Reklamı Kapat

Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-4

SAĞLIK BİR TERCİHTİR; ONU TERCİH ETMEYİ ÖĞRENİN

Musa Derman isimli okuyucum, bu dizi yazımın birincisinin sonuna kısa bir yorum yazmış, aynen şöyle: “Yorum ve tespit güzel. Çözüm ne?” Evet, dert belli; DERMAN ne, ÇÖZÜM ne? Dikkatli okuyucuları iyi bilir; biz sadece ‘dertleri’ tespit etmekle yetinmeyen bir ekolüz; derdi dile getirdiğimiz gibi ‘dermanı’ da söyleriz, sadece ‘tespit ve teşhis’ yapmakla yetinmeyiz, ‘tedavi, çare, çözüm reçetelerini’ de yazarız. 

Ben bu yazı dizisini yazarken, en yakın çalışma arkadaşlarımdan olan Kimyager ve Fitoterapi Uzmanı Sabri Kaya (aynı zamanda uygulama çalışmalarımızı yaptığımız kooperatifimizin başkanı), ‘teşhis ve tedavi’ içerikli önemli bir çalışma yaptı.

“Hastalanmamak elimizde; yaşam kalitemizi tercihlerimiz belirler.  Sağlık bir tercihtir; onu tercih etmeyi öğrenin…” başlıklarıyla özetlenebilecek bir çalışma…

Özünde insanlar yalnızca tek bir hastalığa yakalanırlar. Hastalık ister bir soğuk algınlığı, isterse depresyon gibi zihinsel bir rahatsızlık, isterse kanser olsun, tüm hastalıklar işlev bozukluğu gösteren hücrelerin bir neticesidir. Bu ‘işlev bozukluğu gösteren hücreler teorisi’, sağlık ve hastalığa dair tüm bilinmezleri açığa çıkarır ve insanları neyin hasta edip neyin sağlıklı kıldığına dair bütünleştirici bir anlayış sağlar.

Hastalığın, hücresel işlev bozukluğunun iki sebebi vardır; YETERSİZ BESLENME (besin maddesi eksikliği) ve TOKSİKLİKTİR (aşırı toksinlerdir). Bu iki sebep, günlük yaşamın altı alanında kendini gösterir. İnsanların hastalık ya da sağlık yolunda seçtikleri altı yol. Bu altı yolun üzerinde vücudunuzun ihtiyaçlarına karşılık verirseniz hücrelerinize ihtiyaç duydukları şeyi verir, toksik olan her türlü maddeden uzak durur, dolayısıyla hastalanmazsınız.

‘Modern tıp’ adını verdiğimiz tıbbın neden hastalıkları olması gerektiği gibi iyileştiremediğini veya tedavi edemediğini bütünleştirici bir teori açıklamaktadır. Bu teori çoğu insanın hissettiği o acizlik yerine güç, basitlik ve netlik sunmaktadır. Pek çok insan, sürekli birbirleri ile çelişkiler doğuran bilgi karmaşasında ve doktorların ilaçlar ve operasyonlar ile müdahale ettikleri binlerce hastalık içinde boğulmuş bir halde. Bu uzmanlar, semptomlar ve yan etkiler döngüsü, insanların hastalıklarına çare olmuyor ve genelde ya daha da hastalanmalarına ya da ölümle yüzleşmelerine neden oluyor. Sonuçta çaresiz kalıyoruz, çünkü neden hasta olduğumuza ya da nasıl tekrar sağlıklı olacağımıza dair hiçbir fikrimiz yok.

Bu yeni yaklaşım sizden hastalık ve sağlık hakkındaki geleneksel düşünce sistemlerinde engin değişimler yapmanızı istiyor. Altı yol ile hastalığı önleyip tersine çevirerek, sağlıklı olma ve sağlıklı kalma gücünü elinize almış olursunuz.

Bu teori sizden modern tıp kutusunun dışında da düşünmenizi istiyor. Yıllar içinde bu kutuyu yanlış bilgiler ile doldurmuş ve sizi iyileştirecek anlayıştan uzaklaşmış olabilirsiniz. Bu düşüncenin bizi nasıl köşeye sıkıştırabileceğini düşünün… Stresin bizi hasta edebileceğini kabul ediyoruz da neden mutluluğun, kahkahanın, sevginin, fıtratımıza uygun ve çevre dengesi ile uyumlu dengeli bir yaşamın bizi iyileştirebileceğine inanmakta güçlük çekiyoruz? Vücudumuza yabancı olan kimyasalları, reçeteli ilaç formunda vücudumuza sokmaktan çekinmiyoruz da; neden doğal maddelerin, özellikle doğru besinlerin bizi iyileştirebileceği gerçeğine şüphe ile yaklaşıyoruz? Bariz bir zehirlenmenin vücuda verebileceği zararı anlayışla karşılarken; neden vücutlarımızda bizi biraz daha hasta eden küçük miktarlardaki toksik maddelerin yıkıcı etkilerini görmezden geliyoruz?

Vücudumuz muazzam bir iyileştirme kapasitesine sahip ama sizin düşündüğünüzden çok daha fazla savunmasızdır. Vücudumuz milyonlarca hücreden oluşur. Hücrelerin ihtiyaçları vardır ve onların iyi işlev görebilmeleri için bu ihtiyaçların karşılanması gerekir. Hücrelerimiz sağlıklıysa vücudumuz hastalanmaz. Hücrelerimiz ihtiyaç duydukları şeyleri almaz ya da zarar görür ve zehirlenirse doğru işlev görmeyi bırakır ve siz hastalanırsınız.

(DEVAMI VAR; ‘derman, tedavi, çare ve çözüm reçeteleri’ ile birlikte…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Ağustos 15:35
02

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Ağustos 15:19
01

Musa Derman - Tespitleriniz cok güzel.Fakat ülkemiz tarim ülkesi genetigi degistirilmemis hic bir ürün kalmamis,bizi idare edenlerin de öyle bir derdi yok maalesef.Hastenelerle,yapilan tetkiklerle,kullanilan ilaclarla övünüyoruz(bunlarin nerede ise hepsi ithal) toplumu hastane ve ilac bagimlisi yaptilar SGK yi batirdilar.Hepimiz fitrata uygun beslenmezsek sonumuz küresel firmalarin temsilcisi oluruz.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 31 Ağustos 09:51


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?