Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-3

Kaldığımız yerden, Ayasofya meselesini farklı bir şekilde değerlendirmeye devam…
Evet, farklı değerlendirme; çünkü kararı verenler bile yapılanı tam kavramış değil!
İddialı bir cümle oldu ama gerekliydi; çünkü maalesef derinliği kimse anlamış değil!
Elbette insanlar kararlar alır ve iki taraf oluşur; kararı beğenenler ve beğenmeyenler…
Allah’ın da -insanların ve bütün maddî-manevî varlıkların sahibi olarak- bir muradı ve iradesi var ki; bunu, bu konudaki ilk yazıda zikrettiğim ‘iki ayet’ ile hatırlattım…


Bize göre; Ayasofya meselesinin derinliğinin anlaşılması için ‘KUR’AN VE İLİM’ merkezli daha derin çalışmalar yapılmalı… Bu çalışmayı yapanlar adına ve yarım yüzyıldır bu çalışmaların içinde olan biri olarak, kavramları tekrar hatırlatıyorum: Adil Düzen… Adil Ekonomik Düzen… Adil Dünya Düzeni… Adil Düzen İnsanlık Anayasası… İSLAM -Devlet ve Dünya- DÜZENİ… Vs. kitap yani “ilmî” çalışmalarımız ve yarım yüzyıldır yaptığımız ve hâlen de yapmaya çalıştığımız “amelî” çalışmalar…


***


Bu girizgâhtaki hatırlatmalardan sonra kaldığımız yerden devam edelim…
Ayasofya’nın o zamanki durumunu ve konumunu yani İstanbul’un Fethi öncesindeki Konstantinopolis’teki Ortodoks din adamlarının söylediklerini ve bu söylemi benimseyen halkın tutumunu hatırlamakta yarar var: “Konstantinopolis’te Katolik külahı görmektense Müslüman sarığı görmeyi tercih ederiz.” Bu söylem ve tercihteki derinlik iyi düşünülmeli…
Şöyle devam edelim: Anadolu’da tam bin yıldır Müslümanların hâkimiyeti söz konusu, şimdi tam da üçüncü Miladi binyılın başlarındayız; bunu her vesileyle hatırlatıyorum…


Bu arada bu coğrafyadaki bin yıldır kadim kiliseler her yerde açık, yıkılmadı, ayakta…
Ayasofya’nın 1453’te camiye çevrilmesinin o zaman çağ değiştirecek kadar nasıl derin bir anlamı var idiyse, bugün de çağ değiştirecek kadar derin bir anlamı olmalı (değil mi?)…


Fatih’in o zamanki inançları güvence altına alındığını belirten fermanını herkes biliyor! Türkiye, tam bir yüzyıldır, dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî “İstiklâl-i Tamme / Tam Bağımsızlık” iradesini ortaya koyma ve dört dörtlük uygulama mücadelesini veriyor; bu yöndeki bütün iç ve dış unsurlardan kaynaklı bütün hacizleri ve ipotekleri kaldırarak... Türkiye bu coğrafyadaki kiliseleri ve havraları camiye çevirmediği gibi 20. yüzyıldaki sosyalist ülkelerde dahi kalmamış olan pozitivist laiklik ile ilgili şerhi de artık kaldırıyor…


***


Ayasofya vesilesiyle işte bütün bu gelişmelerin ışığında düşünülmesi gerekenler var…
İnsanlık, bin yılda bir yeniden uygarlaşan bir varlık olarak, üçüncü binyılın başında yeni bir uygarlığa, çağımızın dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî sorunlarını çözüme kavuşturan yeni bir sistem/düzen/medeniyete muhtaç; Ayasofya buna da vesile olmalı…


-Uygarlaşma inkılaplarla olur.
-İnkılaplara karşı direnilir, buna ‘irtica’ denir.
-İnsanlık tarihinde mürteciler hiçbir zaman başarıya ulaşmadılar.
-Eskiyen inkılaplar yeni inkılaplarla değişir ve gelişir, insanlığın ihtiyacı karşılanır...
Ayasofya meselesi vesilesiyle deniyor ve biz de diyoruz ki…
Gerek Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yapılan konuşmalarında işaret ettiklerine göre ve gerek Diyanet İşleri Başkanı tarafından yapılan açıklamalara göre; Ayasofya, bildiğimiz klasik anlamı ile cami statüsünün ötesinde bir işlev görecek…


Bize göre;
-Ayasofya, bunların da ötesinde…
-Ayasofya, yeni bir çağın ihtiyacı olan inkılapların sembolü olmalı…
-Ayasofya, sadece dini ibadetler yönü ile değil, yeni ve bu çağa özgü olarak özgün bir medrese olmalı ve çağımızın sorunlarına çözümler üretmeli…
-Ayasofya, çağımızın dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî sorunlarını çözüme kavuşturan “yeni bir sistem/düzen/medeniyet” yani “ortaklık sistemi” merkezi olmalı…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?