Reklamı Kapat

Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-2

Önceki yazımızda hatırlattığımız girizgâh ile başlamamız gerekiyor… -Evet, hayırlısıyla Ayasofya da açıldı; artık bütün sorunları çözmeye yönelelim… -...

Önceki yazımızda hatırlattığımız girizgâh ile başlamamız gerekiyor…

-Evet, hayırlısıyla Ayasofya da açıldı; artık bütün sorunları çözmeye yönelelim…

-Sorunları; ‘dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî bütün sorunları’ çözmeye yönelelim…

-Hep iki kelimeyle özetlediğimiz “sosyal tufan” seviyesindeki bütün sorunları…

-Artık “Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen” açısından çözmeye yönelelim mi?

Bizim yarım yüzyıllık söz, söylem, yazma, çalışma ve yaptıklarımızın özü budur.

Ayasofya vesilesiyle artık sorunlarımızı ‘örnek’ olacak şekilde çözmeye başlayalım...

Ülkemizdeki genel ilim ve eğitim durumu, özel olarak da İslâmî ilimler ve eğitim seviyesi malum; öncelikle “ilmî sorunlarımız çözülmeli ve bu çözümler örnek olmalı” diyorum.

Ayasofya imamı olarak da bilinen gazetemiz yazarı Mahmut Toptaş Hocamız, 15 Temmuz “Ayasofya konusunda tekliflerim” başlıklı yazısında önemli önerilerde bulundu...

Mahmut Hocamızın yazısının başında verdiği örneği öncelikle okuyalım: “Emin Saraç hoca efendi, Haseki Eğitim Merkezi’nden ayırıldıktan sonra, Fatih Camii’nde imam odasına 1983 yılında oturmuş, o günden son yıllardaki hastalanmasına kadar otuz beş yıl ara vermeden her gün Fatih Camii’ne geliyor, yatsı namazına kadar orada oturuyordu. Düzenli öğrencileri olduğu gibi, adını duyup gelen ve “Ben senden ‘Buhari’ okumak istiyorum” diyene, “Ben ‘Hidaye’ okumak istiyorum” diyene, “Ben ‘Celaleyn’ okumak istiyorum” diyene hiçbir zaman “Hayır” dememiş ve “Kitabın yanında mı?” diyerek besmeleyle başlayıvermiştir. Emin Saraç hoca efendi, kendi kendini görevlendirmiş ve Allah’tan başka kimseden ücret de almamıştır. Ayasofya’da kürsüler vardı. Tefsir Kürsüsü, Hadis Kürsüsü, Fıkıh Kürsüsü gibi. Bu mutlaka kurulmalı. Maaşı, en az profesör ücreti kadar olmalı ve Diyanet’ten almalı. Sabah namazından yatsı namazına kadar görevinin başında ve gelen herkese kitap okutmaktan fetva vermeye kadar yetkili olmalı. O zaman Ayasofya’da canlılık meydana gelir...”

Mahmut Toptaş Hocanın şu önerisi ‘örnek’ olacak seviyede çok önemli; okuyalım...

“Fatih Medresesi de derhal aslına uygun yapılmalıdır. Onun planları ilgili yerlerde mevcuttur ve yapıldıktan sonra en üst düzeyde eğitim ve öğretim başlatılabilir. Hatta “Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi”, Pendik’ten, Fatih Medresesi’ne nakledilir...”

‘Örnek olası’ bu öneriler yapılmalı… Osmanlı döneminde yapılan ilmî çalışmalar ‘örnek’ olacak şekilde ihya edilmeli… Bizim yarım yüzyıllık birikim ve tecrübelerimiz ile çağımız bilgisayar teknolojilerinden de yararlanarak ‘örnek çalışmalar’ ortaya konmalı… 15 yıldır üzerinde çalıştığımız devasa “Ruhu’l-Kur’an Yazılım Programı” da yapılacak ‘örnek çalışmaların başlangıcı’ olabilir… Üçüncü binyıl medeniyetinin inşası için ‘örnek ve öncü’ olması gereken bütün bu çalışmalar, aynı zamanda çağımızın ‘dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî bütün sorunları için de çare ve çözüm’ vesilesi olacaktır, inşallah…

Ayasofya vesilesiyle “Ayasofya açıldı; artık sorunları çözelim mi?” başlıklı yazı dizisini yazmaya karar verdiğim gün (26 Temmuz), bir yazar (Resul Tosun), “Ayasofya açılınca dava bitti mi?” başlıklı bir yazı yazdı. Yazının sadece orta bölümünü okuyalım…

“AYASOFYA BAŞLANGIÇ OLMALIDIR / Ayasofya başlangıç olmalıdır derken artık müminlerin Allah’a kulluk konusunda kendilerini hesaba çekerek bir başlangıç yapmalarını kastediyorum. / Ayasofya’yı Allah’a ibadete açarken, sinelerimizi de Allah’a kulluğa açmanın vaktidir. / Ayasofya’da namaz kılıp hâlâ yalan söylüyorsak Ayasofya bize hiç bir şey anlatmamış demektir. / Ayasofya’da namaz kılıyor ama kul hakkına riayet etmiyorsak Ayasofya’nın ibadete açılması bir fanteziden ibarettir. / Ayasofya’da namaz kılıyor ve hâlâ faiz, alkol ve zina gibi Allah’ın haram kıldığı şeyleri yapıyorsak, Ayasofya’nın ibadete açılmasının bizim üzerimizde hiçbir etkisi olmamış demektir. / Ayasofya’da namaz kılıp İslam’ın emir ve yasaklarını çağdışı görüyorsak Ayasofya’nın ibadete açılmasını hiç anlamamışız demektir. / Ayasofya’da namaz kılıp, “din sosyal hayatımıza karışmamalıdır” ya da “devlet dinden, din devletten uzak olmalıdır” diyorsak ibadet/kulluk şuuruna erişememişiz demektir.” (Ayasofya açılınca dava bitti mi? Resul Tosun, 26.07.2020)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?