Reklamı Kapat

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? -11-

İslam ekonomisinin önemine binaen kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Biz “İslam ekonomisi” konusunda KARAR gazetesinin 5 yazarına (D. Mehmet Doğan, Taha Akyol, İbrahim Kiras, Yusuf Ziya Cömert, Ahmet Taşgetiren) cevap yazıları yazıyorken; aynı gazeteden Mehmet Ali Verçin, aynı konuda peş peşe iki yazı yazdı!

Önceki yazı başlığı şöyle: “İslam iktisadı diye bir şey var mı?” (30.06.2020)

Son yazısı şöyle: “Fıkıh mı İslam hukuku mu veya İslam iktisadı” (02.07.2020)

İlk yazısını da hatırlayalım: “İslam toplumunun ekonomik strüktürü” (25.06.2020)

Önce, yazarın “İslam iktisadı diye bir şey var mı?” (30.06.2020) başlıklı yazısının en başında yazdıklarını okuyalım… “Bir yerde alıcı, satıcı, mülkiyet, üretim, depolama, dağıtım, tüketim, satış, fiyat, vade, vade farkı, kar, zarar, faiz, rehin, haciz, sözleşme, iflas, haciz, israf, tasarruf, pazar, finansman, borç, alacak, ortaklık, miras, gümrük ve vergi kavramları varsa, orada gelişkin bir iktisadi hayat var demektir. / İktisadi faaliyetler, sunulan hukuki ve siyasi çerçeve içinde, öznelerin sübjektif tercih ve kararlarıyla hayat bulur. Öznelerin bu tercih ve kararları farkında olunsun ya da olunmasın “değer” yüklüdür. Değer denilen olgu, esas olarak ahlakla veya yararla ilgili olduğu için bütün medeniyetlerin tercih ve kararları aynı olamaz. Çünkü ahlaki düşüncenin kökeninde var olan dini düşünce iktisadi öğretiyi ve kültürü de etkiler hatta şekillendirir. / İktisadi faaliyetleri ve bu faaliyetlerin bileşimlerini analiz ederken; her bir adımda, yani yapılacak her tercih ve alınacak her kararda, ‘İslam (fıkıh) bu konuda ne diyor?’ sorusu üzerinde düşünmeye başlandığı anda, İslam iktisadı alanına girmiş olur muyuz? Ya da İslam İktisadı bilimi diye bir şey var mı?”

Bu sorunun cevabı, kısmen de olsa, yazarın yazısının orta yerinde var; okuyalım…

“Kadıların, karşılaştıkları sorunlara cevap oluşturacak kanun kitapları yoktu, ancak Fıkıh Usulü denilen müthiş bir yöntembilim müktesebatları vardı: İçtihat. / İstinbat, istihraç, istidlal, illet gibi kesin bilgi içeren normlardan elde edilmiş tümel ilkelerle (külli kaideler) ilk defa karşılaşılan sorunlar hakkında işlevsel hükümler oluşturulabiliyordu. Daha ileri yorum ve analizlere ihtiyaç duyduklarında, resmi görevleri olsun ya da olmasın tanınan ve itibarı olan şarihler, müellifler, müftüler ve medrese hocalarından görüş alırlardı. / Fakihler, değişik bölge ve dönemlerde birbirine zıt içtihatlar yapmış ve kararlar almış fakat hepsi de kararlarına dini düşünce ve şeri tümellerden gerekçeler bulabilmişlerdir.”

İki bölümde derlediğim kısımlarda geçen kavramlara bakalım: İktisadi faaliyetler… İslam (fıkıh) bu konuda ne diyor… İslam İktisadı… Fıkıh Usulü… İçtihat… Fakihler…

Ve…

Son yazı yani “Fıkıh mı İslam hukuku mu veya İslam iktisadı” (02.07.2020) başlıklı yazıya geçelim; çünkü orada da, kısmen de olsa, aradığımız cevaplar var…

“Fıkıh, henüz soykırıma uğramadığı yüzyıllarda, iktisadi faaliyet ve süreçleri (yatırım ve tüketim harcamaları) tanımlar, yasaklar, sınırlar veya onaylarken; toplum yararı anlamına gelen ‘maslahat’ ilkesinin geniş şemsiyesi altında bilim ve nass sütunlarına yaslanırdı. Fıkıh, kural geliştirirken dinde nas (kesin ve açık ilahi buyruk) olan veya üzerinde icma (uzlaşma) edilen normlardan çıkarsama yöntemiyle külli kaideler (tümel ilkeler) geliştirirdi. / Mantık biliminin ilkeleri ışığında, işlevi yüksek kavram ve yöntemlerle (İçtihat, İstihsan, İstinbat, İstihraç, İstidlal, İllet, Kıyas vs.) hükümler oluştururdu. / Geçmiş yüzyıllarda iktisadi kavram, olgu ve süreçlerin nasıl ele alındığını öğrenmek; kararların dayanak ve gerekçelerine vakıf olmak, iktisadi faaliyetlerin artması veya büzülmesinde varsa Fıkhın olumlu/olumsuz etkileri hakkında düşünmenin ve araştırma yapmanın görev olduğu kuşkusuzdur. / Ancak ‘fıkıh ve iktisat’ alanındaki tarihi miras tevarüs edilmeden, tahkik edilmeden ve tüm boyutlarıyla çözümlenmeden; fıkhın iktisadi hükümlerinin geçmişte ve bugün, her olgu ve süreç için ‘maruf’ bir konuymuş gibi ifade edilmesinin bir yararı yoktur.”

Yazar bu yazısını, “Devam edeceğiz” diyerek bitirmiş; dolayısıyla, bu koronavirüs döneminde yaşanan iktisadi ve diğer krizler vesilesiyle diyorum ki; biz de devam edeceğiz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?