullah Birisi - Keske ,idarecilerimiz,saglikcilarimiz, tarim ve gida ile ilgili üniversitelerimiz gelen tehlikenin farkina varsalar.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Ekim 11:05


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?